- Kategori
- Gündelik Yaşam
Markuez ve Şer Saati neler hatırlatıyor?

"Marquez sanıyorum 'Şer Saati' adlı romanında şöyle bir gözlemini aktarır (yaklaşık olarak): Berberler müşterisiyle çok konuştuğu için yeteri kadar tatmin olur, görüş alışverişinde bulunur, yüzden politikaya pek uzanmaz, girmezler. Ama terziler öyle midir ya? Oturur dizlerinin üzerine kumaşı alır önce şöyle genişce biçtikleri parçaları birbirine teğellerler; sonra önceleri elde, sonra kollu ya da ayaklı makinelerde, daha sonra da elektrikli makinelerde ince dikişini yaparlardı; şimdi ne kadar terzi kaldı bilmiyorum ya, politikacı da pek kalmadı galiba.
Şunu demek istiyorum - ya da aslında Marquez öyle diyordu- terziler bu işleri yaparken konuşmaz, hep düşünürler; gözlükleri burunlarının ucunda, ince teğel yerlerini kollarken zihinlerinden bin bir türlü iş geçer. O yüzden politikaya yatkındırlar ve ruhen, görüşlerini pek paylaşmadıkları için, 'tek kişilik gizli örgüt üyesi' gibidirler. Sonra onların değerini anlar birileri ve yılların zihinsel birikimi ve şu 'gizli örgüt üyesi' duruşunun ne kadar verimli bir yerlere çevrilebileceği, anlaşılabilir.
BİRGÜN » Reha Mağden - Çiçeğin koktuğunu bilmek - 09/05/2005
Yukarıda yer alan satırların sahiplerinden izin bile almadım ama ikisine de teşekkür ederim. Bana düşündürdükleri, hisettirdikleri için... Lafazan olmak ile düşünür olmak arasında tanımlanan iki meslek gurubu çıktı karşımıza şimdi. Bu satırları okuyunca yürüyüş yapmaktan neden hoşlanmadığımı farkettim.
Ben yürüyüşlerde sürekli düşünüyorum, hayatımı, yaptıklarımı , yapamadıklarımı, geleni, geçeni, güldüklerimi, ödeyeceklerimi, ödeyemediklerimi... Oysa, yüzmek galiba bana daha iyi geliyor. O zaman düşüncelerden sıyrılıyorum. İçimi bir huzur kaplıyor ve belki de bana doğum öncesi anne karnındaki sakinliği anımsatıyor.
Hayatımızın tüm evrelerinde başımıza bir sürü şey geliyor. Olaylardan ders alarak hayata devam ediyoruz. Sıkıntılar ile yaşamayı öğrenerek, , düşünerek ve kimse ile paylaşmadan yorumlar yapmayı tercih ediyoruz çoğunlukla...
Paylaşmak yanlısıyım hayatı ve düşünceleri, korkmadan, çekinmeden, cesaretle paylaşılmalı hayat. Tek başına ve kapalı kapılar ardında kalan düşüncelerin ne sahiplerine ne de bizlere faydası var.
Fikirlerini açıkça paylaşmaya davet ediyorum herkesi...