​ Kobani'ye "girip çıkmak"; musluk "açıp kapamaya" benzemez... / Blog yazarları tartışıyor! / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ekim '14

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
 

Kobani'ye "girip çıkmak"; musluk "açıp kapamaya" benzemez...

Kobani'ye "girip çıkmak"; musluk "açıp kapamaya" benzemez...
 

Musul'u kurtaramadık; onun yerine Kobani'yi mi kurtaracağız? Ne için...?


KOBANİ, TAKSİM'DEKİ "GEZİ PARKI" DEĞİL Kİ, HEMEN GİRİP ÇIKALIM...

Her ne kadar, HDP, yaptığı bir açıklamada, "bundan böyle her yer Kobani" dediyse ve CHP Genel Başkan Yardımcılarından biri de, "Kobani duyarlılığı ile Gezi ruhunu birleştirmeye" kalktıysa da

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun, daha önce de gündeme getirdiği "Kobani Özel  Tezkeresi" konusunda bir blog yazmıştım: ancak Kılıçdaroğlu'nun, sanırım, fazla düşünmeden ortaya attığı bu öneri, kamuoyunda fazla önemsenmez ve kısa zamanda gündemden kalkar diye bloğumu yayına vermedim.

Önerinin fazla önemsenmediği belli oldu ama, baktım ki, Kılıçdaroğlu, düşüncesinden vazgeçmemiş aynı öneriyi, "Kobani'yi Kurtarma" tezkeresi adıyla, bir iki gün öncesindeki Meclis'teki Grup Toplantısı'nda tekrar gündeme getirdi... Üstelik bu "öneri"ye bir de "millilik" nitelemesi yaparak...

CHP üyeleri içinde, askeri konularda Kılıçdaroğlu'na danışmanlık yapacak hiç kimse yok mu acaba?

Kobani, bizim toprağımız değildir...

Kobani, Musul, Kerkük, Erbil, Süleymaniye gibi, üzerinde siyasi, tarihi ve hukuki hiçbir hakkımızın olmadığı bir yerdir.

Kobani'nin, 55.000 nüfusunun %5'iTürk, %5'i Arap, %1'i Ermeni... Geri kalanı da Kürt...

Kobani, Esad'a verdiği destek sonrasında, bir şekilde PYD'e ikram edilen bir Suriye toprağıdır.

Kobani'yi savunan PYD, Suriye'de PKK ile aynı kökten gelen bir oluşumdur. Bu oluşumun silahlı gücü de, yine PKK ile aynı düşüncede olan YPG'dir.

Kobani'nin, PKK'lı olmayan(?!) halkının büyük kısmı zaten Türkiye'ye sığınmış durumda... Bu bloğu yayına verirken 300 PYD'li militanın da Türkiye'ye sığındığını okudum "milliyet.com.tr"de...

x    x     x

Türkiye'nin Meclis tarafından kabul edilmiş, yurt dışında  "asker  gönderilmesine" izin veren "genel bir tezkeresi" varken, neden ikinci bir tezkereye ihtiyaç olsun ki?

Daha önceki bir bloğumda da belirttiğim gibi IŞİD'ın, Kobani'nin düşmesinden sonra Türkiye'ye taarruz gibi, "aptalca" bir niyeti olmadığını ifade ettim. Aslında bunu yapacak gücü de yok.

O zaman, Kılıçdaroğlu'nun HDP Başkanı Demirtaş ile, "aynı tanka binmiş zırhlı süvariler" gibi Kobani'ye  girme heveslerinin altında ne yatıyor acaba?

Genel Tezkere'nin uygulanma zamanı geldiğinde, PYD'nin kontrolünde olan Kobani ile 260 Km. Doğusunda Cizire ve 200 Km. batısındaki Afrin kantonları zaten "Güvenlikli Bölge" içinde kalacaklardır.

Bataklığa girmemek için genel tezkereye "hayır" diyen CHP'nin, aynı yere girme hevesini anlamak mümkün değil...

Eğer Kılıçdaroğlu,  "Kürt kardeşlerimize  yardım" için girmek istiyorsa Kobani'ye, ona şu tarihi gerçeği hatırlatmak isterim :

Lozan Konferansı sırasında İsmet İnönü, Musul'un Türkiye'ye ait olduğunu kanıtlamak için, oradaki Kürtler ile bizim "et ve tırnak gibi" bir bütün olduğumuz konusunda İngilizleri ikna etmeye çalışırken, Türk Hükümeti, Musul'u işgal etmek için hazırlanan bir Kolordumuza harekat emri, yani Musul'a gir emri, vermemiştir.

Şimdi ise, kendi toprağımız olamayan ve halkı da bizden olmayan ve PKK ile aynı kökten gelen PYD'ye yardım için mi Kobani'ye gireceğiz?

PKK'lılar için dağda savaşmak kolay, çünkü dağda kalleşçe pusu kurarak savaşıyorlar, ama Işıd'la savaşta görüldüğü gibi, cephe savaşında başarılı olamıyorlar. ABD savaş uçaklarının yardımı olmasaydı şimdiye kadar çoktan biterlerdi. Yukarıda değindiğim gibi 300'e yakın PYD militanı silahlarını bırakarak Türkiye'ye sığındılar.

Biz bu beceriksizlere, yardım içi mi Kobani'ye gireceğiz?

Bir şeyi anlarım; eğer CHP, bunu önümüzdeki genel seçimlerde Kürt oylarını talip olmak için yapıyorsa, bu hiç de yakışık almayan bir tavırdır.

 

cdenizkent

 

 

 

 

 

 

 
Toplam blog
: 979
: 1425
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..