Lozan, TC'nin tapusu mu; CHP'nin tapusu mu? / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ekim '16

 
Kategori
Güncel
 

Lozan, TC'nin tapusu mu; CHP'nin tapusu mu?

Lozan, TC'nin tapusu mu; CHP'nin tapusu mu?
 

internetten alınmıştır


Cumhuriyet yıllarının uzlaşma kabul etmeyen tartışma alanlarından biri de Lozan Antlaşması olmuştur... Bir taraf Lozan'ı Cumhuriyet'in tapusu gibi görürken, öbür taraf Lozan'ın aslında bir hezimet olduğunu iddia etmiştir.

Lozan'ın TC'nin tapusu olarak gören zihniyet geniş anlamıyla CHP'de buluşan, Batı değerlerine bağlı, Osmanlı'dan haz etmeyen, Halk çoğunluğuna soğuk duran ve kendilerini "Atatürkçü" olarak gören kesimler.

Bu grubun Lozan'a sadakatı anlaşmanın kazandırıp kaybettirdiklerinden ziyade, bu anlaşmayı gerçekleştirenin İsmet İnönü  oluşundandır.

Eğer, Lozan, İnönü'nün bulunmadığı bir heyet tarafından (örneğin Fevzi Çakmak) kabul edilseydi, bugün, onu "kutsal bir metin" gibi görüp ona laf söyletmeyenlerin pek de umurunda olmazdı.

Ne demek istediğimi, yine Lozan murahhaslarından Doktor Rıza Nur'un Hatırat'ında anlatır...Cephede savaş kazanmış bir milletin Lozan'da bu zafere paralel bir "pazarlık" yapamadığı, daha ziyade verilenlerle yetinmek zorunda kalındığı açık.

Peki, aradan bunca yıl geçmişken niye hala Lozan'ı tartışıyor ve bu tartışmayı zıvanasından çıkararak "ihanet" ten bahsedebiliyoruz!!

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son konuşmasında Lozan'ı bize zafer diye yutturdular, demesi Lozan'ı tapu senedi gören zihniyeti yine çok kızdırdı...Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhurbaşkanı'nı ihanetle suçlayacak kadar ileri gitti...Neden?

Lozan'ı eleştirerek o gün hak ettiğimizi alamadık, demek neden ihanet oluyor ve/veya kime ihanet oluyor?

Lozan'ın bir yutturmaca olmadığını, bir zafer olduğunu iddia edersiniz ve bunu isbat edecek tarihi belgelerini sunarsınız...Bu ülke bunu adam gibi tartışabilir...Sonunda da, hak ettiğimizi alamamışız; ya da almışız deriz olur biter...

CHP neden Lozan diyince hop oturup hop kalkıyor...Yoksa, Lozan TC'nin değil CHP'nin tapusu mudur?

Sevr gibi, hiç bir zaman realize olmamış, parlementolarda kabul edilmemiş, devlet başkanlarının imzası altına alınmamış bir emperyalist paçavrasını öne sürerek Lozan savunmanın anlamı nedir?

Sevri savunan bir Allah kulu var mı bu ülkede?...Öyleyse, neden Lozan'a kayıtsız şartsız sadakat gösterelim; neden burnumuzun dibindeki adaları alamayışımızı normal, hatta zafer sayalım!

İçinde CHP'nin olduğu her işin mutlaka zafer olarak kabul edilmesi mi gerekiyor?

Lozan Anlaşmasını, Türkiye'nin temsil yönünden en demokratik olan ilk Meclisi kabul etmemiş; bunun üzerine bu Meclis lagvedilerek ikinci Meclis kurulmuş ve bu Meclis Lozanı kabul etmiştir.

Yani, ortada bir dayatma olduğu kesin...Bu o zaman için anlaşılır olsa bile, bugün hala bu dayatmaya boyun eğmek zorunda mıyız?

Hani, gidip yarın Yunan adalarını fethedelim, diyen yok da buna rağmen, Cumhurbaşkanı'nın ifadelerinden, bir Yunanistan Başbakanı Çıpras tedirgin oluyor, bir de bizim Ana muhalefet öfkeleniyor!!

Burda bir anormallik yok mu?...Bu nasıl bir "anlaşma" ki, taraf devletlerden biri bu anlaşma sayesinde kazandıklarını korumak için, anlaşmaya sahip çıkıyor; bir de karşı tarafın muhalefet partisi sahip çıkıyor!!

Lozan Anlaşması'na Türkiye'nin tapu senedi demek, bence bu ülkeye saygı duymamaktır...Osmanlı gibi bir devletin bakiyesi olup da, iki tane emperyalistin ağzından çıkacak iki kelemiyle "devlet" olduğunu sanmak kadar acı bir şey olur mu?

Ne yani, Lozan olmasa, Türkiye olmayacak mıydı?...Biz, Sakaryada, Dumlupınarda düşmanı yenmemiş miydik...Yunan'ı İzmirden denize döken biz değil miydik!

Niye buna rağmen, İngiliz'in verdiğiyle yetinmek zorunda kaldık...Burnumuzun ucundaki Adaları, Misak-i Milli sınırları içindeki Musul, Kerkük'ü istemedik...

Bunları konuşmayalım, tartışmayalım mı?...

Tekrar ediyorum; Lozan hakkında böylesine agresif bir hassayiyet içinde olduğuna göre, bu Lozan anlaşması aslında CHP'nin tapusu herhalde...

Lozan iptal olursa, CHP de iptal olacak korkusu var sanki...Tuhaf değil mi?

Hem de dikkat çekici bir tuhaflık!!

 
Toplam blog
: 1645
: 822
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..