- Kategori
- Güncel
Kürt sorunu yoktur, ağa sorunu vardır.

Bu ülkede Kürt sorunu yoktur. Birileri tarafından Kürt sonu varmış gibi gösterilip malı götürmeye çalışanlar vardır. Doğrusu, güneydoğu halkının sorunu vardır. Güneydoğuda “ağalık” sorunu vardır. Güneydoğuda sorun “ağa”dır. Aşiret kurmuş ağalardır; “aşiret”tir.
Bu ülkede Kürt sorunu olsaydı, güneydoğunun dışında yaşayan Kürt kardeşlerimizin sorunu olurdu. Zaten, Kürtler ile diğer ırklar birbirine hısımlık bağıyla bağlanmış ve hısım-akraba olmuşlardır.
Bir kişi çıksın göstersin ki; Kürt olduğu için devlet tarafından eğitim ayrımı yapılmış, hastahanelerde ayrımcılık yapılmış, seyahat özgürlüğü kısıtlanmış, eş seçimi engellenmiş, devlet kademesinde görev yapması engellenmiş ve askerde ayrımcılık yapılmış vs. diye. Kürt olduğundan herhangi bir ayrıma maruz kalmış bir tek durum göstersinler. Her ülke gibi bu ülke de farklı ırklardan oluşmuştur ve bu doğaldır.
Devlet, bu bölgeden vergi toplayamazken, telefon ve elektrik paralarını tahsil edemezken, buna rağmen, bu bölge dışındaki vatandaşlardan aldığı vergiler ile o bölge halkını bedavadan beslemektedir. Buna rağmen devlet diğer bölgelerden aldığını parayı bu bölge halkının hizmetine aktarmaktadır. Biz bundan şikâyetçi değiliz ama işte bu önemli bir sorundur.
Buna rağmen, devletin o bölgeye götürmeye çalıştığı hizmetler birileri tarafından engelleniyor. Hizmet araçları yakılıyor, okulları yakılıp yıkılıyor, öğretmenler, doktorlar ve iş adamları öldürülüyor veya korkutulup kovuluyorlar. Çocuklar, okullara gönderilmeyerek eğitimleri engelliyor.
Eğer bu hizmetler yerine ulaşabilseydi, ağaların ağalığı zaman içerisinde yıkılacaktı. Bakınız, o bölgeye yönelik yapılan filmler bile onların ağalığını salındırıyor.
Kim yapıyor bütün bunları? O bölgede kimin sözü geçiyorsa o. Tabii ki ağanın sözü geçiyor. O bölge halk “ağayı” devlet biliyor. Ağa ne derse o oluyor. Peki, “ağa” bu krallığını yıkmak ister mi? İstemediği için o bölgenin sorunu devam ediyor ve edecektir de.
Güneydoğu halkına ayrımcılık yapanlar, Kürt ağalarıdır. Kendileri halkı sömürüp, bir eli yağda bir eli balda, çocuklarını istedikleri okullarda okutup ve istediği araca bindiriyorlar. Kendileri köşklerde, saraylarda yaşarken, vatandaş çamurdan evlerde yaşıyor ve tuvalet çukuru bile yaptırılmıyorlar. Halka zulüm ediyorlar.
Halkın bu sorununu başka yönlere çekip Kürtler üzerinden siyaset yapan kesimleri de bu millet iyi biliyor.
Bakınız bizzat yaşadıklarım ve duyduklarıma:
1. 25 yıl önce olan bir olay. Güneydoğulu bir genç, evinin kenarında tuvalet yapmak için bir tuvalet çukuru açıyor. Ağa bunu duyuyor, tuvalet yaptırmıyor ve o çukuru ona kapattırıyor.
2. O bölge halkı fındık sezonunda Karadeniz’e geliyor. Akşam, işçiler yorgun-argın eve gelmişler yerde oturuyorlardı. Ben de çardak altında geniş bir oturakta oturuyordum. Gençlere: “Orada, yerde oturmayın, gelin şu oturakta oturun” dedim. Fakat genç, çavuşunun gözüne bir baktı, yapamadı, yerde oturdu. Beni, ağa sanıyordu. Benim yanımda oturamadı.
3. Yıl 2006. O işçilerden lise mezunu olan, 18 yaşındaki genç bir kızımız, bizim bayanlara şunu söylüyordu: “Ne olur beni burada biriyle evlendirin de kedi-köpek olsun da ne olursa olsun, yeter ki memlekete gitmeyeyim. Eğer memlekete gidersem, babam beni, ablam gibi, 60 yaşlarında birine kuma üstüne satacak!” Bu ifadeler bizzat kızımızın ağzından dökülenlerdi.
Burada şunun altını çizelim: 60 yaşında bir adam, daha önceden 2 kadını daha var ve torunu yaşında olan 18 yaşındaki bir kız ile evlenmek istiyor ve bir baba ki kızını başlık parası uğruna ona satmaya kalkıyor! Bu insanlara ben insan gözüyle bakmam ve o kızımızın, o kişiler için kullanmış olduğu ağır ifadeyi de yerinde bulurum!
4. 1984 yılında, İzmir’de, 22 yaşlarındayım. Doğulu, 19 yaşında bir arkadaşım bana: “Memlekete mutlaka gitmem lazım, babam bana bir kız istemiş ve ben memlekete gidip onunla evleneceğim” diyordu. Ben de ona: “Bu yaşta evlenilir mi? Hem ne demek ‘baban istemiş’ senin istemediğin bir kız ile seni nasıl evlendirir? Evlenme” dedim. “Kız istiyor mu?” dedim. “Onun söz hakkı yok ki” dedi. Ben o zamanlar bu tür olayları bilemediğim için ve yöremizde böyle olaylar yaşanmadığı için şaşırdım. “Kızı almazsan ne olur” dedim. “ Silahlı vurgun olur” dedi. Şok olmuştum. Bunlar bizzat duyduklarım ve yaşadıklarım. Var mı böyle bir insanlık anlayışı?
Bu çağda, nedir bu kadınlara yapılan hayvan muamelesi? Sokaklarda ip bağlanıp sürüklenenler, metruke malı gibi parayla alınıp satılan kadınlar! Kim yapıyor/yaptırıyor bütün bunları? Ağa istediği kızı alabilecek, kimi, kim ile isterse evlendirecek, kadınların asla insanca yaşama hakkı olmayacak, söz hakkı olmayacak, sevme/sevilme hakkı zaten olmayacak! Delikanlılar da istedikleri kız ile evlenemeyecekler. Bu ne zulümdür?
Hayvanseverler derneği kurup, hayvanlara gösterilen ilgi, bölge halkının kadınına sıra gelince niye gösterilmiyor, neden susuluyor?
Halkın seçme ve seçilme hakkı yok. Ağa oturuyor sandığın başında gerekeni yapıyor. Ağa ya kendini seçtiriyor veya istediği kişiyi seçtiriyorlar. Güneydoğu siyasetçilerinin hemen hepsi böyle. Neden susuyorlar? Güneydoğuyu idare eden aşiretler, bu konuyu dile getirip, bu zulmü ortadan kaldırması gereken siyasilerdir ama bu siyasiler kendi siyasi geleceğini tehlikeye atar mı? Sonra kalkmışlar Kürt sorunu var diye İsrail’e köpeklik yapıyorlar.
Bir ağanın köyleri vardır ve millet ona köledir. Millet, boğazı tokluğuna çalışır ağa da devran sürer. Halkın toprağı yoktur, ağanın vardır. Halk insan yerine bile konulmaz. Halkın ekonomik özgürlüğü yoktur. Halk özgür bile değildir. Gerçek bir toprak reformu şarttır.
Güneydoğu halkının bu sorununu herkes biliyor fakat açıkça dile getirilmiyor. Neden? Açılım ise işte gerçek açılım bu, önemli olan bu feodal yapıyı yıkmaktır. O halkı aşiretin ve ağanın esaretinden kurtarmaktır. Gerçek bir toprak reformu yapmaktır.
İşte, güneydoğu halkının gizlenen sorunu budur. Tartışılmaya bile müsaade edilmeyen sorun budur. Orada bu yapı kırılmadıkça, gerçek bir toprak reformu olmadıkça ve halk, ağanın esaretinden ve aşiretin elinden kurtulmadıkça o halkın sorunu bitmez.
Bu ve buna benzer daha nice insanlık dışı ağır sorunlar bulunmaktadır…