Liberal safsatalar… / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Haziran '11

 
Kategori
Güncel
 

Liberal safsatalar…

Liberal safsatalar…
 

Son yıllarda bakıyoruz insanların dilinden “liberal” kelimesi düşmüyor. Kim bir şeyin karşısında olsa kendini hemen liberal olarak tanımlıyor. İş bazen o kadar ekseninden kayıyor ki, anlı şanlı köşe yazarları laiklik karşıtlığını bile savunurken liberal olmayı öğütlüyorlar. Tabii bu taraji komik durum bilenleri acı da olsa gülümsetiyor da, bilmeyenler bu tür konuşanların bir şeyler bildiğini sanıyor. 

Liberalizm de bir ideolojidir. Kişiye çıkar sağlıyorsa herhangi bir ideolojiden yana olmak suç değildir. Avrupa’da kölelik düzenine alternatif olarak ortaya çıkan Liberalizm, ilk anda kulağa hoş gelen sözlerle anlatılır. Tam olarak özgür bir yaşam olarak ifade edebileceğimiz liberalizmi “bırakın yapsınlar, bırakın geçsinler” cümlesi ile anlatabiliriz. Liberalizmi dört temel kavramla özetlemek mümkündür. 

1- Her türlü kolektivizme karşı olan bireycilik;
2- Bireysel Hak ve Özgürlükler
3- Serbest Piyasa Ekonomisi
4- Hukukun Hâkimiyeti ve Sınırlı Devlet 

Biraz açalım. 

Bireycilik:
Liberalizm’de birey sosyal teorinin temel noktasını teşkil etmektedir. Birey, bazı düşünürlerce ondan daha yüksek bir varlık olduğu varsayılan “toplum” veyahut “sınıf” gibi herhangi bir bütünün amaçlarını gerçekleştirme aracı değildir. Liberalizm’de, bireye, toplumdan veya herhangi başka bir kolektif bütünden daha fazla ahlaki bir değer atfedilir. Yani Kürt, Türk, müslüman gibi toplumsal kavramları çoktan unutmuş olacaksınız. 

Bireysel Hak Ve Özgürlükler:
Liberal düşünce geleneğinde, özgürlük, hemen hemen her düşünürün önemle vurguladığı değerlerin en başta gelenlerindendir. Tabii ki her düşünce özgürlük ister Ama Liberalizmin özgürlük kavramından anladığı biraz farklıdır. Şöyle ki; Özgürlük, bireyin, dışardan gelen keyfi bir zorlama olmaksızın, serbestçe hareket edebilmesidir. Özgürlükte esas olan şey “bir şey” sağlanması değil, onun dış baskı ve zorlamalara maruz bırakılmamasıdır. Diğer teorilerde belirtildiği gibi, bireylerin özgür olmaları için, devletin bir takım müdahalelerde bulunması ve böylelikle toplumsal yaşayışı düzenleme görevini üstlenmesi gerekliliğini getiren bir kavram değildir. Ya da bir başka deyişle, özgürlük “sınıflar” adına belirlenmiş bir takım “rasyonel” hedeflerin izlenmesi adına sürü halinde hareket etmek de değildir. 

Burada durup dikkatle düşünmek lazımdır. Nüfus kâğıdınıza bakın. “İslam” yazdığını göreceksiniz. Kim, ne hakla ve neye dayanarak bana bir din empoze edebilir ki? Birey, dinden çok daha önemlidir. Tabii liberal düşünceye sahipsek. Veyahut da kim kızını kendi kafasında oluşan doğrular doğrultusunda biri ile evlendirebilir ki? Böyle şeylerin hiçbiri liberalizmde yoktur. 

Hukukun hâkimiyeti ve sınırlı devlet: 

Cümleden anlaşılacağı üzere devlet sadece gözetleme görevi görecektir. Birey ile ilgili hiçbir yaptırımda bulunması söz konusu olamaz. Bağımsız ve özgür hukuk düzeni bireyler arasındaki anlaşmazlıkları çözer. 

Serbest piyasa ekonomisi: 

Aslında liberalizm dendiğinde insanların aklına gelen sadece bu bölümüdür. Mal ve hizmetler tamamen serbest rekabet ile oluşmalı ve dolaşımında sınır olmamalıdır. Piyasada üretim rekabeti kaliteyi ve fiyat dengelerini oluşturur. Devlet buna cüzi bir vergi tahsili dışında hiçbir müdahalede bulunmamalıdır. Her türlü mal ve hizmet özel sektör tarafından oluşturulur. Öyle devletin bina yapması (TOKİ) gibi durumlar liberal ekonomide söz konusu bile olamaz. 

Sevgili okur; 

İlk üç maddeyi okuduğunuzda isyan ettiğinizi biliyorum. Zira ne bizde ne de başka ülkelerde o maddeleri uygulayan ve kendine liberal diyen sistem bulamazsınız. Liberal sistem, hızla tröstleri, kartelleri oluşturmuştur. Bütün dünyaya da kendi çıkarlarına uyduğu için serbest piyasa ekonomisini uygulatmaya çalışırlar. Ne kadar uygulanabildiği de ülkemizde görülmektedir. 

Sistemler bir bütündür. Yani ekonomide liberal, sosyal yaşamda komünist, düşüncede dinist olamazsınız. Bizim hükümetler “Biz muhafazakâr bir hükümetiz” diye bağırır durur. Ekonomide liberal, sosyal hayatta muhafazakâr olmak, evde ben kürdüm diye bağırırken, iş yerinde koyu Türk olduğunu savunmaya benzer ki böyle bir durum insanı yorar, mutsuz eder. Kısa bir süre sonra da problem olur. Hanımefendi yanına topladığı birkaç türbanlı hanımla kapı kapı gezip insanları Müslümanlığa, hatta şu veya bu tarikata girmeye yönlendirirken, beyefendinin iş yerinde liberal yaşamın, ekonominin erdemlerinden bahsetmesi ne o aileye, ne de o ülkeye hayır getirmez. Sonra da birileri çıkar köşesinde laik olmayın liberal olun der. 

İzmir 2011-06-20 

 
Toplam blog
: 1508
: 1688
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..