- Kategori
- Futbol
Malta şovalyeleri
Dün akşam bir film izledim. Sessiz bir film. 2006 yılı, Türk yapımı. Süresi 90 dakika.
Başrolleri tam 11 oyuncu paylaşıyordu. Filmin senaristi ve yönetmeni aynı kişiydi. Filmin konusu şöyleydi:
Bir ulusal futbol takımının bir önceki maçta çıkan olaylar nedeniyle, kendi ülkesinde oynaması gereken bir maçı; ülkesinden kilometrelerce uzakta başka bir ülkede, üstelik seyircisiz oynamaya mahkûm edilmesi ve bütün bu olumsuzluklara karşın karşılaşmadan zaferle ayrılışını konu etmektedir.
Olaylar, Almanya'da bir stadyumda geçmektedir. Gerek ulusal takımın o ülkede oynadığı karşılaşmalarda, gerekse o ulusal takımın ülkesindeki kulüp takımlarının o ülkede ve o statta oynadığı karşılaşmalarda görülen o coşkun kalabalık, bu kez stadyumda yerini alamamıştır. Gurbetin ve sürgünün tam orta yerinde bir anda yapayalnız kalan 11 futbolcu; başları önde, buruk bir şekilde sahaya çıkarlar.
Karşılarındaki takım; kendilerinden futbol olarak çok geride olan bir ülkenin ulusal takımıdır. Ama bu, sadece o takımın sahada görünen bir yüzüdür. Rakip takımın oyuncuları, aslında ulusal takımı yabancı topraklarda yalnız başına futbol oynamaya mahkûm eden bir ülkenin, forma değiştirilip sahaya sürülen adamları olmaktadır.
Ulusal takım, bu ekibi bertaraf etmekte bir hayli zorlanır. Çünkü karşı takımın o kadar etkili silahları olmamasına rağmen; savunması âdeta etten bir duvar gibidir.
Rakip savunma ancak, karşılaşmanın ikinci yarısının başından itibaren çökme alametleri gösterir. Çünkü direnecek gücü fazla kalmamıştır. Ve karşılaşmanın sonlarına doğru artık daha fazla dayanamaz ve ulusal takımın ani olarak gelişen bir atağında yerle bir olur.
Karşılaşma bitmiştir; zafer kazanılmıştır. 11 tane kahraman; sürgün gibi gurbetin, gurbetteki yalnızlığın diyetini böylece ödetmiştir.
Türk Milli Takımı, dün akşam film gibi bir zafere imzasını attı.
Sporun olmazsa olmaz bir öğesidir; taraftar. Biz; bu ülkede seyircisiz maç seyrettirenlere de, bu ülkede seyircisiz maç seyredilmesine neden olanlara da karşıyız.