​ Küreselleşme, AB ve Türkiye(4) / Türkiye Ekonomisi / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Şubat '07

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
 

Küreselleşme, AB ve Türkiye(4)

Küreselleşme, AB ve Türkiye(4)
 

Türkiye ekonomisi sürdürmekte olduğu yüksek cari işlemler açığı ve aşırı değerli TL (ucuz döviz) ortamında bu tür olası istikrarsızlıklardan en şiddetli olarak etkilenebilecek bir konumda gözükmektedir. Türkiye’nin dış borç stoku, bir kriz yılı olan 2001 sonunda 113.6 milyar dolar tutarında idi. Bu rakamın 2004 sonunda 161.8 milyar dolara ulaştığı görülmektedir. Yani Türkiye ekonomisi son üç sene içerisinde dış borç stokunu net olarak 48.1 milyar dolar daha arttırmıştır. Dış borç stokundaki söz konusu 48 milyar dolarlık artışın 30.1 milyar dolarının kamu sektörünün borçlanmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu süreçte konsolide bütçe borçları 29.7 milyar dolar artış gösterirken, merkez bankası toplam borç stokunu 2.9 milyar dolar azaltmış gözükmektedir.

IMF, hükümet çevreleri ve kimi iktisatçı-yazarlar, kamu sektörünün dış borçlarının milli gelire oranla bir gerileme içinde olduğunun sıkça altını çizmektedir. Gerçekten de kamu dış borç stokunun milli gelire oranının son üç sene içinde yüzde 15lik bir gerileme içinde olduğu hesaplanmaktadır. Aslında ucuz döviz kurunun bir dış borç kompozisyonunda da tehlikeli bir birikim olduğu ve kısa vadeli dış uluslararası iktisat yazınında kısa vadeli dış borç stokunun, merkez bankası rezervlerine oranı Türkiye 2001-sonrası dönemde hızlandırmış olduğu dış borçlanma temposunu ve derinleşen borçlanmanın hızlandığı gözlenmektedir. 2001-2004 arasında Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku 15.5 milyar dolarlık bir artış göstererek 31.9 milyar dolara ulaşmıştır. Bu rakam2001 stok değerinin üzerindedir. önemli bir kırılganlık göstergesi olarak nitelendirilmektedir. 2002 yılında yüzde 60’a değin geriletilmiş olan bu oran, 2004 sonunda tekrardan 2001 sonu düzeyi olan yüzde 83’e ulaşmış durumdadır. kırılganlık göstergelerini bertaraf edebilmek için, uluslararası finans piyasalarında sürekli olarak yüksek faiz ödeyici konumda olmaya koşullandırılmaktadır. Yüksek faizler öte yanda sıcak para girişlerini uyararak Türkiye’yi yeni bir borçlanma sarmalına sokmaktadır. İzlenen ekonomik programın sürekli olarak kırılganlıklar ve dengesizlikler yaratan kısır döngüsü de işte burada yatmaktadır. Yeni stand-by Türkiye’nin borç yükünün kalıcı bir şekilde azaltılmasının sadece kamu kesiminde (olağanüstü) faiz dışı fazlalar ile sağlanamayacağı tespitinden hareket etmekte; ve emek gelirlerinin ve kamu hizmetlerinin doğrudan geriletilmesi yoluyla sağlanması planlanan iktisadi artığı finansal kesimlere aktararak, borç ödemesinde kullanmayı amaçlamaktadır.

Yol engebeli ve zikzaglı gözükmektedir. Gelecegi tarif etmeyi sürdürecegiz.

(Devam edecek)

 
Toplam blog
: 88
: 1115
Kayıt tarihi
: 09.01.07
 
 

Ankara SBF'yi bitirdim. Öğrencilik yıllarında gazetecilik, sonrasında uzun yıllar özel sektörde ü..