​ M.Denizli bir puana tav oldu / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mart '09

 
Kategori
Futbol
 

M.Denizli bir puana tav oldu

M.Denizli bir puana tav oldu
 

Bir puan kime yarayacak?


Nefeslerimizi tutarak izlediğimiz Sivasspor – Beşiktaş maçından çıkan en çarpıcı sonuç şu; 26.hafta açıklamasıyla önce alay konusu olup ligin ikinci yarısında “Nostradamus – Albert Camus arası” bir noktaya konumlandırılan Mustafa Denizli, kafasında simüle ettiği “Fantezi Futbol” oyununda bu maçın karşısına “1 puan” yazmış. Bugüne kadar hesaplarında şaşmayan tecrübeli teknik adamın; kalan 9 haftada Sivasspor’un kendi takımından daha fazla puan kaybetmesini beklediğini ve Fenerbahçe, Galatasaray, Trabzonspor üçlüsünü şampiyonluk yolunda rakip olarak görmediğini bu maçla birlikte öğrenmiş olduk. Çok daha etkili futbol oynayabileceği bir maçta Beşiktaş’ın bir puanı kendisine yeterli görmesi taraftarını çokça mutlu eden bir sonuç değil ama lig sonunda bu beraberliğin çok daha anlamlı bir şekil alabileceği unutulmamalı.

Sivasspor Teknik Direktörü Bülent Uygun tarafından ortaya konan 4-2-3-1 stratejisi, ligin ikinci yarısıyla birlikte Beşiktaş’ın Fabian Ernst önderliğinde orta alana çektiği dikenli tellere karşı bir hamle sayılabilirdi. Ancak hem sahaya çıkan Beşiktaş kadrosuna hem de ikinci yarıda Mustafa Denizli’nin oyuncu tercihlerine bakınca bu strateji “Bülent Uygun’un hüsnü kuruntusu” olmaktan öteye gidemedi. Tekmeye kafa uzatan bir takım halini almasından bu yana ezeli rakiplerinden ayrılan ve roket misali yükselişe geçen siyah-beyazlılar, Sivas’ta sahaya çıkarken hem Nobre’yi hem de Cisse’yi kulübede bıraktılar. Sanıyorum maç öncesi tüm futbolseverlerin ortak fikri; mücadele dozu yüksek, kıran kırana bir karşılaşma izleyeceğimiz yönündeydi ama Mustafa Denizli takımını bu fizik mücadeleden kaçırdı ve bambaşka bir planı devreye aldı. Tandemde İbrahim Toraman’a partner olarak Zapotocny’i seçen Denizli, Sivok’u Ernst’in yanına alarak Yusuf’un oyunda olduğu Sivas deplasmanında ilerideki üçlüsünü de Bobo, Tello ve Holosko’dan kurdu. Böylelikle kavga ederek rakiplerinin ayağındaki topları almakla ünlü Sivasspor takımına karşı ayağındaki topu kolay vermeyen ve adam eksilterek dikine gidebilen bir Beşiktaş takımı ortaya çıktı. “Siyah-beyazlılar açısından bu oyun kurgusu verimli oldu mu?” sorusuna hiç düşünmeden “Evet” yanıtı vermek mümkün değil. Hatta oyunda Sivasspor’un direksiyonu ele geçirdiği dakikalar muhtemelen Beşiktaş’ınkinden fazlaydı.

Sadece skorda geriye düştükten sonra belirgin şekilde hücumu düşünen siyah-beyazlı takım, çok geçmeden beraberlik sayısını bulunca yeniden risksiz oyun anlayışına döndü. Hele ikinci yarıda Yusuf ve Delgado’nun birlikte oynamaları tempoyu düşürmekten ve deyim yerindeyse topu gevelemekten başka hiçbir işe yaramadı. Buna karşılık Sivasspor’un skoru 1-1’e getiren golü erken yemesi belki de bütün planların çöpe gitmesine neden oldu. Çünkü Sivasspor kulübesinden sahaya yapılabilecek tüm müdahaleler Kamanan ve Balili’yi içeren kontratak planlarına dahildi. Beraberliğe rağmen bu futbolcuları sahaya süren Bülent Uygun, belki son 10 dakikada beklediği yoğun Beşiktaş baskısına hazırlık yapmıştı ama rakibinin bir puandan şikâyet etmeye hiç mi hiç niyeti yoktu. Zaten karşılaşma genelinde Beşiktaş’ın gol dışındaki en büyük tehlikelerini duran toplardan yarattığına tanık olduk. Siyah-beyazlı futbolcular maç önü toplantısında belli ki, bir puanın kötü olmadığına dair telkinlere maruz kalmışlardı. Mustafa Denizli’yi Sivas’ta ortaya koyduğu “önce bir puan” stratejisi için suçlayamayız. Neticede tecrübeli teknik adamın bugüne kadar yaptığı hesaplarda yanılmamış olduğunu biliyoruz.

Son bir not da karşılaşmanın hakemi Kamil Abitoğlu için verelim. Böylesine önemli karşılaşmalardan çıkacak sonuç bence hakemleri bağlamamalı. Abitoğlu’nun “Aman berabere bitsin” tavrı karşılaşma boyunca o kadar belirgindi ki, sonunda muradına ermesi yani şişi de kebabı da yakmadan maçı bitirmesi hiç de zor olmadı.
 
Toplam blog
: 235
: 717
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Yazar 1976 yılında İstanbul'da doğdu. Tüm eğitim ve öğretim hayatını burada tamamlayarak, 1999 yı..