Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Temmuz '08

 
Kategori
Güncel
 

Kristof Kolomb'un yumurtası

Kristof Kolomb'un yumurtası
 

İspanyada Kolomb'un hikayesi üzerine dikilmiş olan heykel


KRİSTOF KOLOMB, bir akşam vakti, İspanyollar arasında yemek yiyordu. Yemekte bulunan misafirlerden birçoğu, Kolomb’un şöhretini küçümsüyorlardı.

Yemek arasında söz Amerika’nın keşfinden açılınca, içlerinden biri, yüksek sesle:

“Oraları keşfetmek zor bir iş değil” dedi.

Kolomb, bu söze karşılık birşey demeden eline bir yumurta aldı ve masanın yanında oturanlara dönerek:

“İçinizden hanginiz bu yumurtayı dik olarak dengede tutabilir?” diye sordu.

Herkes bunu denedi, fakat hiçbiri başaramadı.

O zaman Kristof Kolomb yumurtayı aldı, ucunu tabağın üstüne hafifçe vurarak yassılaştırdı ve yassı kısmını tabağa yerleştirdi. Elini yumurtadan çektiği halde, yumurta dik vaziyette dengede duruyordu.

Hepsi bağırarak:

“Bu zor bir iş değil ki!” dediler.

Kolomb gülerek:

“Doğru” dedi. “Bu zor bir iş değil. Zor olan, bunu düşünebilmektir!”

Yaz gelince ciğerlerimiz yanmaya başlıyor nedense. İstatistiklere göre orman yangınlarının temel sebebi insan hatası imiş. Yola atılan sigara izmariti, mangal veya bilinçli sabotajlar ormanlarımızı cayır cayır yakıyor.

Biz neler yapıyoruz bunun karşılığında? Medyada “Dikkatli Olun!” kampanyası ve daha fazla yangın söndürme uçağı satın alarak daha etkin söndürme girişimleri. Başarılı olduğumuz söylenebilir mi? Hiç sanmıyorum…

Bu konuda dünya standartlarını bilen birisi değilim sadece konuyu yakından izleyen bir vatandaş olarak çevreme baktığım zaman çemberin giderek daraldığını görebiliyorum. Yaşadığım İzmir’de geçtiğimiz yıllarda Çiçekli Köyü’ndeki yangın tepeleri kelleştirdi, geçtiğimiz seneki yangın Ildırı’ya kadar ulaştı ve gene bir başka yangın Ahmetbeyli virajlarını çöle dönüştürdü. En son geçtiğimiz hafta Menderes’deki yangın da şehrin sınırına dayandı.

Ne yapmalı dendiği zaman herkesin söylediği birçok şey var ancak yapılanların yetersiz olduğu çok açık. Eğer engellenmesini gerçekten istiyorsak ormanı oraya en yakın insanlara emanet etmeliyiz. Şu an yapılan uygulamada kimse ormanlardan faydalanamıyor ki kimse kolay kolay sahiplenmiyor. Her 100 metreye bir nöbetçi dikemeyeceğimize göre o alanlara yakın insanları nöbet bekler hale getirmemiz lazım. Bu da sadece iyi niyet veya eğitimden beklenemez. Daha radikal adımlar atılması lazım. Kaz gelecek yerden tavuk esirgenerek de bir yere varılamaz. Zaten ormanları yangınlarda kaybediyoruz zannetmiyorum ki köylümüze daha fazla güvenerek ve ormanın varlığından kendisinin de daha fazla faydalanmasını sağlayarak zararlı çıkalım.

Bir diğer konu da yangın söndürme stratejisi. Yangın başladıktan sonra itfaiye araçları ve pahalı uçaklar bekleniyor. Genelde de bu araçlar yoğunluktan yangına geç ulaşıyorlar. Oysaki o çevrede oturan özellikle yazlıkçıların bu duruma hiçbir katkıları olamıyor. Ben yangın söndürme çalışmalarına destek vermek isteyen pek çok vatandaş olduğunu biliyorum. Ama böyle gönüllü bir organizasyon olmadığı için de yangın bölgesine en yakın kişilerin desteğinden hiçbir şekilde faydalanılamıyor.

Üç sene kadar önce koskoca Marmaris’te bir tepede çıkan bir yangın tüm Marmaris tarafından izlendi. Bir Allahın kulu yardıma gitmedi; gidemezdi de!… Çünkü ne götürecek araç, ne de söndürecek alet vardı ortalıkta… Geçen seneki Ildır yangınında arabama küreğimi atıp yangına en yakın noktaya ulaştım. Ortalıkta birileri söndürmeye uğraşıyordur ben de belki bir şeyler yapabilirim umuduyla. En az iki yüz yazlıkçı yangını izleyip evlerine yaklaşırsa ne yapacaklarını tartışıyorlardı. Ancak ortada ne söndürme ekibi ne de bir organizasyon vardı. Bol bol fotoğraf çekip alevlerin makileri yok edişini seyrettik.

Yangın söndürmek elbette koordineli ve eğitim gerektiren bir iştir. Ancak nasıl sivil savunma ekipleri belli eğitimlerden geçiyorsa benzer eğitimler yangın söndürme için de verilebilir ve bir nevi milis teşkilatı kurulabilir. Her kasabada taşın suyunu çıkaracak gönüllüler olduğuna inanıyorum yeter ki bu iş devlet tarafından doğru organize edilsin ve insanlara sevdikleri ormanları ve dağ manzaralarını korumaları için şans verilebilsin.

Önceden belirttiğim gibi ben bu konunun uzmanı olmayarak naçizane çözüm önerilerimi sıraladım. Özellikle konu ile ilgili daha derin bilgisi olanların yapıcı yorumları ile çözüme yaklaşabileceğimizi, sesimizi duyurabileceğimizi umuyorum. Yeter ki çözümü bulalım; yeter ki ormanlarımız yanmasın…

 
Toplam blog
: 18
: 1354
Kayıt tarihi
: 17.04.08
 
 

1974 doğumluyum. Mühendislik eğitimi aldım ve özel bir şirkette yönetici olarak çalışıyorum. İlgi..