- Kategori
- Futbol
Lig'e yıldırım düştü!

Ligimiz de bahar şenliği. Futbol dışında, ne ararsak buluyoruz. Kulüp başkanları birbirleriyle selamsız, sabahsız, patavatsız. Futbolcular çok konuşur, az çalışır oldu. Hakemler gördüklerini çalamaz. Küfürleri bazen duyar, bazen duyamaz. Kulüpler ve camialar maddi durumlarına, başkanlarının edepsizlik seviyelerine göre itibar görüyor. Bir takıma sudan sebeplerle ceza yağdırılırken, diğerinin yaptığı yanına kar kalıyor. Çünkü siyaset hemen devreye giriyor.
Penaltı gibi penaltılar hayal oldu. Artık sahada hakemlerin, ekran başında yorumcuların bakış açılarına göre değişiyor. Hakeme göre ofsayt, taraftara göre buz gibi gol. Kararsız kaldık. Televizyonlarda bariz mi, pasif mi tartışılıyor. Futbol ayak oyunuydu. Son yıllarda elle atılan goller de geçerli sayılıyor. Galibiyetler kolaylaştı. Skorlar siliniyor. Berabere biten maçlar, yeniden oynatılarak şampiyonluk yarışında avantaj sağlanıyor. Eskiden üç büyükler vardı. Şimdi bağımsız Cumhuriyetler.
Bir de süper ligin takımları arasında gruplaşmalar. Geçmişte küme düşecek takımlara zor günlerinde omuz verir, birinci ligde kalmasını sağlarlardı komşu il takımları. Şimdi şampiyona destek olma modası. Günümüz de üçlü koalisyonlar. Örneğin, B.A.F.K. Vatana, millete ve Türk futboluna fayda sağlamayan, kendince icraat gösteren ve adını üyelerinin baş harflerinden alan bir koalisyon oluşumu.
Futbolumuza yıldırım düştü! Sorumsuz, savruk beyanlar, iftira ve karalama çalışmaları, hakemleri ve federasyonu zan altında bırakma ve karşıt imza toplama seferberlikleri. Dolayısıyla taraftar taşkınlıkları. Başkent çıkarmaları. Olaylara maydanoz olma. Kendi aralarında oynanan maçlarda, vasat futbolun getirisi dört golle sonuçlanabiliyor. Kalıplaşmış markanın yüzüncü yıl hatırına her yol mubah politikasının yan ürüncükleri. Kullananlar ve maşa olanlar.
Hiç kimse farkında değil. Hızla artıyor futbol kirliliği. Türk futboluna zarar veriyor bu tür maceralar, guruplaşmalar. Ülke futbolu, alt yapı hak getire. İşte Rüştü gerçeği. Bu gün milli takım kalecisi Volkan sakatlansa yerine geçecek iyi bir kalecimiz yok.Yerli ve kaliteli forvet, santrafor, stoper sıkıntısı çekiyoruz. Çünkü çekirdekten yetiştiremiyoruz.
Türk usulü imece ile ite kaka şampiyon olan kulüplerimiz, Avrupa şampiyonlar liginde ve UEFA kupasında dökülüyorlar. Dökülecekler. Ta ki bu zihniyet son bulana kadar. Milli takımın başarısı kimseyi aldatmasın. Önce Fatih Terim’e, sonra kaleci Nikopolidis ve Myhre’ye teşekkür etmek lazım.