​ Kışkırtma / Öykü / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mayıs '13

 
Kategori
Öykü
 

Kışkırtma

12 Eylül öncesi, anarşinin en yoğun olduğu zaman. Okullar cadı kazanı gibi fokur, fokur kaynıyor. Sağ ve solcu öğrencilerin kışkırtmalar neticesinde birbirleri ile çatıştığı dönem. Ölüm evlerde, okullarda, çarşıda, pazarda her yerde kol geziyor. Bazı sözde öğretmenlerin de kışkırtmaları ile her gün gençler birbirlerini öldürüyorlar. Öğretmenlerin evleri kurşunlanıyor, arabaları yakılıyor. Her kes panik içinde, sıra bize ne zaman gelir acaba? Diye endişe ediyorlar. Fethiye’deyiz. Evimiz çarşıda 2 katlı bir ev. Altta salon, mutfak, tuvalet. Salonun her tarafı camlarla kaplı, salonda otururken dışarıdan kurşunlar sıkılsa, camları parçalayıp ölümümüze neden olacak. Üstte yatak odaları banyo vs. Çocuklarım korkuyorlar, salonda oturmak istemiyorlar, herkes yemeklerini tepsiye koyup yukarıdaki yatak odalarında yiyiyor. Sokaklar barikatlarla ayrılmış, sağcıların ve solcuların bulunduğu kesimler. Okulumuzdan birkaç genç ve iki öğretmen çatışmada öldüler, bazı öğretmen arkadaşların evleri kurşunlandı, arabaları yakıldı. Artık layığı ile ders yapamaz olmuştuk.

(netten alıntı)

 

Tutuklanıp, hapishanelere atılan gençler, öğrenciler. Dersimin 10 dakikasını bu konuya ayırmıştım, onlara nasihat ediyor, gerçekleri anlatmaya çalışıyordum. Öğrencilerim benim adımı “Okulun Anası” koymuşlardı. Yine bir gün onlarla bu konuda konuşurken, arka sıralarda oturan Okulumuzun en azılı öğrencisi söz istedi ve: “Hocam aslında biz birbirimizi öldürmekle yanlış yapıyoruz. O silahları bizleri kışkırtan Hocalarımıza doğrultup onların canlarını almamız gerek. Arkadaşlarımız suçsuz, pisi, pisine hapishanelerde yatıyorlar. Hadi şimdi onları kışkırtıp ellerine silahları verenler kurtarsın onları.” Deyince sınıfta alkış tufanı koptu. Barış sürecinde dahi, aynı tablo Ülkemin bazı şehirlerinde şimdi de yaşanıyor. Elleri bombalı, Molotof kokteyli gençler, yüzleri poşulu, yakıyorlar, yıkıyorlar kırıp döküyorlar. Ama derecesi o zaman göre daha düşük tabi. Barış süreci başlatılalı beri azalmalar oldu. Bu ülkeye, bu gençlere, verilen emeklere yazık değil mi? Kendi rahat ve çıkarları için masum gençleri kışkırtanlar sizlere sesleniyorum; “Elinizi vicdanınıza koyunuz, siz rahat, lüks içinde yaşarken o günahsız zavallılar, hapishane köşelerinde çürüyüp gidecekler, yaptıklarınızın hesabı bir gün sizden sorulacaktır elbet, Allah büyük.

NAHİDE ÇELEBİ

 
Toplam blog
: 1977
: 1045
Kayıt tarihi
: 25.11.08
 
 

Erzurum doğumlu, Ankara'da yaşıyor. D.T.C.F mezunu, emekli lise öğretmeni, evli, 2 çocuklu. "İsya..