- Kategori
- Kişisel Gelişim
Masal?
Burada anlatacağım her şey bu yazıyı yazmaya başladığım anda başladı. Herşey yazarken gerçekleşiyor.Ve yazı bittiği anda ne olacağını ben de bilmiyorum. Anlayacağınız, bu ne bir masal, ne bir efsane, ne bir anı, ne de bilimkurgu. Yalnızca şu anın gerçeği. Ve bu yazıyı yazarken herşeyi aynen yaşadığım gibi, her okunuşunda da yine aynen yaşıyor olacağım.
Bu benim yazım. Yani kahraman benim. Olacak her şey ve rastlayacağım diğer tüm kahramanlar, zaten olduğu ve rastlandığı anda yazılacağı için kesinlikle gerçek olacak. Bununla birlikte benim gerçeğim herkesin gerçeği olmayabilir. Ya, sizin bildiğiniz olayları yaşar ve tanıdığınız kahramanlara rastlarsam ne düşünürsünüz veya ne düşünmelisiniz onu da bilmiyorum.
İçinde yaşadığım ancak genelini tam olarak kavrayamadığım, eşsizliğine ve muhteşemliğine hayran olduğum ancak bazen zaaflarıyla hüsrana uğradığım, bazen kontrol bende zannetsem de aslında onun beni yönettiğini çok iyi bildiğim “Evren”’imi ve yöneticisini daha iyi tanımak ve nasıl yönetildiğimi anlamak, mümkünse yönetimi ele geçirmek AMAÇ’ıyla çok farklı bir seyahate başlıyorum.
Önce gerekli ekipmanları hazırlayayım:
Taşırken beni hiç zorlamayacak, yönetici uyumlu ise onunla paylaşarak çoğaltabileceğim, uyumsuz ise yalnızca onun yararına beklentisiz ve sınırsız vereceğim ve eksilmesinden korkmayacağım bir şey: SEVGİM
Hiçbir zaman almadan yola çıkmadığım ve gücünden her zaman yararlandığım, yöneticiye karşı da hiç zorlanmadan kullanabileceğim bir şey: SAYGIM
Seyahatimin amacı öncelikle tanımak ve anlamak olduğundan, en çok ihtiyaç duyacağım şey: ANLAYIŞIM
Bu müthiş EVREN’i yöneten otorite karşısında ezilmek istemiyorum. Herşey eşit koşullarda gerçekleşmeli. Bunun için gereken şey: ÖZGÜVENİM
Amacıma ulaşmadan bu seyahatten dönmemi engelleyecek ve sonuna kadar bana güç ve enerji sağlayacak bir şey: İNANCIM
Seyahatim için ilk adımı atmamı sağlayacak, tüm aşamalarda beni yönlendirecek, amacıma ulaşıp ulaşamamamda temel belirleyici olacak şey: STRATEJİM
Zorlayıcı veya başarısız durumlarda yılmadan hedefe yönelmek, başarılı durumlarda daha fazlasını arayıp bulmak için kullanabileceğim bir şey: ÖZDEĞERLENDİRMELERİM
Herşey hazır gibi ama tabi ki bunları yalnızca yazmakla bir yere varamayacağımı biliyorum.
Başarmam için son bir şey gerekiyor: EYLEME GEÇMEM
Bu evreni beğenmediğim, kendimi ona ait hissetmediğim zamanlar oldu. Şu adaletsizliğe bakın ki; bu evrene girmek benim seçimim olmadığı gibi başka bir evrene geçme şansım da yoktu. Onun bir parçası olmayı kabullenmem çok zaman aldı. Ama sonunda başardım. Ve şimdi parçası olmak bir yana hakimi olmak için bu heyecan verici seyahate başlıyorum.
Aslında biliyorum, yönetici baştan beri beni izliyor ve hep bu anı bekliyor. Bir şekilde bunu hissediyorum ancak neden böyle olduğunu sezgilerimle anlamam güç.
Bu hislerimi doğru çıkaracak şekilde ve kesinlikle onun kontrolünde olmak üzere, kendimi bir anda yöneticimin karşısında buluyorum.
Ona sevgiyle sımsıkı sarılıyorum. Daha katı olmasını beklerdim ama hayır, biraz zor da olsa o da bana sarılıyor.
“Son zamanlarda yaptıklarını ve değişimini yalnızca gözlüyorum. Bana ulaşmak için gösterdiğin bu çabaya şu anda bir anlam veremiyorum ve aslında şu an senle uğraşmak istemiyorum ancak yapmak istediğin neyse bir an önce tamamlaman için sana yardım ettim ve şimdi de uyum sağlayacağım.”
Bu inanılmaz bir başlangıç. Ona daha sıkı sarılıyorum ve gösterdiği anlayışa teşekkür ediyorum. İsteksiz gibi konuşsa da, daha çok şey söylemek istediğini anlıyorum.
“Yaptıklarımın ve değişimimin amacını biliyor musun?”
“Bilmemem mümkün mü sence? Bunları benim kontrolüm olmadan mı yapabildiğini sanıyorsun? Eğer ikimizden biri bunları istemeseydi ikimiz birlikte olduğumuz yerde sayıyor olurduk.”
“Peki rahatsızlık duymuyor musun?”
“Hiç duymazmıyım. Bütün düzenimi, bütün dengelerimi bozuyorsun. Ama aldığın sonuçlar çektiklerime değiyor. Sen istedikten sonra ben hiçbir şeyi engelleyemem. Aslında kontrolün sende olduğunu anlamadın mı? Beni yönetime getiren de sensin. Bana herşeyi sen öğrettin. Ama bana öğrettiklerini sana kim öğretti, yine kendin bulacaksın. Sen bensiz de öğrenebiliyorsun, oysa ben sensiz öğrenemem. Ne mutlu ki son zamanlarda öğrendiklerin ve yaptılarınla üzerimdeki yükü azaltıyorsun.”
“Söylediklerin ne kadar doğru. Hepsi zihnimde hazır duran yerlerine yerleşiyor. Bana müthiş bir güç ve güven veriyorsun. Seni mücadele edeceğim bir rakip gibi görüyordum. Oysa sen benim yalnızca bir parçamsın hem de, kızma ama, gereksiz bir parçam.”
“Evet. Bunları anlamandan ve açıkça ifade etmenden inanılmaz bir haz duyuyorum. Beni yöneticilik adı altındaki bu değersiz hizmetçilik görevinden kurtaracağın günü sabırsızlıkla bekliyorum. Şimdi dinlen ve yolculuğun yeni adımlarına hazırlan. Biliyorum emekliliğim yaklaşıyor.”
Yönetim katına çıktığım hızla bulunduğum ortama geri döndüm.
Şimdi anlıyorum ki, bu seyahatin henüz başındayım. Her fırsatta yeni ekipmanlar edinerek seyahatimi sürdüreceğim. Kontrol gücü bende de olsa biliyorum ki, tamamen yok etmediğim sürece yöneticim hep tepede duracak ve yalnızca ben görevlendirdiğim için, yalnızca benim verdiğim işleri yapmayı sürdürecek, tabi ki yalnızca benim için.