- Kategori
- Siyaset
Lozan ülke için zaferdir...
Bugün Lozan Antlaşması’nın 94’üncü yılı. Ülkem için kutlu olsun.
Neredeyse bir asırdır ‘hezimet mi, zafer mi’ diye tartışılıyor...
Yahuuu.. gerçeğin ortaya çıkması için basit bir yöntem yeterli:
“Bir tarafa Sevr haritasını koyarsınız yanına da Lozan haritasını...
Mukayese ettiğinizde gerçek görülecektir. Lozan kaybettiğimiz Anadolu’yu geri kazandırdı.
Bugün bir genç karşınıza geçse ve ‘Bana Lozan’ı anlatın’ dese ne dersiniz?
Bir kere derim ki ‘Sevgili genç arkadaşım, sen nasıl ki doğum tarihini
unutmuyorsun, ülkenin doğum tarihini de ezbere bileceksin.
24 Temmuz 1923 bu ülkenin doğum belgesidir.’ Bir kuruluş senedidir,
ülkenin tapusudur.Lozan da aynı şeydir.
Bu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden ana belgedir.
Büyük devletlerin, bugünkü tabiriyle küresel güçlerin,
Ankara hükümetinin yani daha sonra kurulacak olan
Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası alanda milli bir devlet olarak
hukuken tanınmasını getiren bir belgedir. Burayı iyi okuyun..
Dolayısıyla bugün her zamankinden daha fazla sahip çıkmak gerekiyor
Coğrafyadaki kaygı verici gelişmeleri hepimiz yakından takip ediyoruz.
Dolayısıyla, Lozan’ın bize tevdi ettiği sınırlara sahip çıkma gibi
bir sorumluluğumuz olduğunu düşünüyorum.
Lozan sulh anlaşması mıydı yoksa Türkiye’nin rejiminin de
konuşulduğu bir masa mı?Adaları alsaydık! Evet, ne şahane olurdu. Musul’u alsaydık!
Evet, harika olurdu. Ama müzakere yapıyorsunuz.
Bir şeyleri veriyorsunuz, karşılığında bir şeyleri alıyorsunuz.
Bakın en önemlisi bağımsız bir devletin tanıtılması.
Osmanlı borçlarının diğer devletlere de bölüştürülmesi,
savaş tazminatı ödenmemesi, kapitülasyonların kaldırılması...
Tüm bunlar kayda değer başarılardır. Çünkü karşı taraf size,
‘Siz yenik Osmanlı devletisiniz. Eşit koşullarda değiliz ki’ diye dayatıyor.
‘Biz sizinle eşitiz. Biz yenik Osmanlı hükümeti değiliz.
Biz savaş kaybetmiş, Mondros Ateşkesi’ni imzalamış, arkasından
Sevr’i imzalamış hükümet değiliz. Siz karıştırıyorsunuz.
Biz Milli Mücadele’yi vermiş, yani Kurtuluş Savaşı’nı kazanmış,
arkasından Mudanya Ateşkesi’ni imzalamış, kazanan bir taraf olarak
Lozan masasına oturduk’ diyoruz.. Bunun bile kabul ettirilmiş olması büyük başarıdır.
Onun için boş konuşanları ,Kendilerinde o değerler olmadığı için karalayanları bırakıp
Büyük Atatürk’e ve imzalayan büyük İsmet İnönü (İsmet paşa )ye
her zaman şükranlarımızı sunmalıyız. Onlar büyük adamlardı .Ülkeyi kurup gittiler.
Bu böyle biline gençler. Lozan budur ve bir zaferdir.
ozcanvural33@hotmail.com