Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Aralık '10

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
755
 

Maalesef Galatasaray için kritik bir maçtı

Maalesef Galatasaray için kritik bir maçtı
 

Maçın flaş ismi: Anıl Dilaver


Galatasaray için kritik bir maçtı. Puan durumunu incelerseniz göreceksiniz ki, galip gelememesi durumunda 13. sıraya düşecek bir Galatasaray'dan bahsediyoruz. Bu psikolojik anlamda oldukça önemli bir faktördür.

Bu akşam Galatasaray, son maçlarında deplasmanlarda ne yaptıysa yine onu yaptı. Hatları arasındaki mesafeyi azaltıp sahayı daraltarak Konyaspor'un pas trafiğini ve oyun kurmasını engelledi, rakibini pozisyonlara sokmadı. Çok koşmalarına rağmen maç boyunca Galatasaray kalesinde net gol pozisyonu bulamadılar. Konyaspor'un oyuncu kalitesi vasatın oldukça altında. Bu bakımdan planlarını gelecek seneye yönelik olarak, "yukarı doğru çıkan asansör" olmak üzere yapmalıdırlar.

Maçın adamı: Kewell.

Galatasaray'ın sahaya çıkan ilk 11'i, ileride oynaması planlanan Serdar Özkan, Kewell ve Anıl dışında, orta sahanın tamamı dahil defansif özellikte oyunculardan kuruluydu. Şüphesiz sakatlıkların da bu durumda önemli etkisi var. Bu kadro ile mümkün olabilecek maksimum gol pozisyonunu yakaladılar. Maç 3-4 farklı bitebilirdi. Bunda en büyük pay; ne yaptığını bilen ve çok istekli oynayan Kewell'dı. Kewell olmasaydı Galatasaray orta sahanın ilerisinde ne top tutabilir ne de oyun kurabilirdi. Galatasaray'ın oyuncu kadrosunun ne halde olduğunu artık siz düşünün.

Maçta Çağlar, Neil ve Gökhan Zan'ı beğendim. Gökhan Zan son şanslarını iyi kullanıyor.

Günün flaş ismi ise şüphesiz Anıl Dilaver'di. Bu çocuğu iki kez izlemiş ve daha önce bir kaç yorumumda paylaşmıştım. Attığı gol dışında Kewell'a iki, Aydın'a bir kez olmak üzere üç net gol pası da verdi. İlk defa Galatasaray forması giyen bir futbolcunun olabileceği kadar faydalı oldu. İlk yarıda Kewell'a pas vermek yerine topu kendisi kaleye vurmalıydı ancak kaçırmaktan korktu. Ürkekliği zamanla üzerinden atabilir ancak henüz biraz zayıf. Şu anda zorlu ve ağır maçları kaldırabilecek düzeyde değil. Ancak iyi olacağının ışığını veriyor. Mehmet Batdal'ı biz yazdıkça savunanlar (bir kısmı, takım kötü o ne yapsın dediler ama dünkü GS neredeyse en zayıf zamanındaydı) bu maçta Anıl'ı seyrederken ne demek istediğimizi anlamışlardır diye umuyoruz. Gol ve gol pasları dışında, topsuz oyunu da oynayan, nerede duracağını bilen, sürekli görerek pas atan, oyunu okuyan bu genç, yıldız adayıdır.

Emre Çolak ve Cumhur hakkında tekrar yazmayacağım...

Bu maçın verdiği mesaj şudur: Artık Mehmet Batdal, Serkan Kurtuluş ve Ali Turan Galatasaray'da düşünülmüyor. Sabri'nin yokluğunda sağ bekte Neil'ı oynatmak zorunda kalan Hagi, Ali Turan ve Serkan'ı artık düşünmediğini göstermiştir. Yine eğer Anıl Dilaver ilk kez kadroya girdiği bir maçta ilk 11'de çıkıyor ve maçın sonunda onun yerine bile Mehmet Batdal oyuna giremiyorsa artık Mehmet Batdal da Galatasaray için bitmiş demektir. Sezon başından beri bunu yazmıştık, geç bile kalındı...

Rijkaard ve Hagi kıyaslamasına bir katkı da biz yapalım:

Elbette Hagi'yi çok başarılı bulmuyoruz ancak Rijkaard ile birebir kıyaslanmasını da doğru bulmuyoruz. Rijkaard 8 maç 12 puan, 12 gol. Hagi 9 maç 11 puan, 7 gol... Bu tabloya bakınca Hagi'yi hemen kovmak gerekir. Ancak Rijkaard sezon başından itibaren bu takımın başındaydı ve FB, BJK, TS ve Kayserispor ile oynamadı. Üstelik bunun üç tanesi dış sahada. Hagi'nin yaptığı ayaklarını yere sağlam basmak oldu. Elindeki kadronun daha iyisini oynamasını beklemek hata olurdu. Buna, Hagi geldiğinden bu yana Baros ve Arda'dan faydalanamamış olmasını da eklemek lazım. Fenerbahçe ile Kadıköy'de Rijkaard'la oynanmış olmasını düşünemiyorum.

Maçın son pozisyonunda futbolcular birbirine girdiler. Konyaspor'dan Kere ve Galatasaray'dan Cana kırmızı kart gördüler. Cana için daha önce "bu adam sadece Galatasaray'da değil, ligimizde oynamamalı" demiştim. Yaptıkları hiç yakışmadı, ben Galatasaray'da böyle adamların oynamasını istemiyorum. Pozisyonun dışında olmasına rağmen bir kabadayı gibi olaya dalması ve yumruklaşması çok saçmaydı.

Arda Turan'ın bu maça getirilmemesi doğru bir karardır. Bunun çeşitli yönlere çekilmesi, malzeme arayan bazı basın mensuplarının saçmalamasından başka bir şey değildir.

Hakem İlker Meral güzel bir maç yönetti. İlerleyen haftalarda umarız hakem şansı da yanında olur.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Artık düşme korkusunu üzerimizden attık diyebiliriz. ikinci yarıda 15 puan toplarsak kalmayı garantiliyoruz :) Sevgi, hürmet ve muhabbetle

Murat HACIOĞLU 
 20.12.2010 12:58
Cevap :
Sormayın, bu hesapları yapmak ne kadar acı :( Ancak bu kadro takviye almazsa doğru dürüst yenebileceğimiz bir takım yok ligde.. Sizin de dediğiniz gibi kreatif oyuncumuz yok, çırpınıp duruyorlar.. Selam ve saygılarımla..  20.12.2010 13:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 293
Toplam yorum
: 469
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 1060
Kayıt tarihi
: 07.11.08
 
 

Sporun bir kavgadan çok; ahlak, mücadele, eğitim, zeka ve dürüstlük olduğuna inanıyorum. Doğaya, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster