​ Kocaman bir soru işareti / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ağustos '10

 
Kategori
Futbol
 

Kocaman bir soru işareti

Kocaman bir soru işareti
 

“Güneş Yakmıyor, Hasretin Kadar”... Dün akşam tribünlerdeki bir pankarttı. Hasret kalmıştık Fenerbahçe’mize ve dün akşam tekrar buluştuk. Keşke ilk buluşmamız böyle hüzünlü sonuçlanmasaydı.

Dün akşam Fenerbahçe’nin elenmesi Trabzon maçında kaybettiği şampiyonluktan daha da vahim bir durum aslında. Trabzon maçı berabere bittiğinde lig şampiyonluğu kaçmış ama Şampiyonlar Ligi halen avucunun içindeydi. Dün akşamki sonuç ile Fenerbahçe olması gereken ve 1.sınıf takımların mücadele ettiği Şampiyonlar Ligi kulvarından düşüp 2.sınıf takımların mücadele ettiği Uefa Avrupa Ligine girmek zorunda kaldı.

Geçen sezonun son 7-8 haftasını omuzundaki yırtıkla oynayan Gökhan Gönül’ün Fenerbahçe için belki de bu sezonun en önemli karşılaşmasında, hem de iyileşmişken, yedek kulübesinde bekletiliyor olmasını hiç kimse mantık çerçevesi içerisinde izah edemez. Üstelik onun yerine oynatılan Bekir sağ bekte oynayamam diye bas bas bağıran bir oyuncu. İlk yarıda verilen pozisyonlar hep Bekir’in olduğu kanattan geldi. Sanki o bölge boş gibiydi ve elini kolunu sallayan gidip geliyordu.

Varsın koşmasın, bu takımda Alex varsa her ciddi maçta mutlaka 90 dakika oynamalıdır. Hele ki skor ihtiyacı varken, pozisyon bulamazken, sahada her an gol pozisyonu yaratabilecek veya golü atabilecek Alex oyundan çıkartılmamalı. Sahada da Alex’ten başka da ofans bölgesinde durarak oynayan oyuncu olmamalıdır.

Fenerbahçe’de ilk maçta ve dün akşam çok önemli bir şey eksikti. Ofans bölgesinde pres yapan, rakibi hataya zorlayan, rakip defansın dengesini bozacak çapraz koşular yapacak bir forvet. Bu özellikler bana birisini hatırlatıyor ama neyse . Artık insanlar şunu iyice anlamalıdır ki bir takım ancak pozisyonlar üretebilirse gol veya goller atma imkanı olabilir. Goller kaçabilir ancak önemli olan o pozisyonları üretebilmek ve o pozisyonlara girebilmektedir. Fenerbahçe’nin ihtiyacı olan forvet tipi tabiri caizse bostan korkuluğu gibi ileride rakip defansa sırtını yaslayarak top bekleyen forvet tipi olmamalıdır.

Santos’un tam hazır olmadığı ortada iken ve hazır görüntüdeki bir Caner kadroda iken, en azından yarım devre onun oynaması uygun olmaz mıydı?

Taraftar istedi diye apar topar Semih’i oyuna sokmak nasıl bir harekettir? Ya daha önce girseydi, ya da hiç girmeseydi. Yoksa zaten o dakikalarda oyuna sokacaktı da, öyle mi denk geldi !!

Ayrıca bazı oyuncuların sahadaki fiziksel durumu da sanki takımın pek iyi çalışmadığını gösterir gibiydi.

Dünkü maçtan sonra bende Aykut Hoca ile ilgili ciddi soru işaretleri oluştu. Umarım Aykut Hoca beni yanıltır ve önümüzdeki maçlarda başarılı bir görüntü çizer.

Yeni transfer Dia, hem fiziği hem de tekniği ile kumaşı çok iyi bir oyuncu izlenimi verdi. Stoch’un gördüğü ikinci sarı kart çok ağır bir karardı. Volkan yediği golde yine çok hatalıydı.

Bir çift sözüm de tribünlerdeki taraftar diye geçinen kesime. Maçın hemde daha devre arasında, böyle önemli bir maçta oyuncuları yuhlamanın mantığı nedir? Gole ihtiyacımız var iken, korner atmaya giden rakip oyuncuya su şişesi atarak oyunu iyice soğutan vatandaş da bir daha maçlara gelmesin, kameralardan tespit edilip stada sokulmasın lütfen.

Saygılarımla,

Muhittin KAYAKIRAN

mkayakiran@borusan.com

 
Toplam blog
: 72
: 623
Kayıt tarihi
: 12.11.09
 
 

1974 Adana Doğumluyum. İTÜ Makina 1996 mezunuyum. Hobilerim arasında film seyretmek, müzik dinlem..