- Kategori
- Futbol
Kötü Oyun Kötü Skor

Ankaragücü maçı ile Samsunspor maçının ikinci yarısını bir kenara koyarsak, aslında bu maçın Galatasaray’ın oynadığı son 6 maçtan bir farkı yoktu. Galatasaray kötü futbol oynuyor. Galatasaray’ın futbolcuları formsuz. Bundan önceki 6 haftada da, bu maçta da puan kaybı olacağı çok net gözüküyordu. Bu maçta tek fark vardı: Şans Galatasaray’ın yanında değildi.
Trabzonspor maçının ardından Galatasaray oynadığı maçlarda iyi futbol oynamıyordu. Bazen rakip takımların beceriksizlikleri, bazen de maçın kırılma anlarında gelen kırmızı kartlar oyunun ibresini Galatasaray lehine çevirmişti. Eskişehirspor ve Bursaspor deplasmanları Galatasaray’ın defosunu ortaya çıkardı.
90 dakika disiplinli oynayan Eskişehirspor, maç boyunca Galatasaray’a pozisyon vermedi. Hatta takım, Skibbe’nin futbol felsefesiyle maça çıkmış olsaydı, Galatasaray maçtan farklı mağlup olarak ayrılabilirdi. Herkes faturayı buzlu zemine çıkarttı; ancak, sorun Galatasaray’ın kötü futboluydu.
Galatasaray Bursaspor maçında, sahaya artık klasik haline getirdiği 4-4-2 sistemiyle çıktı. Sakat Baros’un yerine Sercan sahadaydı; ancak istenileni veremedi. Sercan kesinlikle Galatasaray’ın ilk 11 oyuncusu değil. Riera da sol kanat paoziyonunda maça başladı. Fatih Terim’in kanatlara çare aradığı anlaşılıyor. Ancak, ne Kazım, ne bu formuyla Riera, ne de aslında kanat oyuncusu olmayan Emre, Galatasaray’ın kanatlarında oynayacak kalitede oyuncular değil. Riera’nın yaptığı her orta ya kalecinin üzerine geldi ya da anlamsız yerlere gitti. Emre maçın son dakikalarında Kazım’a attığı pas dışında etkili olamadı.
Kanatlardan yapılan akınlarda etkisiz olan Galatasaray’da Selçuk ve Melo’nun üzerine çok yük bindi. Savunma tarafında görevini iyi yapan bu ikili hücum hattına topu taşımada etkili olamadı. Hakan Balta’nın ve Sabri’nin savunmadaki kötü oyunları da buna eklenince Bursa’dan 3 puanla dönmek imkansızlaştı. Bursaspor’un yaptığı iyi organizasyon sonucu gelen gol de maçı bitirdi.
Galatasaray’ın Forvete İhtiyacı Var…
Ligin başında gönderilmesi için her şey yapılan Baros’un ne kadar değerli olduğu bu maçta herhalde daha iyi anlaşılmıştır. Galatasaray’ın Baros ve Elmander’e alternatif olacak bir forvete ihtiyacı var. Sezon sonuna kadar puan silinmeyeceğini ya da küme düşme olmayacağını varsayarsak, Galatasaray’ın Play-Off’daki rakipleri Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor olacak gibi görünüyor. Galatasaray’ın forvet hattı bu takımlarla baş etmek için kesinlikle yeterli değil.
Galatasaray Lider Problemi Yaşıyor…
Takım pozisyon bulamadığında, kötü futbol oynadığında, oyunun kilidini açacak bir oyuncuya ihtiyaç duyuluyor. Bu kilidi açacak Melo ve Selçuk gibi iki oyuncu olmasına karşın, bu iki oyuncu da gereken sorumluluğu üzerlerine almıyorlar. Galatasaray son maçlarda pozisyon üretmekte sıkıntı yaşıyor ve bir yerden sonra tıkanıyor.
4-4-2 Sistemi Şart Değil…
Eskişehirspor maçının ilk yarısı, Galatasaray sahaya 4-3-2-1sistemi ile çıkmıştı. Eskişehir gibi zor bir deplasmanda, Baros’un yokluğunda bu sistem ideal bir sistemdi. Galatasaray pozisyon üretemedi ama rakibine pozisyon da vermedi. İkinci yarı Fatih Terim, Sercan’ı sahaya sürerek sistemi 4-4-2’ ye getirdi. Galatasaray mücadeleden düştü ve dolayısıyla Eskişehir bol pozisyona girdi.
Bugün de 3 puana şiddetle ihtiyacı olan Bursaspor karşısında, Melo-Selçuk-Engin gibi güçlü bir orta saha ile başlansaydı, top daha fazla Galatasaray’ın ayağında kalırdı. İlerleyen dakikalarda golü bulamayan Bursaspor telaş yapabilir, Galatasaray da Bursasporlu oyuncuların bu telaşından yararlanabilirdi. Galatasaray gibi bir takımın, işler iyi gidiyor diye aynı sistemi diretmesi şart değil. Rakibe göre farklı sistemler de düşünülmeli.
Oyuncu Değişiklikleri ve Zamanlamaları Hatalıydı…
Galatasaray’ın ilk oyuncu değişiklileri 68. dakikada oldu. Sercan’ın yerine Kazım ikinci forvet olarak girdi. Melo’nun yerine Engin oyuna dahil oldu. Melo Galatasaray’da Selçuk ile beraber en yetenekli oyuncu. Ne kadar kötü olursa olsun oyundan alınmaması gerekir. Daha önce söylediğim gibi, Sercan’ın çıkıp Engin’in oyuna girmesi daha iyi olurdu.
İkinci yarıyla beraber sahada olmayan Riera 77 dakika oyunda kaldı. Yiğit, Riera’nın yerine oyuna girdikten sonra bir hayli etkili oldu; fakat bu değişikliğin ikinci yarıyla beraber yapılması gerekirdi.
Sorun Tek Bir Kişi de Değil…
Galatasaray’ın haftalardır gelen kötü futbolunun ve bugünkü yenilginin sorumlusu tek bir kişi değil. Futbolcular suçlu; çünkü formsuz. Fatih Terim suçlu; çünkü hamleleri yanlış ya da zamansız. Ancak bir o kadar da yönetim suçlu; çünkü Fatih Terim, hücum hattında alternatifsiz.
Bir forvet takviyesi, Baros’un sakatlıktan, Eboue’nin de Afrika Kupası’ndan dönmesiyle Galatasaray’ın yeniden etkili bir takım olacağını düşünüyorum.