- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Kötü doktor, candan eder; kötü imam dinden...

Günce yazmak için konu mu yok ?..İçimizde birbirimizi kemirip bitiren husûmete, hasete, kesâfete ne gerek var ?..
Yazacak o kadar konu var ki...Şöyle başınızı dışarı çıkarıp bakmanız yetiyor.
Toplumsal olaylara duyarlı olmamız ve bu konulara çözüm getiren; '' toplum arsızını-yüzsüzünü '' deşifre eden yazarlar olmamız da gerekiyor.
..........
Az önce, günlük, alışılmış yürüyüş sporumu yaparken, çoktandır görmediğim bir doktor arkadaşımla karşılaştım.
Dr. Bey, yıllardır tanıdığım, güleryüzlü ve insanlık timsali bir arkadaşımdır.
Seyahatlerim nedeniyle, uzun zamandır görüşemiyordum...Hemen' halleşmeye' başlamıştık...
Herzaman , pozitif ve yapıcı tavırlarıyla, kent halkının gönlünü fethetmiş doktor beyi bu sefer, biraz hüzünlü görmüştüm.
Hemen sorduğumda anladım ki adam dert küpü...
Geçen Mayıs Ayı'nın ortalarında, on yaşındaki küçük oğlu ateşlenmiş...
Ateşini bir türlü düşüremeyince, yerel hastanedeki, laboratuvar tetkikleri sonucunda yüksek enfeksiyon teşhişi ve menenjit şüphesiyle , Aliağa'dan yola çıkıp Ege Üniversitesi -Âcil Servisine baş vurmuşlar.
Rezalet orada başlamış...Tam bir curcuna...Plansız, denetimsiz, karmaşa içinde bir âcil servis...
Kimin eli ;kimin cebinde , belli değilmiş...
O gece, sözleşmiş gibi, tüm sağlık canavarları Ege Âcil 'de konuşlanmış !..
Çocuğun babası , başarılı bir pratisyen bir hekim. Ayrıca çok bilgili bir arkadaşımız...Israrla çocuğunun menenjit geçirmekte olduğunu söylese de oradaki cahil doktorlara derdini bir türlü anlatamamış...
Üstelik , bir de '' terbiyesizce fırçalar yemeye'' başlamış...
''-Be hey adam !..Sen ne biçim doktorsun !..Bak çocuğunun boğazında iltihap var !..Al şu ilâcı !..Yallah evine !..İki günde geçer !..''
'' -Etmeyin arkadaşlar, benim çocuğumda enfeksiyon yüklü;menenjit tehlikesi var !..Yatırın yavrumu !..Gözetim altında olması gerek !..''
''-Yok !...Yoook !...Sen, bizden iyi mi bileceksin , haydi evine !..''
Doktor arkadaşım, süklüm püklüm çocuğunu almış ve evine dönmüş .
Ertesi gün çocuk, havâle geçirmeye başlar...Bir de sol gözü görmez olur !..''
Aile , panik halinde bu kez de , Tepecik Araştırma Hastanesi- Âcil Kliniğine doğru yol alırlar...
Aliağa-İzmir arası , trafik sıkışıklığıyla bir saati bulur...
Çocuk, baygındır artık...
Tepecik Araştırma Hastanesi , Âcil Bölüm doktorları, çocuğa menenjit teşhisi koyarlar.
Hemen, müdahale başlar...
Ege Üniversitesi , Âcil Bölümünde, o gece görev yapan tüm sorumlu sağlık personelinin de yedi ceddine rahmet okunur.
'Teşhis-tedavi;yatarak müşâhede...' derken, çocuk, biraz kendine gelir ve sol gözü de açılmaya başlar.
70 günlük ilaç tedavisi sonunda, 40 kiloluk çocuk, 80 kiloya çıkar...
Ama, menenjit illetinin pençesinden de kurtulur...
Doktor Bey ve evlâdı biraz rahatlarlar.
Şimdi aşırı kilolarından kurtulmak için babasıyla bisiklete binen çocuğun ileride bu canavar doktorlara iki çift sözü (?) olacak...
Tabi benim de...
Hay sizin gibi doktorların da !..
Size bu yetkiyi verenlerin de... Yedi sülâlesini, ceddini, soyunu, sopunu... Anladınız siz onu !..
Burhan Şeşen'in çocuğu, Serhan 'ın ölümle sonuçlanan hastane macerasını anımsadım.
Bu ülkede gariban yurttaşın halini , artık siz düşünün !..
Kaldı ki bu arkadaşım, saygın bir doktor !..
Ve bundan sonra, aramızda yer alıp günce yazmak istiyor...
Tabi, o uğursuz gece , Ege Âcil'de görev yapan sorumsuz ve basiretsiz yaratıklar, bunun hesabını yargı önünde de vereceklerdir.
Bu toplumun başına gelen eziyet ve sıkıntıların başta gelen sorumluları :Diplomalı Cahiller Ordusu'dur.
''Külli cahil cesur olur.'' demiş atalarımız...'' Ve bir bilenimiz, eklemiş :
''Cahil ile etme sohbet;kızdırırsın , cam kırığıyla çizme nazik yerini çizdirirsin.''
Bu vatandaş , hiç bir şeyden çekmedi ;câhil siyasetçiden, zonta âmirden, dolandırıcı diplomalıdan; din bezirganlarından çektiği kadar !..
Bu günce, çevresinde olup bitenlere duyarlı davranmak isteyenlerle paylaşmak istediğimden âcilen yazılmıştır.
Blog yazmanın sorumluluğu , bazen bu sorunların kamuoyuna duyurulmasını da gerektirmektedir.
Ege Üniversitesinde , dünya tıp tarihine geçmiş saygın tıp adamlarımızı tenzih ederim.
Bu vesileyle, İzmir Tepecik Araştırma Hastanesi'nin Âcilinde görev yapan, vicdan sahibi doktorlara da teşekkür ederim.
Şurası da bilinmelidir ki cahil doktorların bu tür, ''Resmi Cinayetler '' işlemelerine engel olunmalıdır.
Yazacak o kadar konu var ki...Şöyle başınızı dışarı çıkarıp bakmanız yetiyor.
Toplumsal olaylara duyarlı olmamız ve bu konulara çözüm getiren; '' toplum arsızını-yüzsüzünü '' deşifre eden yazarlar olmamız da gerekiyor.
..........
Az önce, günlük, alışılmış yürüyüş sporumu yaparken, çoktandır görmediğim bir doktor arkadaşımla karşılaştım.
Dr. Bey, yıllardır tanıdığım, güleryüzlü ve insanlık timsali bir arkadaşımdır.
Seyahatlerim nedeniyle, uzun zamandır görüşemiyordum...Hemen' halleşmeye' başlamıştık...
Herzaman , pozitif ve yapıcı tavırlarıyla, kent halkının gönlünü fethetmiş doktor beyi bu sefer, biraz hüzünlü görmüştüm.
Hemen sorduğumda anladım ki adam dert küpü...
Geçen Mayıs Ayı'nın ortalarında, on yaşındaki küçük oğlu ateşlenmiş...
Ateşini bir türlü düşüremeyince, yerel hastanedeki, laboratuvar tetkikleri sonucunda yüksek enfeksiyon teşhişi ve menenjit şüphesiyle , Aliağa'dan yola çıkıp Ege Üniversitesi -Âcil Servisine baş vurmuşlar.
Rezalet orada başlamış...Tam bir curcuna...Plansız, denetimsiz, karmaşa içinde bir âcil servis...
Kimin eli ;kimin cebinde , belli değilmiş...
O gece, sözleşmiş gibi, tüm sağlık canavarları Ege Âcil 'de konuşlanmış !..
Çocuğun babası , başarılı bir pratisyen bir hekim. Ayrıca çok bilgili bir arkadaşımız...Israrla çocuğunun menenjit geçirmekte olduğunu söylese de oradaki cahil doktorlara derdini bir türlü anlatamamış...
Üstelik , bir de '' terbiyesizce fırçalar yemeye'' başlamış...
''-Be hey adam !..Sen ne biçim doktorsun !..Bak çocuğunun boğazında iltihap var !..Al şu ilâcı !..Yallah evine !..İki günde geçer !..''
'' -Etmeyin arkadaşlar, benim çocuğumda enfeksiyon yüklü;menenjit tehlikesi var !..Yatırın yavrumu !..Gözetim altında olması gerek !..''
''-Yok !...Yoook !...Sen, bizden iyi mi bileceksin , haydi evine !..''
Doktor arkadaşım, süklüm püklüm çocuğunu almış ve evine dönmüş .
Ertesi gün çocuk, havâle geçirmeye başlar...Bir de sol gözü görmez olur !..''
Aile , panik halinde bu kez de , Tepecik Araştırma Hastanesi- Âcil Kliniğine doğru yol alırlar...
Aliağa-İzmir arası , trafik sıkışıklığıyla bir saati bulur...
Çocuk, baygındır artık...
Tepecik Araştırma Hastanesi , Âcil Bölüm doktorları, çocuğa menenjit teşhisi koyarlar.
Hemen, müdahale başlar...
Ege Üniversitesi , Âcil Bölümünde, o gece görev yapan tüm sorumlu sağlık personelinin de yedi ceddine rahmet okunur.
'Teşhis-tedavi;yatarak müşâhede...' derken, çocuk, biraz kendine gelir ve sol gözü de açılmaya başlar.
70 günlük ilaç tedavisi sonunda, 40 kiloluk çocuk, 80 kiloya çıkar...
Ama, menenjit illetinin pençesinden de kurtulur...
Doktor Bey ve evlâdı biraz rahatlarlar.
Şimdi aşırı kilolarından kurtulmak için babasıyla bisiklete binen çocuğun ileride bu canavar doktorlara iki çift sözü (?) olacak...
Tabi benim de...
Hay sizin gibi doktorların da !..
Size bu yetkiyi verenlerin de... Yedi sülâlesini, ceddini, soyunu, sopunu... Anladınız siz onu !..
Burhan Şeşen'in çocuğu, Serhan 'ın ölümle sonuçlanan hastane macerasını anımsadım.
Bu ülkede gariban yurttaşın halini , artık siz düşünün !..
Kaldı ki bu arkadaşım, saygın bir doktor !..
Ve bundan sonra, aramızda yer alıp günce yazmak istiyor...
Tabi, o uğursuz gece , Ege Âcil'de görev yapan sorumsuz ve basiretsiz yaratıklar, bunun hesabını yargı önünde de vereceklerdir.
Bu toplumun başına gelen eziyet ve sıkıntıların başta gelen sorumluları :Diplomalı Cahiller Ordusu'dur.
''Külli cahil cesur olur.'' demiş atalarımız...'' Ve bir bilenimiz, eklemiş :
''Cahil ile etme sohbet;kızdırırsın , cam kırığıyla çizme nazik yerini çizdirirsin.''
Bu vatandaş , hiç bir şeyden çekmedi ;câhil siyasetçiden, zonta âmirden, dolandırıcı diplomalıdan; din bezirganlarından çektiği kadar !..
Bu günce, çevresinde olup bitenlere duyarlı davranmak isteyenlerle paylaşmak istediğimden âcilen yazılmıştır.
Blog yazmanın sorumluluğu , bazen bu sorunların kamuoyuna duyurulmasını da gerektirmektedir.
Ege Üniversitesinde , dünya tıp tarihine geçmiş saygın tıp adamlarımızı tenzih ederim.
Bu vesileyle, İzmir Tepecik Araştırma Hastanesi'nin Âcilinde görev yapan, vicdan sahibi doktorlara da teşekkür ederim.
Şurası da bilinmelidir ki cahil doktorların bu tür, ''Resmi Cinayetler '' işlemelerine engel olunmalıdır.