- Kategori
- Psikoloji
KT 62: "Abla", Bir Arkadaşından Uğur Böcekli Mail Alır
Uğur böcekli mail şunu, bunu ardından bir diğerini önermektedir mutlu bir yaşam için, "abla"nın dikkatini en çok çeken "hayal kurmadan, vereceğiniz cevabı tasarlamadan, içtenlikle DİNLEYİN" satırıdır.
"Abla" dinlemeyi bilmez, kızından, kız kardeşlerinden ne kadar uyarılar alsa, ne kadar uğraşsa boşuna! O sebebini de bilir; bir kere sabırsızdır, Merkür etkisinde bir burcun elemanı olarak -Dünyaya oranla küçük sayılabilecek bu gezegenin, bir kedinin pençeleri arasına düşmüş tiftiklenmiş mutsuz yün yumağı gibi tuhaf bir yörünge hareketi ve hızı vardır- zamanı kavrayışı bu planete uymaz. Normal bir sohbette ya da bir telefon konuşmasında, arada kendiliğinden oluşan boşluklara dayanamaz, sessizlik ona bir tehdit gibi gelir, arkasından bir kavga, fırtına, engellenemeyecek bir felaket kopacaktır sanki.
Bu yüzden, yüz yüze konuşurken boşluklar uzamaya başladığında karşısındakinin sözlerini, karşısındakinin asıl anlatmak istediğinin bu olup olmadığına hiç bakmadan, nokta nokta metin boşluklarını doldurur gibi tamamlar.
Telefon, hele cep telefonu konuşmalarının uydu bağlantısı yüzünden esneyen boşluklarını can havliyle doldurduğunda "abla", yüz yüze olduğunda aldığı ifade bilgisinden de yoksun kaldığından nerede duracağını bilemez; ortaya çıkan çoğu zaman artık iletişim sayılamayacak bir şeydir, ne yazık ki.
"Abla" dinlemeyi bilmez, elden ne gelir, metabolizması bu planete uymaz.
"Abla" dinlemeyi bilmez, kızından, kız kardeşlerinden ne kadar uyarılar alsa, ne kadar uğraşsa boşuna! O sebebini de bilir; bir kere sabırsızdır, Merkür etkisinde bir burcun elemanı olarak -Dünyaya oranla küçük sayılabilecek bu gezegenin, bir kedinin pençeleri arasına düşmüş tiftiklenmiş mutsuz yün yumağı gibi tuhaf bir yörünge hareketi ve hızı vardır- zamanı kavrayışı bu planete uymaz. Normal bir sohbette ya da bir telefon konuşmasında, arada kendiliğinden oluşan boşluklara dayanamaz, sessizlik ona bir tehdit gibi gelir, arkasından bir kavga, fırtına, engellenemeyecek bir felaket kopacaktır sanki.
Bu yüzden, yüz yüze konuşurken boşluklar uzamaya başladığında karşısındakinin sözlerini, karşısındakinin asıl anlatmak istediğinin bu olup olmadığına hiç bakmadan, nokta nokta metin boşluklarını doldurur gibi tamamlar.
Telefon, hele cep telefonu konuşmalarının uydu bağlantısı yüzünden esneyen boşluklarını can havliyle doldurduğunda "abla", yüz yüze olduğunda aldığı ifade bilgisinden de yoksun kaldığından nerede duracağını bilemez; ortaya çıkan çoğu zaman artık iletişim sayılamayacak bir şeydir, ne yazık ki.
"Abla" dinlemeyi bilmez, elden ne gelir, metabolizması bu planete uymaz.