- Kategori
- İlişkiler
Mantıkla Aşk arasında kalmak

Dünyanın en güzel duygusu nedir diye sorsak kaç kişi aşktan bahseder? İlk olarak aşk demeyenler bile ikinci söylediklerinde aşktan bahsederler. Bahsetmek zorunda kalırlar. Aşk öyle bir duygudur ki, sizi hayaller aleminde sürükler, bakışlarınızı değiştirir, gülümsemenize anlam katar. Dünyanın en mutlu insanı olduğunuzu gözler önüne serer. Hayatın anlamı yeni bir boyut kazanır. Hayat aşkla anlamlanır. Her şeye, çiçeğe böceğe sevgiyle bakarsınız, sevgiyle kucaklarsınız.
Mantıksız Aşk Olur mu?
Aşkı tanımlarken, aşkı bize sevdiren kişiye gelecek olursak… Karşınıza aşkı yakıştırdığınız, aşkı yaşamak istediğiniz, gördüğünüzde içinizin kıpır kıpır olduğu, onsuz olmanın sizi çok üzeceğini düşündüğünüz ve bunu bildiğiniz bir kişi çıktı. Onsuz hayat size acı ve üzüntü verecek gibi. Kimseyi belki de ailenizi bile gözünüz görmüyor. Bir an bile ayrı kalmak istemediğiniz bir insan var artık. Var olmasına var ama acaba bu kişi sizin için doğru insan mı?
“Aşk insanın gözünü kör eder!” sözünün doğru olduğu noktalara şahit olmuşuzdur. Yakınlarımızın aşık olduklarında yaptıkları mantıksız davranışları eleştirmiş daha sonra aynı hataları kendimiz yapmışızdır. Sonra tekrar başkalarını eleştirirken bulmuşuzdur kendimizi. Aşkın eleştiri kabul etmez duygular olduğunu, mantığın önümüzden çekildiğini her seferinde unutarak. Ya da aşık olmuşuzdur, mantığımızı devre dışı bırakmaya başlamış, aşk bittiğinde mantıksızlığımıza kızmışızdır. Sürekli kurduğumuz cümle de; “ben bu hatayı nasıl yaptım” olmuştur. Her seferinde yeni baştan aldığımız bu durum tamamen aşkımızla mantığımız arasında kalmamız nedeniyle ortaya çıkan, bizi arafta bırakarak hayatı zehir eden bir durumdur.
Şimdi mantığımızı dinlemek istediğimiz halde neden dinleyemediğimizi ortaya koyacak iki nedenden bahsetmeliyiz. Bunlardan birincisi, karşımızdaki insan mantığımıza uysa bile ilişki sırasında yaptığımız hatalardan dolayı sonradan pişman olmak. “Ben nasıl böyle yaptım, ben nasıl şöyle yaptım, ben niye bunu yaptım…” Kendinize yaptıklarınızı yakıştıramamak tamamen sevgilinizle aranızdaki ilişki bittikten sonra aklınıza gelen, sizi pişman eden, o an içinde bunu göremediğiniz durumdur.
İkincisi ve galiba bu konuyu en iyi anlatacak olan durum ise, karşınızdaki insanı çok sevmeniz ancak o kişinin size uygun olmadığını düşünmenizdir. Yaşam tarzlarınız mesela… Sizinle onun yaşayışı, zevkleri, beğenileri, hayata bakış açısı çok farklı olabilir. Ortak paydada buluşamıyor olabilir, karşınızdaki insan buluşmak için çok fazla çaba göstermek istemiyor, gösterse bile bir gün sıkılacağını düşündüğünüzden bir türlü sonuna kadar güvendiğiniz bir ilişki yaşayamıyor olabilirsiniz. Aşkınızla mantığınız arasında kaldığınız zaman; “ben mantığıma uymalıyım!” diye düşünemeyeceğinizden ve bu durumun size daha çekici gelmesi yüzünden çok sıkıntılı bir sürece gireceksiniz.
Bize sorarsanız ya da siz sormadan biz fikrimizi söyleyecek olursak, aşkın ömrünün 3-5 diye tartışıldığı bir dönemde, hiçbir ortak noktanızın olmadığı, sadece duygusal yönden çekici gelen bir insanı hayatımıza sokarak, belki de geri dönüşü kolay olmayan yollara girerek, bütün hayatımızı etkileyecek kararlar almamalıyız. Bir insanla mutlu olmamız gereken şeylerin başında, ortak paydaların olması, beraber bir şeyler yapmaktan zevk almak ve her ne olursa olsun o insanla alakalı şüphelerin olmaması gerekmektedir. Aslında mantığımız bizi her zaman doğru yola iletir. Dileriz ki mantığınızla aşkınız arasında kalmayacağınız, her şeyi paylaşabileceğiniz, mükemmel bir insanla karşılaşır, bu konuda hiçbir sıkıntı yaşamazsınız. J