- Kategori
- Futbol
Luis Aragones neyi temsil ediyor?

Luis Arafones Neyi Temsil Ediyor?
Luis Aragones Neyi Temsil Ediyor?
Fenerbahçe 2008-2009 sezona çok kötü bir başlangıç yaptı. Geçen sezon Şampiyonlar Liginde elde edilen çeyrek final başarısı ve son anda kaçan şampiyonluğun ardından yeni hedefler konuldu. Yeni oyuncular alındı. Alınan önemli oyuncular, yönetimin iddialı açıklamaları, hereksin beklentisinin yükselmesine neden oldu. Ancak sezonun başlamasıyla bir çok kişi sukutu hayale uğradı. Luis’li Fenerbahçe 9 lig maçı, 4 Şampiyonlar ligi ön eleme maçı, 3 Şampiyonlar ligi maçı ve bir de kupa maçı olmak üzere toplam 17 maç yaptı. Bu maçaların büyük bölümünde Fenerbahçe takımı pek iyi oynayamadı. Çoğu maçta varlık bile göstermedi. Beraberlikler ve mağlubiyetler aldı. Bu seneki takım, beklentilerin çok ama çok altında kaldı. Luis’in çatık kaşları, soğuk bakışları, oyun sistemi, futbolcularla işlikleri yani herşeyi eleştirildi. Hatta işleri ileri götürüp Zico ile karşılaştırma yapanlar bile oldu.
Luis başarılı olur ya da olmaz. Nitekim başarı denen o sihirli sözcüğe ulaşmak bazen şans ve tesadüfler de bağlıdır. Bazen istenmeyen sakatlıklar, oyuncuların kötü performansı, formsuzluk, cezalar, uyum sorunu gibi değişken faktörler birçok şeyi engeller. Hatta bazen de milyonlarca dolar yatırım, bariz bir hakem hatasıyla yokolabilir..
İşte bu durumun yani şans ve şansızlık faktörünün iki örneği Zico ve Luis. Zico takımın başında kaldığı 2 yıl boyunca şampiyonlar ligindeki maçlar ve ligde 3-5 maç dışında takıma hiç de iyi futbol oynatamadı. Ama genel olarak başarılı bir hoca ilan edildi. Bazen şans yardımıyla, bazen de iyi insan ilişkileriyle takımı ayakta tutu. Ancak aynı yaklaşım, nedeniyle takım şampiyonluktan oldu, kupadan elendi. Sonuç olarak başarılı da olsa Zico asla Fenerbahçe’nin beklentileriyle uyumlu bir hoca olamadı ve hiçbir zaman da olamazdı.
Fenerbahçe takımı Luis ile anlaşarak belki de son 10 yıl içinde ilk defa beklentileriyle uyumlu bir iş yaptı. Burada önemli olan Luis’in başarılı olup olmaması değildir. Burada asıl önemli oylan konu dönemsel başarılara endeksli anlayışın terk edilmesi ve bir sistem takımı haline gelmek için adım atılmasıdır. Eğer hedef buysa-ki bu olduğu çok açık biçemde anlaşıyor- Luis’in bu konuda doğru bir adres olduğunu söyleyebiliriz.
Luis çalışmanın ve disiplinin sembolü. Şanslı hoca Zico ile şansız hoca Luis arasındaki farklar, Luis takıma en az 1 saat 30 dakika idman yaptırıyor. Zico ise en fazla 1 saat 10 dakika idman yaptırıyordu. Luis herkesin işini yapması istiyor. Zico ise iş yapmaktan ziyade oyuncularıyla şakalaşmayı tercih ediyordu. Luis ara tatillerde tesislerde çalışıp, takımın eski maçlarını izliyor. Zico, önemli maçlar öncesinde eşi ile tatile çıkmayı, yeni ülkelere görmeyi tercih ediyordu. Luis işinde uzmanları çalışmayı istiyor. Zico ise aile şirketiyle çalışmayı istiyordu. Luis futbolcuya futbolcu gibi davranıyor. Zico ise futbolcuya prens gibi davranıyordu. Luis formsuz olanı kesiyor, Zico ise formsuz olanı oynatarak kazanmak istiyordu. Sadece bu farklılıklar bile Luis’in doğru adam olduğunu göstermiyor mu?
Sonuç olarak Luis belki uyum sorununu atlatmayacaktır. Belki yaşı bazı şeyleri taşımaya yetmeyecektir. Belki her şey istediği gibi olmayacaktır ama burada önemli olan niyettir. Luis’in niyeti takıma bir ruh ve kimlik kazandırmaktır. Yani Fenerbahçe’nin makus talihi olan bireysel yeteneklere dayanan, zaman zaman patlama yapan oyun anlayışını yıkmak, yerine takım ruhunu ve anlayışını oturtmaktır. Zor olan budur Bu Fenerbahçe için bir devrimdir ve her devrim süreci sıkıntılı ve sanıcılı geçer.
Her şeye rağmen, Luis Fenerbahçe’deki bir çok soruna doğru teşhis koymuştur. Defansın önünde forvetin arkasında oynayan iki en libero sorununu çözerse, yani bu bölgeye çok koşan, alan daraltan, pers yapan, top kapan, kaptığı topları iyi kullanan ve oyunu iki yönlü oynayan iki oyuncu yerleştirebilirse Fenerbahçe’de her şey yoluna girecektir. Bu bölgede Josico ve Emere oynamaya başladığı zaman çok daha iyi bir Fenerbahçe’yi göreceğiz. Luis’in “Mayıs’ta görüşürüz” kelimeleri buna işarettir. Bu iki oyuncunun form tutmasıyla birlikte Fenerbahçe D.Kiev’i Ukrayna’da, Porto’yu da İstanbul da yenecektir. Yeter ki D. Kiev ile Porto berabere kalsın.