- Kategori
- Güncel
Kolayca haklı olduğunuz bir konuda haklılığınız kesin değildir

Bizim zaten insan olarak en büyük sorunumuz bu. Çok kolay haklı oluyoruz ve başkalarını çok kolay haksızlıkla suçluyoruz. Öldüren suçludur. Tamam suçludur. İdam edelim. Orada dur. Suçlarken, özellikle de ceza verirken dikkatli olmak gerekiyor.
Çocuğa sarkıntılık yaptı, öldürelim. Konu çok hassas. Asla kabul edilemez. İnsanların böyle konularda kırmızı çizgileri var. Ama öbür yandan adalet diye de bir şey var. İğrenç bir emelle çocuğa (çocuk saflığın timsali, bu saflığın kirletilmesi asla kabul edilmez, dokunmak bile kirletmektir) dokundu. Böyle bir şey cezasız kalamaz, mümkün değil.
Ama sadece dokundu ve sen öldürelim diyorsun. Arkanda cinnet ordusu. Siz de inanmıyorsunuz bu cezanın adil olacağına. Hassasiyetiniz nedeniyle böyle konuşuyorsunuz. Hassasiyet bir duygu halidir, karar verme mekanizması değildir, karar akılla verilir. Ya da ibret olsun diyorsunuz. İbret olsun diye hiç kimseye ceza verilemez. Bu yeryüzünün en büyük cehaletidir. Sonuç ne olursa olsun her suçluya işlediği suç kadar ceza adaletin temelidir. Gerisi duygusal değerlendirme.
Bazıları PKK konusunda kafadan haklı değil mi? PKK’ya insanları öldürdüğü için değil ülkeyi bölmeye çalıştığı için karşılar. Çünkü onlara göre “Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır” Ben de PKK’ya karşıyım ama ülkeyi böldüğü için değil insanları öldürdüğü için. Çünkü insanlık vatandan daha önemli.
Bu konuda ülkemin insanlarıyla ters düşüyorum. En sevdiğim kimselerle karşı karşıya geldim. Onlara diyeceğim şu, içimiz yanarken bile aklımız başımızdan gitmemeli. Kerim Korkut’un teröristleri, katilleri, sapıkları koruması mümkün değil. Ama herkese hak ettiği kadar, adil olmak zorundayız.
Bana Cansel olayında tepki oldu. Tamam, sapık katili asalım. Ama ipi siz çekeceksiniz. Cansel’in tecavüzün verdiği travma ile canına kıydığını elbette biliyoruz. Ancak canına kıymada Türkiye’deki namus anlayışı ve eğitiminin de etkili olduğu doğru ve sözlerimin arkasındayım. Tecavüz olayının buralara kadar gelmesinde sorumluluğu olanlar pek konuşulmuyor. Ve en tuhafı bu olayda devletin zerre kadar suçu yokmuş. Biz malımızı, canımızı, namusumuzu devlete emanet etmedik mi?