​ Koaservat, Enzim, Viroit, Virüs, Bakteri, Vd / Bilim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Temmuz '13

 
Kategori
Bilim
 

Koaservat, Enzim, Viroit, Virüs, Bakteri, Vd

Cansızlıktan canlılığa giden aşamaların araları muğlak kalmakta.

Yine de bakteri düzeyinde bir canlı, günümüz biyonanoteknolojisi ile sentezlenebilmekte, yani Allah’ın mucizesi olduğu varsayılan şey yapılmakta.

http://evrimsempozyumu.org/node/71

En aşağıdan başlarsak:

Karbon, +4 ve -4 olabilen elektrokimyasal değerliğiyle, limit sonsuz sayıda bileşikler kurabilmekte. Silisyum ise, aynı koşullara sahip olmasına karşın; çok daha ağır bir element olduğu için, sınırlı sayıda bileşk oluşturabilmekte; yine de, hem karbon, hem de silisyum, sıvı-katı arası kabul edilen bir faz olan jel fazında epeyi molekül üretebilmekte ki bizler de ne de olsa jel kıvamındayız.

Koaservatlar, fizikokimyasal koşullar nedeniyle birarada durabilen kompleks karbon molekülleri.

http://en.wikipedia.org/wiki/Coacervate

Enzimler, canlıların bedeninde bulunan organik katalizörler, yani organik reaksiyonları çok çok hızlandırıyorlar. Bilinen en büyük enzim, insan bedeninde kas devinimlerini etkileyen ama başka canlılarda başka işlevleri yerine getiren, 205.000 daltonluk (hidrojen molekülü ağırlığındaki) ‘myosin’.

http://en.wikipedia.org/wiki/Myosin

 Viroitler, halka biçimindeki DNA parçacıkları. Toplamda 10.000 atom kadar küçük olabiliyorlar.

http://en.wikipedia.org/wiki/Viroids

 Virüsler, geleneksel söylemde canlılığın eşiğinde kabul ediliyorlar. Canlılığın bazı tanımlarına göre canlı, bazı tanımlarına göre cansız sayılabiliyorlar.

http://en.wikipedia.org/wiki/Virus

 Virüslerin kötü yanı, geriye fosil bırakmamaları, böylelikle evrimsel tarihlerini çalışmak imkansız gibi.

 Virüsler genelde bakterilerden küçük ama en son ortalama bakterilerden epeyi büyük virüsler de keşfedildi.

http://www.hurriyet.com.tr/saglik/24071100.asp

 Yani anlayacağınız üzere, her birinin tanımı birbirine geçişebiliyor.

 Evrim tarihi uzmanları, bugünkü hücrelerdeki mitokondrinin bir zamanlar bağımsız bir canlı olduğu kanısında. Bu da, virüsün mü, bakterinin mi, en bir canlı olduğu tartışmasını anlamsızlaştırıyor.

Nasıl ki geçmişte canlılar genetik malzemesiz idiyse, gelecekte de olabilecek. Bir yazar, buna ilişkin tasarımlar sunmuş:

http://www.amazon.co.uk/Life-Without-Genes-Adrian-Woolfson/dp/0002556189

 İşin içine artık klonlama ve beden nakli de girdi. Yani, ölümsüzlük artık mümkün (ama hala yasak, hem Papa tarafından, hem de BM tarafından).

 Biyonanoteknoloji, o çok büyük enzimlerin etkin-işlevsel bölümünü (onda birinden küçüğünü) üretebiliyor, böylelikle de genetik tedavi çok kolaylaşıyor.

http://lecturer.ukdw.ac.id/dhira/Metabolism/Enzymes.html

Tümdengelime dönersek:

Canlılık ve zeka; kendi düzenlenebilen, belli bir düzeyin üstünde oto-kritik, negatif entropili (azalan karmaşalı) kompleks sistemlerdir. Tüm atomlu sistemlerin tabi olduğu, kuantum fiziği ve kuantum kimyası kurallarına uyarlar. Bu demek değildir ki yaşam yalnızca biyokimyadır. Aradaki farkı Kauffman güzel özetlemiştir.

http://urun.gittigidiyor.com/kitap-dergiler/evrende-evimizdeyiz-kendi-kendi-stuart-kauffman-81477592

 Özetlersek:

 Bazı organik sistemler, döngülü neden-sonuç ilintileri üretirler ve onlara tabi olurlar, yani doğrusal (Aristo’sal) neden-sonuçlu olmadıkları için, canlılık ve zeka birbirine benzer ama diğer kategorilerden ayrılır ve ayrışır.

http://gelecekbilim.blogspot.com/2012/10/dogrusal-olmayan-zamanl-neden-sonuc.html

Gerisi; üniversite bir fiziği, kimyası ve biyolojisidir.

Nokta.

 

 
Toplam blog
: 2216
: 514
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..