- Kategori
- Emlak
Konutta orta direk ne zaman gülecek?

Türkiye'de her zaman tartışılan konut fiyatlarında temel nokta olarak gelir durumunun yetersizliği ön plana çıkıyor. Bazıları fiyatların Avrupa ülkelerine göre düşük kaldığını söylese de onlarla aramızda gelir bakımından büyük bir uçurum bulunuyor, her ne kadar kişi başına düşen milli gelirimiz 5.500 dolara yaklaşsa da... Bu ülkede çalışanların çoğu 'çok iş az maaş' mantığı üzerinden ücretlendirildiği için ortaya çıkan tabloda kazanılan para ancak karın doyurmaya yetiyor ve zaten bundan olsa gerek 4 milyon hane kirada oturuyor. Gelir durumuna baktığımız zaman insanların çoğunun 50 bin ile 150 bin YTL arasındaki fiyatlardan konut alabileceğini görüyoruz. Ancak mevcut konut fiyatlarına göz attığımız da ise, normal şartlarda İstanbul'da 100 bin YTL'ye doğru düzgün bir konut bulmak bile mümkün olmuyor.
Ülkemizde dar gelirli vatandaşları konut sahibi yapması için kurulan TOKİ ise bu ihtiyacı bir nebze giderse de halen konut alma zorunluluğu olan milyonlarca insan bulunuyor. Bu kişilerin konut sahibi olması için ise onların gelir durumuna göre konut üretimi yapmak gerekiyor. Tam da bu noktada gayrimenkul sektöründe olumlu gelişmeler yaşanıyor. Tüm eleştirilere rağmen TOKİ ve Kiptaş gibi resmi kurumlar ucuz konut üretimini tetiklerken, özel sektör de yavaş yavaş özellikle orta sınıfa yönelik konut üretimini artırıyor.
Burada basit bir tahlil yapmak konuyu her şeyi ile açıklıyor: Türkiye'de 2005'te konut furyası başladığında pahalı, lüks konutların piyasaya sürüldüğünü gördük ve bu halen devam ediyor. Konut üreticilerinin ilk amacı, parası olan üst kesime konut yaparak bunları kısa sürede satmak... Ancak, üst gelir grubundakilerin de bir alım eşiği var ve bu eşik giderek daralıyor. Yani konut üreticileri orta sınıfa yönelik konut yapmak zorunda ve bu zorunluluk giderek artıyor. Çünkü mortgage'ın devreye girmesi ile hedef kitle orta kesim olacak ve konut kredisini asıl olarak bu tabakadakiler kullanacak. Şimdiye kadar 'orta ve alt kesime TOKİ konut üretsin' diyen konut üreticileri de bu kesimlere yönelecek. Hal böyle olunca sıranın kendisine gelmesini bekleyen orta sınıfın yüzü gülecek.
Bu gerçekleşebilir bir ihtimal, çünkü bazı bölgelerdeki yüksek arsa maliyetlerinin dışında konut üretimi sanıldığı kadar pahalı değil. Şehrin merkezinde olmasa bile toplu taşıma araçlarının ulaşabildiği bölgelerde ihtiyacı karşılayan ucuz ve standart konutlar üretilebilir. 'Peki, bu konutlar gerçekten de var mı?' diye soracak olanlar ise ayrıntılı bilgileri www.emlak.milliyet.com.tr'de yayımlanan haberlerde bulabilir.