​ Köpek yüzümü ıslattı / Kültür - Sanat / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mart '20

 
Kategori
Kültür - Sanat
 

Köpek yüzümü ıslattı

Köpek yüzümü ıslattı
 
Gazanfer ERYÜKSEL
 
1979… Askerlik sonrası yeniden İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları’ndayım. Sezon bitse de o dönemde Gezici Ekip olarak yaz oyunlarımız olacak, festivaller vb. Tiyatroya ne için uğramıştım şimdi hatırlamıyorum. Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesinde kulis ve kantin aynı yer.
 
Kulise girer girmez tam çay alacaktım ki Genel Sanat Yönetmeni Hayati Asılyazıcı kulise geldi. Yanında ise Erkan Yücel… 
 
Selamlaştık. “Gazanfer” dedi Hayati abi, “Erkan Yücel ile tanışıyor muydum?” 
 
“Hayır, abi” dedim, “Daha önce hiç rastlaşmadık.”
 
Erkan Yücel yüzünde her zamanki ışığıyla gülümseyerek elini uzattı. Tokalaştık.
 
 Hayati abi, “Erkan bu yıl İstanbul Kültür Festivali’nde Erol Toy’un Düşle Gerçek” oyununu oynayacak. Tek kişilik bu oyunun provalarını bu sahnede yapacak. Oyun müzikli… Sen Erkan’a müzik işlerinde yardımcı olursan sevinirim. Benim toplantım var, Erkan’la sen ilgileniver lütfen” diyerek toplantısına gitti. 
 
Erkan Yücel ile birer çay içtik. Erkan abi, “Ben provaya giriyorum” dedi. 
 
“Abi” dedim, “İzin verirsen provayı izleyebilir miyim?”
 
“Niye olmasın” cevabını alınca salona geçtik.
 
Usta oyuncuların ve yönetmenlerin provalarını izlemek çok ayrı bir keyiftir. Kendi oyunum çıkınca duyuru panosuna bakar provada olan bir oyun seçer, yönetmenden izin alarak bir kenardan seyrederdim. Erkan Yücel Ankara’da tiyatro yaptığından bu imkânım yoktu. Ama şimdi… Nimet ayağıma gelmişti. 
 
45-50 dakikalık bir çalışmadan sonra Erkan Abi seslendi, “Yahu ağzım, dilim kurudu. Bir çay ısmarlasan…”
 
Kulise geçtik. Çaylarımızı içerken “Oyunun müzikleri yazıldı mı?” diye sordum. Cenan Akın yazıyormuş müzikleri. Benden de bir flüt, gitar ve vurmalı saz istedi. “O iş kolay” dedim. “Tiyatroda müzikli oyunlarda çalışıyorum.”
 
Ve sordum “Erkan abi, senin asistanın yok mu?” 
 
“Yok” dedi Erkan Yücel.
 
“Abi beni asistan alsan olur mu?” diye sordum. 
 
“Param yok” dedi Erkan Yücel.
 
“Abi ben para istemem” dememle birlikte artık asistan olmuştum. Oyuncu ve yönetmen Erkan Yücel’in asistanı… Her gün öğleden sonra 14.00’de prova yapıyoruz. 
 
Bir gün az gecikerek geldi. “Radyodaydım, o yüzden geciktim. Ramazan yaklaşıyor. Sahur programı içim benden skeçler istediler. Bu işi seninle beraber yapacağız. Sen de skeç yazacaksın.”
 
“Abi” dedim, “Ben skeç filan yazmam. Beraber oynarız.”
 
“Yahu” dedi, “Skeç yazarsan radyo telif veriyor. Para alacaksın.” 
 
“Ben skeç filan yazamam”  dedim, “Ama aklıma gelen hikâyeleri anlatırım, sen yazarsın.”
 
Prova çıkışı sıkı sıkı tembihleri, “Sabah 9.30’da radyoda ol. Öğleye kadar radyo, öğleden sonra biliyorsun provamız var.”
 
Yapımcılığını Servet Servetoğlu’nun üstlendiği bir proje bu… Erkan abi akşamları skeçleri yazıyor.  Biz de karşılıklı kavuklu-pişekâr edasıyla oynuyoruz. 
 
Bir gün yine bir skeci seslendiriyoruz. Benim bir lafın var. “Köpek yüzüme işedi.” Lafı söylememle birlikte kayıt odasında yapımcı hareketlendi. Stüdyoda kırmızı ışık yandı. Kayıt kesilmişti. 
 
Stüdyonun kapısını bir hışımla açan Servet Servetoğlu, ağzında alev çıkarak bana laf sayıyor. “Sen nerede konuştuğunu zannediyorsun. Burası TRT… O ne biçim laf öyle…”
 
Şaşırmıştım. “Hangi laf?” diye sordum
 
“Köpek yüzüme işedi” dedi Servet Servetoğlu dişlerini sıkarak. Bu işte metin denetime girmedi, bant denetime girecek. Çıkarın bu skeci!” 
 
Gömlek cebimden kalemini alıp “Köpek yüzüme işedi” lafının üstüne çizip, “Köpek yüzümü ıslattı” diye yazdım. 
 
Kâğıdı alıp gösterip sordum, “Köpek yüzümü ıslattı” olur mu abi?”
 
Bir anda siniri geçmişti. “Nerden buldun ayaküstü o lafı?” dedi.
 
Erkan Yücel kıs kıs gülüyor yanımda. 
 
“Olur” dedi Servet Servetoğlu. 
 
Ben de “Nereden alalım, baştan mı?” diye sorunca “Bir cümle öncesinden al, montajda toparlarız” dedi.
Stüdyoda yeşil ışıklar yandı, yeniden kayıttaydık.
 
“Dün-gün sarkacında anılar” adlı yazımda Zihni Küçümen’in bana 23 yaşındayken Midas’ın Kulakları için müzik yazdırdığını anlatmıştım. Erkan Yücel bende ne gördü de sahnede tek sözümü duymadan ve radyoda seslendirme yapmamış birine bu öneriyi yaptı? 
 
Dün-gün sarkacında zaman akıp gidiyor. 
 
 
 
 
 
Toplam blog
: 227
: 584
Kayıt tarihi
: 16.12.15
 
 

1952 Yılında İstanbul'da doğdu. Pertevniyal Lisesi'ni ve İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akad..