- Kategori
- Siyaset
Kızak'taki Vali, Zafer Bayramına neden katılmadı?

Vali Kaban, Cumhuriyet Valisi olamadı. O şimdi kızakta bulunuyor.
Daha 11’nci ayında; şaibelerle, skandallarla, haksız idari tasarruflarla, keyfi icraatlarla, vurdumduymazlık iddiaları ile gündemden düşmeyen Ordu Valisi’nin daha pek çok marifetleri ortaya çıktı. Ordulular kızgın ve kırgın. Başta Gerçek Gazetesi olmak üzere ateş püskürüyor.
Biz de bu sütunlarda Sayın Valiye: “Ona buna kulak asma, elâlemin çişiyle uğraşma, Cumhuriyet Valisi ol!” demiş ve “Bu ne iş, nereye gidiyorsun” manasında “Que va dis?” diye de sormuştuk.
Bilindiği gibi aynı Vali Ali Kaban, şimdi Ankara’da ve kızakta.
Her Vali, bulunduğu ilin değil, Türkiye’nin de temsilcisidir. C.Başkanı vekilidir. Bir Cumhuriyet Valisi, “Ayakta çiş yapmak, itikadımız dışıdır” diyerekten Müftü ile el ele verip, pisuarları söktürür mü? Elâlemin çişine karışmak senin işin mi?
Aynı Valinin daha ne olumsuz işleri varmış ki, akla zarar. Ordu’nun “Gerçek” isimli Gazetesinden öğreniyoruz. Valinin hünerleri saymakla bitmeyen cinsten. Hangi birini sayalım.
1- Milli Bayramlarımızın hiç biri ile ilgili kutlama mesajı yayımlamamak..
2- Vali Ali Kaban’ın, Cumhuriyetin 75 nci yıldönümünde, kutlama etkinlikleri arasında bulunan “Ordu Cumhuriyet Eğitim Merkezini” kapatması
3- 30 Ağustos Zafer Bayramı etkinliklerine katılmamak
4- Ordu Üniversitesi başta olmak üzere Atatürkçü ve Cumhuriyetçi kurum ve sivil toplum örgütlerinin etkinliklerine katılmamak
Cumhuriyetle idare edilen bir ülkede bir Cumhuriyet Valisi, bu durumlara, bilmeyerek mi düştü? Neden düştü? Kim düşürdü? Yoksa düşürüldü mü? Veyahut da bir Cumhuriyet Valisi olmayı, içine sindiremedi mi? Esas gayesi olan halka hizmet değil midir bir Valinin?
Bir Cumhuriyet Valisi, Cumhuriyetin ana temelleri ve felsefesine böylece çomak sokabilir mi? Bu kuvveti nereden alıyor? İdeali nedir? Hangi akla hizmet ediyor? Kafasında bir aykırı fikir mi var? Nedir?
Bir Cumhuriyet Savcısı, bu sualleri, bir Cumhuriyet Valisi olması lazım gelen Ali Kaban’dan sormalıdır benden önce.
Ben bir Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşıyım. Savcıdan evvel veya sonra, saptanılan bu densizlikleri sorarım. Sorgularım. Hesap isterim. Ben bir nasıl ki Cumhuriyet Çocuğu isem, onun da Cumhuriyet Valisi olmasını beklemek, benim hakkımdır. Bu işin sırını bizler, Atatürk’ten öğrendik. “Memleketi idare edenler, delâlet içinde bulunabilirler içeride ve dışarıda” denilerek bizlere yol gösterilmiştir. Dikkatimiz çekilmiştir. Uyanığız. Uyanık olmağa mecburuz. Uymayanın yakasına yapışırız. Te işte o ka!
Ört ki, ölem!