- Kategori
- Kişisel Gelişim
Korkma Mottosuyla Özgüven ve Cesaret

Özgüven, içimizde doğal olarak sahip olduğumuz bir özelliktir.
Özgüven ve cesaret, her insanın kendinden getirdiği özelliklerdir. Doğuştan beraberinde getirdiği özelliklerdir. Bazı insanlarda çok bazı insanlarda yok, değildir. Kimilerinde yok gibi görünmesinin tek sebebi var; Korku. İnsan bir kere korkmaya başladı mı doğuştan getirdiği bu iki altın özelliği törpülenmeye başlar. Bunun için kişinin kendine İstiklal Marşı’mızın ilk kelimesinde olduğu gibi seslenmesi lazım; “Korkma”.
Korku yok edildiğinde, üzerine gidildiğinde yok olacak ve etkisini yitirecektir. Bunun için insanın içinde oluşan her korku dalgasında bir bayrak gibi “Korkma” demesi lazım.
Pekiyi, sözle “Korkma” demek yeter mi?
Hayır, bunu fiille de desteklemek gerekir. Sürekli “tüten bir ocak” gibi kişinin sürekli faaliyette olması lazım. Korkularına karşı bir ‘pres’ halinde olması lazım. Bilişsel olarak zihnini korku cümlelerine teslim etmemesi lazım. Kendine “Korkma” ile başlayan cümlelerle telkin de bulunması lazım.
Korkunun üzerine giderek ve her korku duyduğunda “korkmuyorum, üzerine gideceğim, yüzleşeceğim” diyerek bunu fiile dökerse doğuştan sahip olduğu özgüven ve cesaret özelliklerine dönmüş olacak.
Özgüven ile ilgili ‘İyi hissetmek’ kitabının yazarı David Burns’un de , özgüvenin her insanda olan bir özellik olduğu yönünde tespitleri var. Özgüven ve cesaret, doğuştan yanında getirdiğimiz ve bir bebeğin hareketlerinde görebildiğimiz özelliklerimiz. Belki büyürken örselenen duygularımızın yüzünden bu özelliklerimiz zarar görmüş olabilir. İhtiyacımız olan dönüp kendimize haykırmamız: “ Korkma!”