- Kategori
- İnsan Kaynakları
Kişisel gelişim ve zamanlama
10 Eylül 2007
İnsanlar günü ve anı değerlendirmede neden çok istekli değil de hep ertelemeyi seçerler?
Herkes; “geleceğinde bir gün geleceğini” bilir, inanır ancak her nedense hep erteleme taraftarıyızdır. Sanki bir yanımız “şu işi tamamla, bitir, zamanın azaldı” derken, bir yanımız “az sonra başlarım, gün bitmedi ya” diyerek işi ertelememiz için ısrar eder.
Aslında bu genellikle sevdiğimiz ve üzerinde titrediğimiz işler için değildir. Bize getirisi ve zevklerimize hitabı çok olan işlerde acele ederiz, hemen bitirmeyi hatta ondan faydalanmayı isteriz.
Mesela, güneşli bir Pazar günü ailemizle-arkadaşlarımızla pikniğe giderken heyecan duyarız, trafikte sıkışıklıklar yaşansa ve gerekli hızı yapamasak rahatsız olur, huylanır, hatta kızmaya başlarız. Nedir bizi bu sabırsızlığa iten? Aynı atılımı, heyecanı bir işin yapılması içinde göstermekte miyiz? Bunun yerinde bitmeyen bir işin tamamlanması için bir saat daha işyerinde kalıp işin bitirilmesi istense acaba zevk alır mıyız, yoksa o işe sarılmakta zorlanır mıyız?
Bu hususta kendimizi gizlice dinlesek, her halde tam olarak evet diyemeyiz. İşe karşı gerekli heves ve tutku azlığı var denebilir. Bazı makalelerde insanların sevdikleri işi yapmaları gerektiği konusunda beyanlar, varsayımlar okursunuz. Ancak sanıyorum sevdiği, istediği ve eğitimini aldığı (ki üniversitede alınan eğitim dahi sevmediğimiz bir meslek üzerinde olabiliyor) işte çalışanların oranı çok düşüktür. O zaman geriye bir seçenek kalıyor. Yaptığımız işi sevmek ve o iş üzerinde yoğunlaşarak ustalaşmak. Uzmanlığına güvenilen insanların çalışma imkânları çok daha yüksektir.
Çoğu üniversite öğrencisi, eğitim yıllarını okulu bitirmek üzere kısa vadeli ve az bir öğrenmeyle sınıfı geçecek kadar bilgi edinmekle geçirir. İş hayatına atılınca da kendisini geliştirmeyi düşünür. Oysaki eğitim döneminde öğreneceğiniz şeyleri tam olarak depo etmediyseniz iş hayatında size o döneme ait bir değer katılamayacağı, artık tamamen uygulama ve beceriye yönelik bir seyir izleneceği bilinmelidir.
Her dönemi ve her anı yerinde ve o günlerin gereğine göre harcamak esastır. Belli bir işi yapmanız gereken zaman diliminde başka bir işi (ondan daha öncelikle olmaksızın) yaparsanız işinizi yapmamış veya aksatmış olursunuz. . Bu durum ise başarınızı gölgeleyecek hatta verilen işleri zamanında yapamadığınız inancıyla sizi başarısız gösterecektir.
Her şey zamanında ve yerinde kıymetlidir.
Muammer MURAT
İnsan Kaynakları Danışmanı