- Kategori
- Haber
Lübnan ve mafiyetkar asker!

Bize, Kurmay mektebinde bir deyim öğretirlerdi. Türk Dil Kurumu'nun sitesinde aradım. Bulamadım. Belki yıllar, bu sözlerin nasıl yazıldığını bile bize unutturmuş!
Iki sozcuk: "Mafiyetkar Subay." Mafiyetkar subay; amirlerine açık açık düşünncelerini söyleyebilen, tartışan, ama son söz söylendiğinde de "Emredersiniz!" diyebilen subaya deniliyor. Yağcilikla, silik olmakla kariştırılamıyacak bir terim.
Lübnan'a asker gonderilmesi konusu hic mi hic aklima yatmadi.
"Ortadogu'nun yeniden sekillenmesinde gorev almamiz gerekiyor!" diyorlar. Aklima yatmiyor.
"Yardima ihtiyaci olan insanlar icin gidiyoruz!" diyorlar. Yine aklima yatmiyor. "Askerle mi?" diye soruyorum.
Ne derseniz deyin, inatci bir yapim da var, bu is bize gore degil, diyorum...
Aklim yatsa, vatan icin bu yola kafa koyduk, diye inanabilsem, uc oglumun yakasina yapisir, hadi siz de gidin, derim. Tahsil var, terbiye var, Ingilizce'yi ana dilleri gibi bilirler, sporcular... Onlar gitmeyecek de kimler gidecek?
Inanan uluslarin tarihine bakin. Krallarin, kralicelerin, baskanlarin, basbakanlarin ogullari hep on saflarda savasmislardir...
Mafiyetkar askerimiz de, sivil otoriteye, dusuncelerini soylemistir. Ama, son soz milletin temsilcilerinin degil mi? Milleti temsil edenler karar verirler. Asker de uygular.
Gittiler diyelim. Yine orada verilecek her kararda, atilacak her adimda, "Mafiyetkar Asker" inize danisin, derim.
Evet, son soz sizin. Ama bilesiniz ki, temsil ettiginiz halkin cocuklarini gonderiyorsunuz.
Ayrica; siz de milletinizin "Mafiyetkar Milletvekilleri" olmayi unutmayin!
Onlar size ne emrediyorlar? Iyi dinleyin...