- Kategori
- Şiir
Kıyamet günlükleri II

delilleri karartmadan,
adım atamıyor kimse
alevleri yükseliyor yakılan kimliklerin
direnemiyor artık aidiyet hissi
ben dilinden çıkamıyor sözcükler
sözcükler anlamdan soyundukça
üryan bedenlerinde kayboluyor
yaşamdan izler
geometrik şekiller içinde
abuk bir görüntü alırken biçim
kayıp bir tarihe uyanıyor çocuklar
ölüler, kentte imtiyazlı bir sınıf
nefes alamıyor ademoğlu
kabzalar boş, kınında tutulursa kılıçlar
paylanmaya müstahak olacakları zannında
hazzın merdivenlerini tırmananlar,
reklam aralarında iniyor maskeler,
mesai beşiklerinde sallanıyor anne ve babalar
dikenli tellerle sarılıyor çıplak bedenler,
kanın estetize edilişi yetiyor
kendinden geçirmeye kitleleri
akan kanın kırmızılığında donuyor zaman
gözler fal taşı,
kalpler çakıllaşmakta