​ Köy yeri buralar. Ateş de saç üstünde sıkma var! Dingirder mi ateşden? / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Eylül '08

 
Kategori
Siyaset
 

Köy yeri buralar. Ateş de saç üstünde sıkma var! Dingirder mi ateşden?

Köy yeri buralar. Ateş de saç üstünde sıkma var! Dingirder mi ateşden?
 

Söz düellosu mu? Poligon mu?


Fes mi başa, akıl mı başa? Yoksa vuralım mı hep beraber taşa, yarılsın mı? Baştan başa! Yine bardağın dolu tarafından bakarsak, iyi olacak gibi bu program. Niye mi anlatayım; gaflardan çıkacak falso laflar, yine gündem yaratabilir. Poligon havasında kalmaz, sorulara cevaplar net olursa tabi.

Son zamanlarda okuduğum gazete köşe yazılarının en güzelleri Sayın Fırat'a yazılanlardı. Hatta bazı yazarlarımızın kalitesini daha da iyi anlamıştım. Kalem tutuşları, kaliteli bir aracın yol tutuşu gibi gelmişti.

Karşı pencereden bakar gibi bakmadan, izlemesini isterim herkesin. Yeni siyasi kişilerin, öğrenme değerlerimizi nasıl haciz ettiğini, birkez daha hicap duyarak izlemeyiz umarım.

Sevgili yeni gündem siyasilerin, sık kullandığı bir sözü de paylaşmadan geçmek istemiyorum. Bir de örnek vereceğim aşağıda. Söz de kendilerinin eylemlerde. Üslub-u beyan ayniyle insan. "insanların söz söyleme tarz ve biçimleri karakterlerini aynen yansıtır, sözün söylenme biçimi kişiliği ele verir" anlamında eskilerden bir söz.

Bir dönemin tutuklularını savunan, ben de dahil çok kişinin değer verdiği Sayın Bülen Arınç'da yeni şeyler öğrenmiş bu üslub tarzından. Çiftçiğe olan üslubunu söylüyorum evet. Adamcağız sadece "Bana kimse yalancı diyemez" diyerek çıkartıldı salondan.

Adamcağız dediğime kızmayın, küçültmüyorum, yanlış da anlamayın sayın çifçimizi. Milletimizin efendisi onlar!

Şimdilerde nekadar sıradan ve yavan gelir gibi oluyor, Ulu Önderimizin sözü. Aslında söz çok büyük de. Bu gün yapılanlar ve verilen değerler, çok küçük millete de ondan sanırım. Hey gidi eriyen günler, bir günlüğüne de veremezmisin büyük önderimiz Gazi'mizi?

Memleketde bazı değerler yok olup gidiyor. Bu konuyu tamamlamak üzere yazdığım bir yazım da var. Konuyu harmanlamak üzere belki birkaç dakika fazlanızı alır. Fakat göz atmanızı rica ediyorum.

( www.http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=133685)

Fazla sıkmadan hamuru, yaptığım haber araştırmalarını ve sunuyorum bilgilerinize. Fotoğrafın adını siz koyun.

- spoiler -

AKP'li Fırat Newyork Times'a konuştu

AKP genel başkan yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, Atatürk devrimlerinin toplumda travma etkisi yarattığını savundu.

Newyork Times gazetesine konuşan Fırat, \"devrimlerle toplumun dini yaşama biçimi bir gecede ortadan kaldırıldı\" dedi.

Gazetenin Türkiye temsilcisi sabrina tavernise imzalı analiz haberde AKP'nin kapatma davası değerlendirildi. haberde türkiye'de laiklerle akp arasında yaşananlar \"kan davası\" olarak nitelendirildi.

Tavernise bugün yaşanan olayların türkiye'de 1920'lerde başlayan sürecin son halkası olduğu yorumunu yaptı.

Haberin son bölümündeyse Fırat'ın sözlerine yer verildi.

Atatürk devrimlerini ve bu süreçte yaşananları değerlendiren Fırat, \"türk toplumu bir travma yaşamıştır. bir gece içinde kıyafetlerini, dillerini değiştirmeleri istenmiştir. dini yaşama biçimleri ortadan kaldırılmıştır. bu travmayı yaşamayan toplumlar, insanların nasıl giyindiklerine ilişkin tartışmaları anlayamazlar\" dedi.

- spoiler -

(23/6/2008 13:27 ~ 23/06/2008 13:29, somethingstupid) #113498 [!]

Tam bir Atatürk düşmanının sözleri gibi. (23/6/2008 13:35, rasputin)

Dengir Mir Mehmet Fırat'a ait söylem. Abdurrahman Yalçınkaya'nın AKP kapatma davası kapsamında mahkemeye sunduğu son delildir...

- Açıkça şeriat tehdidi olarak değerlendirilmiştir.

(2/7/2008 11:36, innocentevil)

ÖNCE FIRAT KONUŞTU

Dün önce Fırat AKP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında gazetecilerinin önüne geçti. Kendisinin ortağı olduğu bir şirketin hakkında kaçakçılık ve uyuşturucu ticareti yaptığı iddiasında bulunan Kılıçdaroğlu'nu eleştiren Fırat, “Bundan sonra Kılıçdaroğlu soyadını hiç kullanmayacağım. Zaten daha önce soyadını değiştirmişti bir kez de ben değiştiriyorum. Bundan sonra ‘Bay Müfteri’ dediğim zaman Türk halkı Sayın Kılıçdaroğlu’nu andığımı bilecektir. Bundan sonra ‘Bay Müfteri’ dediğimde bu şekilde anlamanızı rica ediyorum" dedi.

Fırat, Kılıçdaroğlu’nun iddialarıyla ilgili televizyon kanallarında tartışmaya çağırdığını anımsatarak, Kılıçdaroğlu’nun önce bu çağrıya yanıt verdiğini ancak daha sonra tartışmaya gelmediğini söyledi. Programda 1 saat boyunca iddialar hakkında görüşlerini ve belgelerini sunduğunu kaydeden Fırat, şöyle konuştu: “Yine çağrı yaptım. Ne zaman, hangi televizyon kanalında istiyorsa yeniden bir araya gelebileceğimizi ve konuyu tartışabileceğimiz söyledim. Ancak resmi bir cevap almamakla beraber ipe un sermek ihtiyacında oyduğunu duydum. TBMM’de basın toplantısı yapacakmışız beyefendiyle ve burada kozumuzu paylaşacakmışız. Bu aptalca bir şey. Bu kaçmanın başka bir adı bu korkaklık. Dolayısıyla ben, Sayın Kılıçdaroğlu’nu buradan bir kez daha burada müfteri olarak ilan ediyorum."

KILIÇDAROĞLU YANITLADI

Fırat'ın bu konuşmasının ardından söz sırası CHP'li Kılıçdaroğlu'na geldi. Kılıçdaroğlu, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, dün Fırat ile tüm yazılı ve görsel basının önünde tartışmaya açık olduğunu söylediğini hatırlattı. Bu tartışmadan önce Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Fırat’a sorular sorduğunu, bu soruların yanıtlarını aldıktan sonra kendisiyle tartışmaya hazır olduğunu belirttiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, Fırat’ın bugün yaptığı basın toplantısında, Mecliste tüm medyanın önünde bir gazetecinin yöneteceği tartışmayı kabul etmeyeceğini açıkladığını bildirdi. Kılıçdaroğlu, Fırat’ın, bunun "çok aptalca bir öneri" olarak değerlendirdiğini belirterek, "Ardından da sözde bunu, benim ’Sayın Fırat ile tartışmayayım’ diye kaçmanın bir yolu olarak gösterdi" dedi. Politikacıların, söylemleri ve hareketleriyle topluma, özellikle de gençlere örnek olması gerektiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: "Sayın Baron (Dengir Fırat) konuşurken, beyni ve ağzı adeta küfür ve hakarete koşullanmış durumda. Küfür ve hakaret, zavallılığın, çaresizliğin paniğin bir göstergesidir. Bunu özellikle Sayın Fırat’a hatırlatmak isterim. Dün Sayın Başbakana ve Sayın Fırat’a sorduğum soruların ikisine Sayın Fırat, yaptığı basın toplantısında yanıt vermeye çalıştı. Ama 3. sorumu her nedense görmemezlikten geldi. 3. sorumu yineliyor ve Sayın Dengir Mir Mehmet Fırat’a bir gün daha süre veriyorum. Sayın Fırat, sizin iftira attığınızı, Sayın Başbakanın yani Sayın Recep Tayip Erdoğan’ın imzasıyla kanıtlarsam ne yapacaksınız? Televizyonlara çıkıp ’ben bir müfteriyim’ diye açıklama yapacak mısınız? Çarşamba gününe kadar yanıt gelmezse, Sayın Fırat’ı Perşembe günü saat 14.30’da burada (Mecliste) Sayın Uğur Dündar’ın yöneteceği canlı yayında bekleyeceğim. Sayın Dündar’ı önerme gerekçemiz, 40 yıllık basın ve televizyon deneyimi yanında, tarafsızlığına inandığımız içindir. Şayet Sayın Fırat, bu önerimize evet diyorsa, Perşembe günü 14.30’da burada, yani milletin Meclisinde olur."

-APTALCA OLAN BİR TELEVİZYON KANALINA MAHKUM OLMAKTIR-

Daha sonra bir gazetecinin "Sayın Fırat böyle bir çağrıyı ’aptalca’ diye değerlendirdi. Buna ne diyorsunuz?" sorusuna karşılık Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: "Bu konuda yanıtımı verdim. Sayın Fırat küfrü alışkanlık haline getirdiği için, belki öyle bir terbiye aldığı için bunu, doğrusunu isterseniz son derece yadırgadım. Milletin meclisindeki bir toplantı, nasıl olur da aptalca olur? Bütün televizyon kameraları, bütün gazeteciler burada. Eğer bur tartışmayı Türkiye’de tüm televizyon kanallarında insanlar izlemek isterlerse niye buna aptalca diyor? Biz niye bir veya iki televizyon kanalına mahkum olalım? Asıl aptalca olan, bir televizyon kanalına mahkum olmaktır."

Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin AKP'li Fırat’ın CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın mal varlığıyla ilgili sözlerini hatırlatması üzerine, mal varlığını internet sitesinde yayınladığını belirterek "Bu soruyu soracak kişinin öncelikle kendi mal varlığını internet sitesinde yayınlaması lazım. Ondan sonra soru sormaya hakkı var" dedi. Fırat’ın "Baykal’ın hisse senedini kendi adına almadığı" iddiasının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, bu konuda da yargı kararı olduğunu ifade e

BELGENİN SAHTE OLDUĞU İSPATLANIRSA İSTİFA EDECEK Mİ?-

Bir Alman vakfından CHP’ye 85 bin avro para aktarıldığı iddiası bulunduğunu belirten bir gazetecinin "Sizin de adınız geçiyor. Bu parayı aldınız mı, almadınız mı?" sorusuna karşılık Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: "Buna sadece gülünür. Yani bilmiyorum... Bu iddiayı ortaya koyanlar neye dayandırıyorlar bunu? Bu konu defalarca yalanlandı. Eğer öyle bir paranın olduğu söylenirse, Sayın Özyürek’in açıklaması var, ’10 katını ödemeye hazırız’ diye...Yani bunu iddia edenler ispat ederse CHP Genel Merkezi 10 katını ödemeye hazır onlara. İyi bir olanak bu...

BELGENİN SAHTE OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI.

Fırat’ın kendisini suçlarken "Bay Müfteri" ifadesini kullandığını ve bunu nasıl değerlendirdiğini soran gazeteciye, "Kendi terbiyesine uygun bir açıklama" diyen Kılıçdaroğlu, "Baron tabirinden kastınız ’Uyuşturucu Baronu’ mu?" sorusuna ise "Ben sadece baron sözcüğünü kullandım. Bir yorum yapmadım. Bakalım Sayın Fırat nasıl karşılayacak?" karşılığını verdi. Kılıçdaroğlu, dünkü basın toplantısında gösterdiği Mehmet Gürhan’ın Türkiye’deki işlerini takip etmesi için Zekeriya Karaman’a vekalet verdiğine ilişkin belgeyle ilgili soru üzerine şöyle konuştu: "O belgeyi size sunarken, bu belgenin hazırlandığı klavyenin Türkçe klavye olmadığını özellikle belirtmiş ve basın mensuplarının dikkatini çekmiştim. Çünkü, belge Türk klavyesinden çıkmış değildi. Bu belgenin sahte belge olduğu ortaya çıktı. Noter hakkında, Barolar Birliği ve Adalet Bakanlığına şikayet dilekçesi verip, konunun soruşturulmasını isteyeceğiz. Hiçbir noter, bir güven kurumu olan noter, yasa dışı belgeyi onaylayamaz. Hapishaneden bırakın dışarı, odasından çıkma izni olmayan bir kişinin, böyle bir vekaletnameyi vermek için Türkiye’ye gelmesi söz konusu değil. Merak ediyorum bu noterimiz nasıl bir yanıt verecek savcılara, Adalet Bakanlığına ve Barolar Birliğine..." (Radikal Gazetesi 23/092008)

Fesi, pardoon! Aklımızı başımıza, şapkayı önümüze alma günüdür artık. Hayat da, dengede kalmanız dileği ile saygı ile selamlıyorum herkesi.

 
Toplam blog
: 26
: 1200
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

1973 doğumluyum Türkiye'nin önde gelen firmalarından birinde üst düzey yöneticilik yapıyorum. Siy..