​ Masal / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ağustos '11

 
Kategori
Deneme
 

Masal

Masal
 

Kimbilir kimlerin hayalleri, benim de hayallerim olmuştu...


Hepimiz masallarla büyümedik mi? Bazen diyorum … Hep o zamanlarda kalıp anlatılan masallara inansamıydık. Büyüdükçe bazı duygular da büyük geliyor bedenimize sanki. İnanmaz oluyoruz büyüdükçe ama yine de anlatıyoruz küçüklerimize… Düşünüyorum da masallar benimdi… Bana aitti. Büyüdüm; onlar da herkesin oldu. Ne zaman kurt geldi… Ne zaman midesine indim… Ne zaman prens gelip bir öpücük kondurdu da uyandım? Neden kaybolan ayakkabımı hiç bulamadım… Neden yollara döktüğüm ekmekleri kuşlar yedi… Neden cücelerim benden gitti? Nasıl oldu da saçlarımın uzunluğu prensimi kurtarmadı… Nasıl çıktım sihirli lambadan… Nasıl oldu da su verdiğim kambur beni sevmedi? Ama böyle öğrenmemiştik ki… Bize böyle anlatmamışlardı ki…

Kimbilir kimlerin hayalleri, benim de hayallerim olmuştu. Oysa şimdi hayal bile kuramaz oldum. Benim masallarımda hiç müstehcenlik, çirkin ve ayıp olan bir şey yoktu. Hep mutlu sonla biterdi… Şimdilerde, etrafımdaki her şey sona doğru yaklaştıkça daha bir acı veriyor. Son bulsun istemiyorum ama son gelip beni buluveriyor… Biliyorum, çok karamsar bir tablo çizdim. Tamam, silkiniyorumJ…Masallarda çevre tamamen hayali bir ülkedir ya hani… Kafdağı, Yedi Derya Adası, Yedi Yerin Altı ve Üstü, Devler Alemi, Cinler ve periler alemi gibi haritalarda görünmeyen yerlerdir. İşte, şimdi ben de Kafdağındayım…Bir varım…bir yokum…Masallar aleminde uçuyorum. Yani mantığımı halının altına süpürdüm… Kalbimi de duvara astım ki masal içinde gezinip durmasın. Durursa, masal da biter. Ben bitmesini istemiyorum ki…O yüzden ruhumla süzülüyorum içinde. Öyle bir bütünleşiyorum ki o zaman, bir denizkızı olup büyük okyanuslara dalıyorum…bir kırmızı başlıklı kız olup, büyükanneme yemek götürüyorum…bir külkedisi olup, kaybolan ayakkabımı buluyorum. Binbir gecenin içinden çıkıp mutlu sona ulaşıyorum… Ve biliyorum ki birilerinin mutluluğu, birilerinin mutsuzluğu olabiliyor. Masal, öyle diyor çünkü… Gerçek olmayanlar, hayattan silinip atılınca sana kalan şey de“gerçek” olmuş oluyor. Bazen, gerçek olmayanları da isteyebiliyorsun…Damdan üç elmanın düşmesini ve birinin mutlaka senin kafana düşmesini bekleyebiliyorsun. Sırf beklentilerinin peşinden giderek bile yaşayabiliyorsun. Aslına bakarsanız Buda’nın dediği gibi yaparsak, sanırım hepimiz masallardaki mutlu sona ulaşabiliriz…

Ne mi demiş?: “Tüm ızdırapların kaynağı arzudur ...”

Zevkin için duyduğun arzudan vazgeç, acı nedir asla bilmezsin.

Mutlu yarınlar... 

 
Toplam blog
: 11
: 460
Kayıt tarihi
: 29.05.11
 
 

İ.T.Ü. Lisans eğitimli, halen çalışmakta olan biriyim. Okumayı ve okutmayı seviyorum:) Hayatı yaş..