​ Kozmik derinlik ve sen / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ağustos '11

 
Kategori
Deneme
 

Kozmik derinlik ve sen

Kozmik derinlik ve sen
 

Öyle zannediyorum ki, sonsuza kadar merak ediyor olacağım ben de yaratmış olduğun harikaları ve meydana getirdiğin felaketleri. Bende yaratmış olduğun harikalarla güzel yeni dunyaları keşfederken; bende meydana getirmiş olduğun felaketlerle de kötü niyetli karanlık guçlerin elinde mahkum oldu benliğim. Karmaşık duygular etrafında kümelenen zıtlıkların oluşturduğu bir ilişkinin çemberinde dönüp durdu hayatım. 

 

Zamanın başlangıcı ya da dunyanın sonu… 

 

Tüm bunları görmeye cesaretimiz olacak mıydı ya da bu döngüden kaçmamız mı gerekecekti? Zamanımız sandığımızdan daha da kısıtlıydı ve bizden önceki insanlardan daha uzağa gitmemiz için daha hızlı olmamız gerekiyordu. Dünyanın altını üstüne getirip hakkında bilmediğim ve keşfedilmeyi bekleyen başka sırların da olmalıydı. Sihirli işaretler ve doğaüstü kehanetleri içerisinde barındıran gizemler karmaşası. 

 

Evren gibi, sen de çelişkiler, yanılgılar ve tuzaklar barındırıyordun içinde. O an, sığınacak bir limana ihtiyaç duyuyordum ve hangi yöne gidebileceğimi kestirmek çok zordu. Her yönde sonsuz olasılık mevcuttu ve hangi yön olursa olsun hızlanmamız gerekiyordu. Mesafeler öyle büyüktü ki kavramak neredeyse imkansızdı. Meydana gelen olaylar hayal ettiğimden daha karmaşık ve tehlikeliydi. Yok olmanın eşiğinde gibiydik ve uçsuz bucaksız karanlık bir oyanusun üzerinde yüzen ilkel bir salın üzerinde ilerliyor gibiydik. Okyanusun akıl almaz boyuttaki dalgaları her an bizi içine çekip yutacakmış gibi üzerimize yürüyordu ve bitmeyecek bir kaos içinde çırpınışlar beliriyordu. 

 

Kaosun içerisinde bir düzen oluşturmaya çalışıp yaratılış ve yok oluş döngüsünün manasını kavramanın yollarını arıyorduk adeta. İnanılması güç bu kuvvetin kaynağı bir canavarın derinliklerinde yatan karanlık bir kalp misali atıp duruyordu. Sonun başlangıcında yok oluş naraları atılıyor ve kozmik bir karanlık cağ baş gösteriyordu. Devasa bir patlamanın yaymış olduğu ışık ile evrenin sınırına varmış bulunuyorduk. 

 

Kozmik bir mayın tarlasına doğru yol alıyorken bir patlamanın etrafa saçtığı şarapnel parçaları gibi hızlıca uzaklaşıp gidiyordun benden ve aynı hızla bedenimin her bir noktasına bir daha çıkmamacasına saplanıp, silinmeyecek olan derin yaralar bırakarak bir hatıra misali kalıyordun bende ve benliğimde. Sen, tehlikenin saçmış olduğu harikalar ve kabusların varlığında oluşan hayallerimdin. 

 

Evrenin hikayesi aslında bizim de hikayemizdi… 

 

Büyük patlamanın olduğu an, nasıl ki tarihteki en şiddetli ve yaratıcı an idiyse; benim hayatımdakı en şiddetli ve yaratıcı an senin benim kalbimde yer etmeye başladığın an idi. Burası, bu yolculuğun bittiği ve yeni bir yolculuğun başladığı, evrenin ve aşkın var olduğu yerdi. Büyük patlamanın ışıkları bugün hala yansımaya devam ediyor. 

 

Çok uzaklarda bir yerlerde birbirimize paralel hayatlar yaşıyor olabiliriz. Eğer hayat başlayıp bitmediyse... 

 

 
Toplam blog
: 102
: 1428
Kayıt tarihi
: 24.06.11
 
 

Çukurova Üniversitesi Maliye Bölümü mezunuyum. 8 Nisan 1987 doğumluyum ve Adana'da Seyhan ilçesin..