- Kategori
- Güncel
Kimse yük taşıtmayacağı eşeğe yem vermez…

Yukarıdaki başlık ünlü bir halk deyişidir. Gerçi biraz değişiktir ama, bu sayfayı her kesimden okurun ziyaret ettiğini bildiğimden biraz değiştirdim.
Başbakanımızı öven övene. Fena halde bağımsız ve yansız olan yerli basının bu yalakalıklarına alıştık, ama yabancı basında bu övgüler sıklaştıkça etrafa daha bir dikkatle bakar olduk. Bunca yılın deneyimleri diyor ki, bizi durup dururken kimse övmez. http://blog.milliyet.com.tr/birinci-abdulmecit--10-es--17-cocuk--/Blog/?BlogNo=334652 linkini verdiğim blogda 170 yıl önce Osmanlıyı öve öve bitiremeyen belgeleri yayınlamıştım; Tabii sonucun ne olduğunu da. Hemen hemen birbirinin kopyası zamanları ve olayları yaşıyoruz. Hatta şimdi daha vahimi sadece ekonomik mucizemiz değil, Ortadoğu hatta Avrupa liderliğimiz konuşuluyor. Tabii içlerinden kıs kıs da gülerek.
Sık sık yazdığımız üzere olaylar gelişiyor. Bu gelişmeleri önceden saptamak bana ait bir yetenek falan da değil. Emperyalizmi az çok bilen, bizim siyasetçilerimizin, özellikle yöneticilerimizin hangi kulvarda koştuğun gören herkes durumdan endişe içinde. Dışarıdan ve içerden yapılan övgü bombardımanının arasına sıkıştırılan ev ödevlerine halk alıştırılmaya çalışılıyor. Değilse hükümet ve ordu çoktan istenilen kıvama getirildi.
Hatırlayınız, ordumuz ve (başbakanımız iki gün önce tam tersi nutuk atmasına rağmen) hükümetimiz ufak bir işaret ile haçlı ordularının (Fransız bakanın deyimi)yanında beklide en kadim dostumuz olan Libya’ya saldırdı. Emperyalistler artık Türk ordusunu istedikleri hedefe kolaylıkla saldırtabileceklerini biliyorlar. Tek sorun halk. Uyuşmuş, tabalaşmış, sadaka toplumu haline gelmiş büyük çoğunluklar bile emperyallerin içini rahatlatmıyor. Onlar, Osmanlı padişahı Vahdettin’in de dediği gibi Türklerin Anadolu’da işe yaramaz küçük bir kavim olmadığını, kalkarsa yedi düvele kök söktüreceğini çok iyi biliyorlar. O yüzden alıştırma, kanıksatma, haklı olduğunu üfürme, övme gibi birçok yöntemlerle uykuyu derinleştirmeye çalışıyorlar. Kimden taraf olduğu artık malum olan gazete bu gün manşetine Müslüman kardeşler örgütünün isteği imiş gibi Suriye’ye müdahaleyi Türkiye yapsın demiş. Artık kesinleşmiş gibi bir durum var. Rusya ve Çin itiraz ettiği için NATO Suriye’ye saldıramaz. Esad kendi gitmezse biz yapacağız. Sırf emperyalist efendilerimizin emrini yerine getirmek için oradaki akrabalarımızı, din kardeşlerimizi öldüreceğiz. Oraya efendilerin Irak’a getirdiği demokrasiden bir parça götüreceğiz.
Bu görünen köy. Ancak gitmemiz gereken sonraki köy biraz çetin ceviz. Suriye’ya yapılacak bir operasyon ile malum %50 nin egoları okşanacak, hatta başka taraftarlar bile kazanılacak. Efendilerin asıl hedefi çok büyük bir aksilik olmazsa bizi İran’a saldırtmak. Bahane üretmek için sırf İsrail’i korumak adına füze kalkanı yerleştiriyoruz. Doğal olarak İran, kendine yapılacak bir İsrail saldırısına yanıt verebilmek için önce Malatya’yı vuracak. İşte size savaş bahanesi. Bu emperyalistler için kaçırılmayacak bir fırsattır.
Sevgili okur. İran ile bir savaş, emperyalizm için bir taşla birkaç kuş vurmak olur ki hayali bile onları sevinçten bayram yaptırır. Düşününüz, yaklaşık iki eşit gücün savaşında ikisi de yıkılacak. Her iki ülke de BOP projesine uygun olarak bölünüp yok olacaktır. Son Türk devleti de tarihe karışacaktır. Belki küçük arap emirlikleri gibi bir ülke olarak kalmamıza izin verirler. Tabii sultanımızda dedeleri gibi yatar kalkar emperyalistlere dua eder ve kendi halkını sömürür durur.
İzmir 2011-11-18