​ Kurban keserken nelere dikkat edilmelidir! / Bayramlar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Aralık '07

 
Kategori
Bayramlar
 

Kurban keserken nelere dikkat edilmelidir!

Kurban keserken nelere dikkat edilmelidir!
 

Mukim olan, seferde olmayan, akıl - bâliğ, hür, Müslüman erkek ve kadının, ihtiyaç eşyasından fazla nisâb miktarı malı veya parası varsa, kurban kesmeleri vâcibdir. Kurban, koyun, keçi, sığır, deveden birini, kurban bayramının ilk üç gününde, kurban niyeti ile kesmek demektir.

Seferî olan zenginin veya durumu müsait olan fakirin, kurban kesmesinde hiçbir mahzur yoktur. Çok iyi olur, sevap olur.

Ticaret için olmayan, ihtiyacından artan eşya, evindeki süs eşyası, yere serili olmayan halılar, kullanılmayan fazla ev eşyası, sanat ve ticaret âletleri, kurban için ihtiyaç eşyası sayılmaz.

Bunlar, fitre ve kurban için, nisâb hesabına katılır.

Tarlasından aldığı mahsul veya tarlanın, evin, dükkânın, atölyenin, kamyonun bir senelik kirası, ne kadar çok olursa olsun, bir yıllık ev ihtiyacını veya aylık geliri, aylık ihtiyacını ve kul borcunu karşılamayan kimse, İmam-ı Muhammed hazretlerine göre, fakirdir. Fetva da böyledir.

İmam-ı a'zama göre ise zengin sayılır. Çünkü mülkü olan tarlanın ve bu demirbaş malların değeri, ihtiyacın karşılar ve nisâb kadar da artar. Bunun, kirayı her alışta, bir miktar ayırıp, biriktirerek kurban kesmesi lâzımdır. Yani, büyük sevaba kavuşması lâzımdır. Fitre vermez ve kurban kesmezse, imâm-ı Muhammed'e göre, günâhtan kurtulur.

Aldığı kira ile güç geçinen kimse, nisaba malik ise, para biriktirip, kurban kesmelidir. Etin hepsini kavurma yapıp, birkaç ay et parasından biriktirerek, gelecek yılın fitre ve kurban parası olarak saklamalıdır. Böylece, kurban sevabından mahrum kalmamalıdır.

Bir sığırı en fazla yedi kişi ortak olarak kesebilir. Bunlara, nafile kurban, adak veya akîka da ortak edilebilir.

Zenginin satın aldığına, sonradan ortak olmak caiz ise de mekruhtur. Hiçbirinin hissesi yedide birden az olmamalıdır. Sekiz kişinin yedi sığırı veya iki kişinin iki koyunu ortak satın almaları caiz olmaz. Çünkü her birinin her hayvanda hissesi vardır.

Kurbanlık hayvanda aranan vasıflar ve dikkat edilecek hususlar şunlardır:

Bir gözü görmeyen, topal olup yürüyemeyen, dişlerinin yarısı yok olan, gözünün, kulağının veya kuyruğunun çoğu, ön veya arka bir ayağı kesilmiş olan, çok zayıf olan hayvan kurban olmaz.

Koyunun, keçinin bir yaşını, sığırın iki yaşını geçmiş olması lâzımdır. Altı ayı geçmiş koyun, iri, semiz ise, caiz olur. Kesilen hayvandan çıkan yavru diri ise, kesmek lâzımdır. Ölü ise, yenmez.

Satın alırken kusurlu ise veya kesmeye uygun olarak alınıp sonradan, kesmeye mâni' bir kusur hâsıl olursa, zengin kimse bir başkasını alıp keser.

Adak olan kurban kusurlu olursa, zengin de, fakir de onu keser. Adak ölürse, başka almaları icap etmez.

Kurbanını bir hayır cemiyetine vermek isteyen kimse, parasını veya kurbanını götürüp, bu işle vazifeli memura teslim ederken, "Allah rızası için, bayram veya nezir (adak) kurbanımı almaya, aldırmaya, kesmeye ve dilediğine kestirmeye ve etini ve derisini dilediğine vermeye seni umumî vekil ettim" demelidir.

Vekâlet, mektupla, faksla veya telefonla da verilir. Kurban parası, önceden verilebildiği gibi, daha sonra da gönderilebilir.

Vazifeli kimse, gelen kurbana bir numara başlar. Bu numarayı ve kurban sahibinin ismini deftere yazar.

Kesilirken, sahiplerinin ismini söyleyerek kasapları vekil eder. Ancak böyle kesilen kurbanlar sahih olur. Etleri dilediği kimselere ve derileri bir fakir vazifeliye verir.

Bu fakir, derilerin kıymeti ile nisâb miktarına malik olmadan önce, elindekileri toptan, dilediğine hediye eder.

Bu da satar.

Paraları arzu edilen yere verilir.

Fakirin, kendisine verilen derileri satması veya hediye etmesi caizdir.

(Allah rızası için bayram kurbanımı kesmeye seni vekil ettim) demesi ve kalben de niyet etmesi lâzımdır.

Eğer kurbanı da başkasına aldıracaksa, kurbanı alacak kimse de, kesmeyi bilmediği için başkasına kestirecekse, (Allah rızası için bayram kurbanımı almaya, aldırmaya, kesmeye ve kestirmeye seni umumî vekil ettim) der.

Kurban, bayramın birinci günü bayram namazı kılındıktan sonra, üçüncü günü güneş batıncaya kadar kesilebilir.

Bayramda Kesilememiş ise

Bayram kurbanını üçüncü günün akşamına kadar kesmeyen kimse, kurbanı satın almışsa, canlı olarak kendini veya kıymetini gümüş veya altın olarak fakirlere verir. Bayramdan sonra keser ise, etinden kendi yiyemez. Hepsini fakirlere dağıtır.

Etin tamamının kıymeti canlı kıymetinden az ise, değer farkını da sadaka verir.

Satın almamış ise, orta derecede bir kurban değerini fakirlere verir. Böylece, cezadan kurtulur ise de, kurban kesmek sevabını kazanamaz.

Kurban kesilmeden önce, yününden, sütünden istifade caiz değildir. Vaktinden önce kesip, etinden yemek ve zenginlere yedirmek de helâl değildir. Bunlar fakirlere verilir.

Kurban satın alınırken, (Bayram günü kesmesi vacip olan kurbanı almaya) niyet etmelidir.

Bunu keserken, tekrar niyet etmesi şart değildir.

Hayvanı keserken üç kere bayram tekbiri okunur.

Sonra "Bismillahi Allahü ekber" diyerek, hayvanın boğazının herhangi bir yerinden kesilir. "Bismillahi" derken, (h) yi belli etmek lâzımdır.

Hayvanın boğazında "Merî" denilen yemek borusu, "Hulkûm" denilen hava borusu ve "Evdâc" denilen iki yanda birer kan damarı vardır.

Bu dört borudan üçü bir anda kesilmelidir.

Kesenin de kıbleye karşı dönmesi sünnettir.

Hayvan tamamen ölüp, çırpınması durmadan, kafasını koparmak ve derisini yüzmeye başlamak da mekruhtur. Kesmesini bilenin kendi kesmesi müstehabdır.

Bilmeyenin, vekiline kestirmesi ve kesilirken yanında bulunup, (En'âm) suresinin yüz altmış ikinci "İnne salâtî" ayetini "lâ şerîke leh"e kadar okuması müstehabdır.

Değerli Milliyet blog yazarı arkadaşlarım bu vesile ile hepinizin Kurban Bayramını en içten dileklerimle kutlar, hayırlara vesile olmasını temenni ederim.

 
Toplam blog
: 313
: 2778
Kayıt tarihi
: 15.03.07
 
 

16.10.1974 Samsun / Havza doğumluyum. Şu anda bir lojistik firmasının ortaklarındanım. İşimde ilk..