Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Kasım '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
419
 

Kurtlar Vadisi’nde nasıl boğuldum?

Kurtlar Vadisi’nde nasıl boğuldum?
 

Etrafta simsiyah montlarla dolaşan Polat’lar, Çakır gibi sevgilisi olsun, dibinden ayrılmasın modeli kadınlar, sert ifadelerle, oyunculuğun değil (peki hepsi değil çoğu diyelim) odunculuğun işaret edildiği mimik hareketleri…

İşte yukarıda sıraladığım her bir şey beni boğuyor ve gerilip, niye yaşadığımız –dürüst insanlar olarak, yamuk yapmadan- üzerine düşünmeme neden oluyor. Neden bu diziye karşı tepkiliyim, neden, neden diye soruyorum kendime uzun süredir ve az önce bir neden bulabildim!..

Evreka Evreka:)

Bu dizi bir düşünce modeli ya da bir şeyi iyileştirme nedeni taşımıyor. Bunun yerine, ortada dolaşan şiddet ve diğer izm’li duyguların (içine dön, bir bak okuyucu) kabak kenaki gibi ortaya çıkıp, alevlenmesini sağlıyor.

Diziyi seyrettikten sonra insan nasıl bir çözüm bulurum, bu ülke nasıl kurtulur, nelerle uğraşırsam önce kendime faydam olurun yerine binbir türlü hile, hurda ile nasıl daha şiddetli intikam alırımım peşine düşüyor. Bu verilen, burnumuza dayatılıp, gözümüzün içine sokulan şiddette hayatın içinde sorunların çözümü yerine ‘sorunlardan sorun yaratmak’ olarak karşımızı çıkıyor.

Sorunları; illa silahla, eylemle, sağa sola atılan mermi sesleriyle, sazla ve bol aksiyonlu sözlerle daha da içselleştiriyor. İnsanların pek çoğu -dizi enstantenelerinden dolayı- çözümsüzlüğün vahim çöllerinde dolaşan, sıcaktan boğulmak üzere bir canlı gibi dili dışarıda, elindeki silahı her an dışarı ateşlemek isteyen bir hale bürünebilirmiş gibi geliyor bana…

Bence temel sorunumuz bundan ibaret: Olayları deşmek yerine başka olayları ortaya atıp, bilinen (saptırılan da olabiliyor) ya da olası gerçekler üzerine yol alıyoruz. Ama bu yol hem şiddetin içinde geçiyor hem de şiddetin kanıksandığı bir toplumda yaşadığımız için hayatımızın olmazsa olmazları arasına giriyor. Yani çözüm çözmek dizi seyrederken nara atmakla eşleştiriliyor. Oysa tarihi biraz kurcaladığımızda değişimlerin ne kadar zor olduğunu ve bu değişimlerin düşünce temelli, bol bilgi derinliğinde ve analitik düşünerek olabileceğini görüyoruz. Başka türlü düşünenlerin dünyası ise şiddeti getiriyor güle oynaya (şekil 1.a-dön bak kendine ve paltona)…

Artık siyah paltolu adamların aynı jargonla konuşmasından, saçma ruganvari sivri papuçlarla dolaşmasını seyretmekten o kadar sıkıldım ki…

Boğuluyorum bu dizilerin yarattığı şuursuz-şiddet temelli, şuurlu -bilinıçdışı ruh halini taşıyan modellemelerden…

Gençlik nereye gidiyorsa gitsin (D&R'a uğrasınlar bol ama!) ama ne olur siyah palto ile bir amaç, bir yol çizmesin…

Bir yol çizmek iyileştirmeyi de getirmeli...

Unutmamakta fayda var: rugan papuç=rugan papuçtur.

Ne bir eksik ne bir fazla…

Ve bir replik: (tam şu anda sesi geliyor-mandalinamdan bile soğudum bir an)

-Mematiye bir şey olmuş mu?

-Kim o şekerim?

-O da benim şekerim, şekerim.

Bakın ulvi sözlere, biryantin bıçkını saçlara ve düşünmeye başlayın...

Bir-2-bir-2!..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Vur ötekine... Brir çocuklara silahı, diğeri daha çocuk yaşta yasak ilişkileri öğretiyor, özendiriyor... Selamlar

murat ertaş 
 19.11.2007 22:39
Cevap :
Aynen öyle:(( İyi akşamlar!!  20.11.2007 23:04
 

Okuma eyleminde bulunmaktan pek hoşnut olmayan insanımıza aslında bir takım gerçekleri, örtpas edilen olayları anlatmanın, onlarında anlamasını sağlamanın bir yolu bence. Güncel konuları yakından takip ettiğide bir gerçek. Şiddeti sadece kurtlar vadisinde aramamak gerekir. Terör diye dizi yapacaklardı terörü kışkırtır diyerek yayınlanmadı. Peki terör kışkırmadı mı? Bir takım gerçekleri su yüzüne çıkartıp sosyal çerçeveden anlatmanın en güzel yolu bence. Dediğim gibi bence işte...Selamlar.

Tarık Azra 
 16.11.2007 18:53
Cevap :
Merhaba Tarık Bey, tabii ki sevebilirsiniz diziyi, bu çok doğal. Benim demek istediğim şey, bilinçsiz ve körü körüne seyredip, yaşamını değiştirenlerin Polat'a dönme çabaları... Siz belli ki çok daha bilinçli yaklaşıyorsunuz olaya ve seyretme eylemini seviyorsunuz. Önemli olan da bu. Gerçekler rating kaygısı gereği action hırsından arındırılırak da yapılabilir. Sevgiler!!  16.11.2007 21:13
 

süper...mide bulandırıcı dizilere ben Kurtlar vadisinden daha tehlikeli gördüğüm cadıcı-büyücü dizileri eklemek istiyorum.çocuklarımızın zihinsel gelişiminde oldukça kötü sonuçlar doğurabilecek diziler...saygılarımla

METİN ÜSKES 
 16.11.2007 17:07
Cevap :
Sağolun:)) Çok teşekkür ederim!!  16.11.2007 17:39
 

Hırtlar Vadisi'ni izlemekbana hiç nasip olmadı...Salonu boşaltsalar da ben de izlesem diyorum...Biletleri karaborsada mı acaba...Özellikle şu ''Paltoları ''merak ettim...İçinde ne komik duruyorlardır kim bilir ? Saygılarımla...

Mesut Selek 
 16.11.2007 0:02
Cevap :
Dizi dizi sizin de dediğiniz gibi Mesut bey... Ama varlar, kaçsak da sokakta yakalanıyoruz... Paltoları bilirsiniz: Hemen her erkeğin bir dönem giydiği, kalın, koyu renkli paltolardan. Hani babalar giyer, ama babalarımız, Polatcıklar değil... Onlar işte. İyi akşamlar!!  16.11.2007 21:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 87
Toplam yorum
: 246
Toplam mesaj
: 98
Ort. okunma sayısı
: 1425
Kayıt tarihi
: 29.03.07
 
 

29 yaşında ve yengeç burcuyum. Her sabah 'flu' gözlerle dünyaya merhaba dememi sağlayan 5 numara göz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster