- Kategori
- Şiir
Leylak mevsiminde
Sırtımı döndüklerim, gölgem
Gölgeye gölge düşüren sen
Gözlerim ışık körü
El yordamı tuttuğum düşünceler
Ya parmak ucu çizgilerimi
Ya bileğimin geçitlerini keser
Soluksuz sonsuzluğun ağıtı
Boşluğa asılan şah damar
Akarı, kıyıya aşina yaban
Ateş tadında eksilişiyle
Kıyı kendine ezeli düşman
Dem vakti kızılında çınlar adın
Erginlik kör kuyu dolusu karanlık
Uykuyadır azılı ferman
Sızım sızım düşlerden
Çığlık çığlığa uyanıklık ondan
Bebeğin cennet kokusunu yayar
Eğreti duyumun yüze eklenişi
Bir gülüşün utanca açan çiçeği
Melez özlemin göğsünde büyür
Kökü mavi yaprakları çile rengi
Gölgeler içinde aslıma
İkinci el umutla rehin verdim
Şimdilik tüm nefesimi
Işığın merhametinde giz
Çırılçıplak yaşamak hevesim…
Hep böyle miydi hayatın dili
Kekeme sözleri
Hep mimli miydi hüzüne
Sahi unuttum
İlk cümlesi neydi ?
Dağılmış ağzından doğan güneş
Hangi şafak zikriyle batıdan sökün etti ?
Isınmış su
Isınmış toprak, hava
Ve kızışmış çıplaklık
Bahar avuntusu
Şimdilik isyanın sesi
Leylâğın eflâtun hatırına
Tüm birikenlere inat
Zemherinin hasır altı edilişi
Varsın kanat çırpsın
Zulüm zulmün göğüne
Dert derdin üstüne
Leylâklar açmış bak
Kısacık ömründe
Gülüşler giydirmiş eflâtun rengine
Şükran AY