- Kategori
- Eğitim
Kurum kapatma hastalığımız
Ülkemizde yıllardır eğitim kurumlarımıza zarar veren kişilere değil de, o kişilerin çalıştığı kurumlara ceza verilmektedir. Kaza yapan otomobilin şoförüne değil de otomobile ceza vermek ne kadar yanlış ise, suçlu kişilere değil de kurumlara ceza vermek de o kadar yanlıştır. Osmanlı döneminin son yıllarından bu yana suçlulara değil de kurumlara ceza vererek eğitimimize verdiğimiz zararları bir hatırlayalım. Osmanlının son yıllarında çıraklık eğitimi veren lonca sistemini kaldırdık. Yanlış yaptığımızı 100 yıl sonra anlayabildik. 1950’li yıllarda köy enstitüleri, işlendiği belirtilen birtakım suçlardan dolayı kapatılmış, böylece ceza yine kuruma verilmiş, suçlu olduğu belirtilen kişiler de öğretmen okullarında göreve devam etmişlerdir. 1970'Ii yıllarda Yüksek Öğretmen Okulları aynı gerekçelerle kapatılmış, suçlu olduğu belirtilen kişiler başka okullarda görevlerine devam etmişlerdir. 1998 yılından bu yana bazı olaylardan dolayı İmam Hatip Liseleri bahane edilerek milyonlarca meslek liseli mağdur edilmiştir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Sonuç olarak, bu kurumların yerine yenilerinin yapılamaması, esas suçluların serbestçe dolaşıp faaliyetlerine devam etmesi ve diğer faktörler yüzünden eğitimimiz çok büyük zarara uğramıştır. Artık kurum kapatma hastalığından kurtulmamız gerekir.
Saygılarımla.
Sami NOGAY
Saygılarımla.
Sami NOGAY