- Kategori
- Blog
Koca bir hayatı paylaşmış gibi

06.10.2006 yılında başlayan blog yazma serüveni bu gün yüzüncü yazımla benim açımdan ayrı bir anlam kazanmış oluyor. Dile kolay yoğunlaşarak, gerçekten hissederek yazılmış yüz yazı. Bu kadar yazıyı yazarken niçin yazıyorum diye başalarda kendime hep sordum; maddi bir karşılığı olmamasına karşın konu seçiminden usluba kadar herşeye neden bu denli dikkat ettiğimi düşündüm ve yanıt olarak okuyan bir kişiye dahi duyduğum saygı ve ona bir şeyleri anlatabilmek, bir şeyleri iyi yönde değiştirmeye çalışmak arzusu ve kendi sınırları içinde bize bu imkanı veren "Milliyet" gazetesine karşı bir sorumluluk olduğu sonucuna vardım.
İlginçdir, yukarıdaki sevimli blog sembolü ile her karşılaştığımda kendimi fırtınalı bir havada güvenli bir limana ulaşmış bir balıkçıya benzetiyorum. Günlük hayatın fırtınalı havasında bu liman dingin havası ile dinliyor sözü olanı, önemsiyor. Bir kaç yazımdan sonra; "Artık güvenilir yazarlarımız arasındasınız" mailini aldığımda ilk olarak anlamıştım yazdıklarımızın önemsendiğini. Böylesine farklı bir blog ortamı sağladıkları için blog editörlerine teşekkür ediyorum.
Hep yaşamı daha güzel nasıl yapabilirizin yazılarını yazmaya çalıştım. Blog sayfalarına kanser illeti nedeniyle kaybettiğimiz canım kardeşim "Cano" yu yazdım. Bir daha okumaya cesaret edemiyeceğim o yazımı yazarken blog sayfamı bir candan arkadaşa acısını anlatır gibi hissettiğimi hatırlıyorum. Yani yüz yazı boyunca sanki koca bir hayatı paylaştık Milliyet Blog ile. Umarım hayat bu sayfalara hep güzel şeyler yazma fırsatı verir. Saygılarımla...
İlginçdir, yukarıdaki sevimli blog sembolü ile her karşılaştığımda kendimi fırtınalı bir havada güvenli bir limana ulaşmış bir balıkçıya benzetiyorum. Günlük hayatın fırtınalı havasında bu liman dingin havası ile dinliyor sözü olanı, önemsiyor. Bir kaç yazımdan sonra; "Artık güvenilir yazarlarımız arasındasınız" mailini aldığımda ilk olarak anlamıştım yazdıklarımızın önemsendiğini. Böylesine farklı bir blog ortamı sağladıkları için blog editörlerine teşekkür ediyorum.
Hep yaşamı daha güzel nasıl yapabilirizin yazılarını yazmaya çalıştım. Blog sayfalarına kanser illeti nedeniyle kaybettiğimiz canım kardeşim "Cano" yu yazdım. Bir daha okumaya cesaret edemiyeceğim o yazımı yazarken blog sayfamı bir candan arkadaşa acısını anlatır gibi hissettiğimi hatırlıyorum. Yani yüz yazı boyunca sanki koca bir hayatı paylaştık Milliyet Blog ile. Umarım hayat bu sayfalara hep güzel şeyler yazma fırsatı verir. Saygılarımla...