​ Kürt halkının psikolojisiyle düşünürsek... / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Faruk Fahrettin Özcanan

http://blog.milliyet.com.tr/hesedovfa

21 Nisan '11

 
Kategori
Siyaset
 

Kürt halkının psikolojisiyle düşünürsek...

Kürt halkının psikolojisiyle düşünürsek...
 

Düşünün bu ülkede sadece cumhuriyet sürecini ele alırsak yaklaşık bir yüz yılı devirdik. Ben bu yüzyıl öncesini de hiç katmıyorum geçiyorum dikkat ederseniz… Buna rağmen olanları bir gözden geçirelim istiyorum. Cumhuriyetin ilanı sırasında Kürtlere verilen vatılar, yine ülke yabancı güçlerle kuşatılırken ve işgal tehlikesi altında iken, Kürtlerle yapılan dayanışma ve uzlaşmalara bakarsak eğer, hala nerede ve nasıl imhaya tabi tutulduğumuzu ve nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olduğumuzu daha iyi görebiliriz. Bakın Cumhuriyet kurulduktan hemen sonra, tehlikelerin tümü atlatıldıktan sonra Kürtlere reva görülen muamele ve uygulamalara bakın ki bunlar deveden kulak bile sayılamayacak kadar kısa olarak özetlemek istiyorum. 

Kürtçenin anayasa maddesiyle yasaklanması. 

Diyarbakır isyanının kanla bastırılması ve Kürtlerin bütün siyasetçi, yazar ve düşünürlerinin idam edilmesi. 

Bunlardan hemen sonra yazılan Siyasal, Düşünce, Tarih ve Edebiyat dahil sözlü ve yazılı bütün materyal ve eserlerin yasaklanması ve yok edilmesi. 

Son olarak ta dersim ve Zilan da Kürtlere soykırım uygulaması. 

Sadece bunlar bile Kürt Halkının neler yapmasını Haklı kılmaz ki. Aslında kısaca bütün bunların ne eskiden ne de şimdi Kürtlere hukuk çerçevesin de ya da seçme ve seçilme anlamında asla bir hakkın verilemeyeceğini yeterince bize gösteriyor ve yalın bir şekilde de anlatıyor zaten. 

Bu nedenle sistem ister Aa Ka Pe olsun isterse Ce Ha Pe veya Me Ha Pe olsun yada bir diğer adlarıyla zaman zaman gelen adını sayamayacağım nice bu sistem partileri olsun Kürtler için hiçbir şey fark etmedi ve etmezde zaten. 

Sadece bir oyalama taktiğidir birde az bir güç topladıklarında hemen bir sindirme ve baskı uygulayarak zayıflatma politikasıdır bunlar. 

Bu nedenle artık bu konu hakkında fikir beyan eden önce Demokratlar ve sonrada yazar ve çizerlere, bir de unutmadan hala Türklüğüne toz kondurmayan milliyetçi yada muhafazakar diyelim çokta fak etmez nice olmaları kimler ve nasıl olacaklarsa olsun aslında diyecek bir şeyimizde yoktur, çünkü zaten hakkın verildiği hiç görülmemiştir. 

Hak alınır ancak, yoksa verilmez arkadaşlarım. Ama hala şerefli ve hasiyetli bütün küt Halkına ve onurlu Türkiye deki diğer Sosyalist ve Demokrat yurtseverlere şu sözlerim var. 

Kürtlere hiçbir şekilde kendi iradeleriyle seçme ve seçilme şansını vermeyen bu sistemi bizlerde tanımıyoruz demeliler. 

Yapılacak olan bu seçimlere katılmayıp boykot etmeliler. 

Bu sistemle yanı Aa Ka Pe sistemiyle ( Polis Devleti sistemiyle ) kurulacak bir parlamentoyu tanımayacak ve hiçbir kararını uygulamasınlar. 

Ve yine acil olarak parlamentodan barış ve demokrasi bloğunun Millet vekillerini Diyarbakır halk mercisine geri çeksinler. 

Hala bu ülkenin vatandaşı olduğu halde, bu sistem tarafından hukuk karşısında eşit görülemeyen bütün Kürt Halkı, bir sivil ittiasızlık eylemi olarak kendi kendine vereceği bir hak olarak kimliğini yaksın ve Aa Ka Pe polis devletiyle bağlarını koparsın. 

Son olarak, bu ülkede bütün acıları yaşamasına rağmen hala imhaya ve inkara tabi tutulan tanınmayan ve yine üzerinde türlü türlü oyunlar oynanarak ölmeye ve öldürülmeye tabi tutulmuş bu Halka başka seçenek bırakılmamıştır. 

Faruk Fahrettin ÖZCANAN 

 
Toplam blog
: 305
: 281
Kayıt tarihi
: 05.02.07
 
 

Hayatın yazmak olduğuna inanıyorum ve umulup ta olmayan her duyguyu yazarak yaşamak mümkün diyoru..