Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Haziran '11

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
426
 

Lizbon stratejisi ve “eski bilgeler haklıymış”.

Lizbon Stratejisi özellikle 2000 yılından itibaren çokca ismini duyduğumuz ama ne olduğunu bilmediğimiz iki kelime. Avrupa Birliği, temelini ekonomik çıkarların üzerine oturttuktan 40 yıl sonra ekonomi ile geminin yürümeyeceğini anladığında, Birliğin devamını korumak adına “Birlik felsefesi” üzerine çalışmaya başladı. 

 

10 yıllık stratejisinin vizyonunu belirledi ve tüm Avrupa’da bu stratejiye uygun eylemlerin gerçekleştirilebilmesi için kültürel farkındalık çalışmalarından ekonomik çalışmalara kadar işler gerçekleştirdi ve bunun için milyar Eurolar harcadı. 2005 yılında, belirlediği stratejiyi revize etti, yani geminin rotasını yeniden düzenledi. 2008’e geldiğimizde ise stratejinin sonuçlarını tartışmaya başladı; neyi başardık, neyi başaramadık, neden? 

 

Daha fazla ve daha iyi işlere, daha fazla sosyal uyuma sahip, çevreye saygılı, sürdürülebilir ekonomi kabiliyetine sahip, dünyadaki en dinamik ve rekabet gücü yüksek bilgi tabanlı ekonomi” belirlemiş oldukları stratejinin merkezidir. Bu vizyonu gerçekleştirmek için üye devletler, politikacılar, şirketler, sosyal aktörler arası işbirliği, yenilikçilik politikaları, eğitim, çevre ve enerji ana unsurları alanlarında çalışma kararları alınmıştır. Küreselleşmenin getirdiği rekabetçiliğin zorlukları, sosyal değişim eğilimleri ve sorumluluğu beraberinde getiren yeni bir demokrasi anlayışı bu ana unsurların tercih edilme sebepleridir. 

 

Şimdi yazının başlığı ile bu konu nerede örtüşüyor, ona bakalım. 

 

Eski bilgeler ne diyor: Doğada mevcut bir düzen vardır ve bu düzen kendini fizik planda yasa olarak gösterirken, beşeri planda adalet olarak ve sonuçta uyum ve güzellik olarak gösterir. Herkes, kendi bilinç seviyesi içerisinde, doğadaki görevini en iyi şekilde yerine getirdiğinde, mükemmel düzen ve sonucunda toplumsal uyum ve güzellik ortaya çıkar. 

 

Lizbon Stratejisi’nde özellikle altı kalın olarak çizilen işbirliği, sorumluluk, yenilenme ve bilgiye duyulan ihtiyaç, toplumsal fikir birliği ve doğa ile uyum ise tam da eski bilgelerin bize sürekli tavsiye ettiği araçlardır. Platon, 2500 yıl önce Devlet adlı kitabı ile toplumsal uyumun nasıl elde edileceğine ilişkin bir el kitabı bile hazırlamıştır. 

 

O zaman, Amerika’yı yeniden keşfettiğimize göre, bize düşen nedir? Hayattaki ödevimizi keşfetmek, onu en mükemmel şekilde yerine getirmek, yaşadığımız yeri bulduğumuzdan daha iyi bırakmak, konuşmadan önce düşünmek, düşündükten sonra yapmak. 

 

Bunları nasıl yapacağım diyorsanız önce kendinizi yönetmeyi öğreneceksiniz. Kendinizi önce tanımlayacaksınız, mükemmel olan ile kıyaslayacaksınız, eksiklerinizi göreceksiniz, eksiklerinizi nasıl bertaraf edeceğiniz üzerine planlar geliştirecek, bu planları uygulayacaksınız ve kendinizle sabırlı ama ince bir el sanatları işçisi gibi çalışacaksınız. Gerçekteki kendiniz ile yüzyüze gelmekten korkmayacaksınız. 

 

Karanlıktan korkan bir çocuğu kolaylıkla affedebiliriz. Hayatın gerçek tradejisi, bir yetişkinin aydınlıktan korkmasıdır.” Platon 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

..yönetmeyi öğrenmek mi? Bu tam bir ömrün sonunda olabiliyor. O zaman da yönetilen durumuna yine geçiyoruz arkadaşım.

Yüksel ÖNAÇAN 
 22.06.2011 12:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 68
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 2590
Kayıt tarihi
: 27.05.11
 
 

Çoklu paydaş ortamında çalışma yeteneği, özellikle inovasyon ve kümelenmeyi teşvik etmek için kamu k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster