​ Köprü / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ocak '08

 
Kategori
Siyaset
 

Köprü

KÜLTÜR VE SİYASET KÖPRÜSÜ

Türkiye'nin Doğu ile Batı arasında bir "köprü" olduğu öteden beri söylenir.Siyasi ve sosyal gürüşü ne olursa olsun, herkesin katıldığı mecazi anlamdaki bu "köprü" değerlendirmesinin bir nedeni, Türkiye'nin bulunduğu coğrafyasından kaynaklanan jeopolitik ve jeostratejik özelliği ise;diğer bir nedeni de, Doğu ve Batı gibi farklı kültüre sahip iki dünya(!) arasında yer almasıdır.

Denge unsuru

Bir ayağı Avrupa'da(Batı'da), bir ayağı Asya'da(kimilerine göre Doğu'da;kimilerine göre Ortadoğu'da; ve daha sınırlayıcı görüşteki kimilerine göre ise İslam ülkelerinde) bulunan bu köprüyü, Osmanlı İmparatorluğu'nun gerilemeye başladığı dönemden bu yana Batılılar, Doğu'ya egemen olmak için ele geçirmek istemişlerdir.Pek çok hatasına rağmen, coğrafi konumunun verdiği bu özelliği iyi kullanan Osmanlı, bu köprüyü, bazan Doğu ile Batı;bazan da kendisi ile Batı arasında bir "denge" unsuru olarak kullanmış ve İmparatorluğun çöküşünü bir süre geciktirmiştir.

Cumhuriyet Dönemi'nde köklü bir onarımdan geçirilen köprünün Batı ayağında Avrupa standartlarına uygun bazı değişiklikler yapılmış ve yenileştirilmiştir.Fakat aynı tititzlik, Doğu ayağına gösterilmediği için bir süre sonra köprüde dengesizlik görülmüştür.Ayrıca, köprü ayaklarının oturduğu zeminin jeolojik yapısındaki farklılık(kültür farklılığı), bu denge bozukluluğunun bir başka nedeni olmuştur.


Köprünün batısındakiler

Köprü sahibi, "denge" hususunda, genelde Batı standartlarının doğruluğunu kabul ediyorsa da, köprünün Batı ayağındaki zemin çalışmalarında kullanılan "ithal" iş makinelerinden(çağdaşlığın ve demokrasinin ilke ve kuralları) yeterli verimi henüz elde edememiştir.Çünkü köprünün çalışanları, bu makineleri eğitim noksanlığı nedeniyle sağlıklı bir şekilde kullanabilecek beceriyi henüz kazanamamıştır.Gerekli iş makinelerini Türkiye'ye ihraç eden Batılılar, hala, köprünün Batı ayağındaki çalışmaları yeterli bulmamakta ve köprü sahibini sıkıştırmaktadır.

Köprünün doğusundakiler

Köprünün Doğusundakiler ise, Batı'dan geçiş isteyen, teknoloji dışındaki bütün unsuralara köprünün kapatılmasını istemekte, köprünün doğusunda büyük bir ticari ve kültürel ortaklık kurarak, Batı'nın egemenliğinden kurtulmayı düşünmektedirler.Köprü sahibinin Doğu'dan çok Batı'ya olan eğiliminden büyük rahatsızlık duymakta ve bu nedenle de köprünün Batı ayağını çökertmek için siyasal ve kültürel sabotajlar düzenlemektedirler.

Köprü sahibi

Köprü sahibi ise, Doğudakilerin, bütün bu olumsuzluklarına rağmen, aklı Batı'da da olsa, tarihten gelen bir misyonla Doğu ile olan gönül bağını bir türlü koparamamaktadır.Bu yüzden de gerçek kimliğini (Doğu kökenli bazı kültür unsurları ile sentez edilen Batılı kimliğini) ortaya koyup, ne Doğudakilere ne de Batdakilere kabul ettirebilmektedir.Sahibi olduğu köprünün coğrafi konumundan ve bu konumun kendisine bahşettiği jeopolitik ve jeostratejik özelliğinden yeteri kadar yararlanamamaktadır.

Köprü sahibi ne yapmalı?

Köprü sahibi, artık Doğu ve Batı'nın dayatmalarından ve yönlendirmelerinden kendini kurtarmalı, Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana amaç edindiği çağdaş uygarlık seviyesine ulaşma yolundaki adımlarını hızlandırmalı, öz kimliği ve öz yapısıyla hem Doğunun hem de Batının kabulleneceği bir ülke olarak her iki tarafın da saygınlığını kazanmalıdır.Türkiye, Doğu'yu dışlamadan Batılı olmalıdır;çünkü, kültürü, tarihi ve coğrafyası bunu gerektirmektedir.

cdenizkent

 
Toplam blog
: 979
: 1425
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..