​ Lütfen durun artık / Eğitim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ocak '07

 
Kategori
Eğitim
 

Lütfen durun artık

Lütfen durun artık
 

Şanslı mıyız değil miyiz diye düşünür dururum. Sabah kahvaltısında beyaz peynir, yumurta, zeytin üçlüsünü bir arada gördüğümüz çok az oldu çocukluğumuzda. Hani eskilerin deyimi ile sanayağı ile büyüdük. Sabahları yanan sobanın üzerinde çıtır çıtır kızarmış bir dilim köy ekmeğine biraz margarin sürüp yanında bir bardak çay bulduğumuzda bizden mutlusu olmazdı. Annemiz sofraya oturmamız için bin dil dökmez, kimse sabah kahvaltısında ne kadar dengeli beslendiğimizi hesaplamaz, boyumuzun uzayıp uzamayacağını merak etmezdi. Bundan mıdır bilinmez ama biz sofraya nazlanmadan oturup karnımızı doyurmaya çalışırdık. Yani kendimize yetmeyi daha çocuk yaşlarda öğrenirdik.

3 yaşına hadi bilemedin 4 yaşına geldiğimizde yeni bir kardeşimiz olmuşsa, artık büyümüştük ve bir kardeşin sorumluluklarını taşıyorduk.

Kimse hangi okulun başarısının daha yüksek olduğunu hesaplamaz, öğretmen seçmeye kalkmaz, bizleri yarış atı psikolojisine sokmazdı. Eğer ödev verilmişse bu bizim sorumluluğumuzdu. Ödevini yapıp yapmamak öğretmeninden işiteceğin azarı, alacağın cezayı göğüsleme gücüne bağlıydı.

Şimdi çocuklara da bir haller oldu büyüklerde. Sorumlu anne baba olacağız diye kendimizi yiyip bitiriyoruz. Kendine güvenmeyen bir nesil yetiştirdiğimizin farkında değiliz. İşim gereği onbeş yıldır hızla değişen anne, baba profilini izliyorum. Bir kütüphanede danışman kütüphaneci olarak çalışıyorum. Yani işim, araştırma için kütüphaneye gelmiş kişilere yardımcı olmak. Araştırmalarını nasıl yapacaklarını, hangi kaynaklardan yararlanacaklarını anlatmak. Buraya her gün yüzlerce insan geliyor. Kullanıcı grubumuz genelde gençlerden oluşuyor fakat son dönemlerde özellikle son beş yıldır sorumluluk sahibi, fedakar, anne, babalar kullanıcı grubumuza dahil olmaya başladı. Hani kendileri için gelip bir şeyler araştırıp öğrenseler, mesleğim adına, ülkemiz adına gerçekten çok mutlu olacağım. Sabahın daha ilk saatlerinde elinde çocuğu tarafından yazılmış bir karalama notu ile belki de hayatında daha önce hiç kütüphaneye ayak basmamış bir veli karşımda duruyor. Sivil savunma nedir? 23 Nisan ile ilgili şiir, rasyonel sayılar, insan hakları, piller nasıl çalışır? Bunun gibi aklınıza gelebilecek her türlü soru. Tamam bir yerde çocuğunuza yardımcı olmak istiyorsunuz. Çocuğunuzu çok seviyor daha bir şey istemeden ona her şeyi vermeye hazırlanıyorsunuz. Mümkün olsa çocuğunuzun yerine yataktan kalkacak okula gidip geleceksiniz. Ama lütfen durun artık. Bir çocuğu sevmek bu değil ki. Hele ki istediğiniz bir araştırma konusu. Yani çarşıdan, manavdan bir kilo portakal, bir adet ekmek satın almıyorsunuz. Adı üzerinde bu bir araştırma ödevi. Çocuk araştıracak ki kitap ile kütüphane ile tanışacak. Ezberci olmayacak. Neden, niçin diye soracak ve nedenlerine niçinlerine cevap arayacak. Siz daha o neden demeden, diyemeden cevapları vermeye kalkarsanız ona en büyük iyiliği değil belki de eğitim yaşantısının başında en büyük kötülüğü yapmış olacaksınız.

O nedenle sevgili anne babalar eğer kitap okumaya hevesliyseniz, araştırma yapmayı seviyorsanız lütfen kendiniz için kütüphaneye geliniz. Kitapların dünyasında size, her zaman kapımız açık. Tabii araştırma yapmaya gelen çocuklarınıza da.

 
Toplam blog
: 30
: 966
Kayıt tarihi
: 11.12.06
 
 

Bir nisan sabahı Eskişehirde doğmuşum. O nedenle bahar aylarını özellikle nisanı çok severim. Küçükk..