Mavi / Öykü / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Temmuz '15

 
Kategori
Öykü
 

Mavi

Mavi
 

Evvelim neydi benim? Bir renksem, rengim verilmeden önce ben neydim! Ve rengim verildiyse ben şimdi neyim? 

Böyle diyordu mavi. Rengi verilmeden önce her şeydi ve her şeydeydi. Mutluydu çünkü sevdiğinin yanındaydı; her şeyde, O'nda. Mutluydu çünkü hasreti bilmiyordu ve belki bu yüzden ayrılığı da!  Ve derken bir gün ona renk katıldı. Artık her şey değil, bir şey olmuştu. Düştü bambaşka renkler diyarına. Oysa sevgilinin eteği dibinde ne de mutluydu! Yalnız kaldı bu yeni dünyasında, çünkü atılmıştı her şeylik âleminden buraya. Tek kaldı çünkü bir renk verilmişti ona ve başkasında da olmayan. Önce düşündü “Acaba mavi olmasam, mavilik yapmasam beni buradan alır mıydı yine yanına?”. Ve alınmadı evvelinin yanına.

Çok üzüldü mavi. Burada nasıl yaşanır onu bile bilmiyordu. Mesela gördüğü diğer renkleri sevebilir miydi acaba? Korkuyordu, bilmiyordu çünkü; korkuyordu, bu yeni halini tanımıyordu çünkü. 
Baktı ki buradan gerçekten dönüş yok. Ne yapsın, yerleşmeye karar verdi. Sevdiği buralara gönderdiyse vardı elbet bir bildiği. Kahrı da hoştu lütfu da. Düşündü önce “Yıldızlarda mı yaşasam?” diye.Ve “Evet” dedi “Şu, dünyaya en uzak yıldız, ayni ben gibi.”. Ve hızlıca toparlandı mavi, yıldıza gidip rengini vermeye. Sağına soluna bakmadan koşuyordu. Çok az kalmıştı ki vuslata, birden tam ayağını kaldırıp da yıldıza basacağı anda, koptu bir fırtına. Öyle ki dengesini kaybetti, tutunamadı ve düştü denizin tam ortasına. Birden deniz masmavi oldu, üzerinde dalgalar çıktı.

Kızgın mıydı coşkun muydu karar veremedi birden mavi. Geldiği şu dünyaya en uzak yıldızda yaşamayı istemişken birden dünyanın en içinde, en ortasında denizde bulmuştu kendini. Hüsran...! İçi titredi o an ağladı, çok ağladı. Yıldızdan ayrıydı, sevdiğini aradı o zaten yoktu yanında. Ağladıkça gözyaşları denize düştü. Deniz boyandı daha da mavi oldu. İçinin acısını ne dindirebilirdi. Sonra anladı mavi, mavi olmasının sebebini.

Mavi hüzün rengiydi, sevgiliden ayrı kalmanın, yabancılar arasına düşmenin rengi. Ve kabullendi artik halini, sükûna erdi. Duruldu mavi, dinginliğin rengiydi ve hüznün. O’nu bekleme ve O’nu görme ümidinin rengi. Her yerde aradı onu bazen birilerini O sanıp tam sarılacağı sırada, O olmadığını görüyor ve kucağı açık kalakalıyordu.Siyah “Üşürsün” deyip ceketini vermişti ve şimdi biraz da siyah karışmıştı maviye. Artık mavi yası da taşıyordu içinde! Biraz yetim kalmıştı, ızdıraptaydı, acı çekiyordu ve başını bir okşayanı bile yoktu.

Günlerden bir gün, bir sabah onu tanıdı. Hemen yani başında gökle kendi arasındaki komşusunu. Sabah saatleriydi, gece matemden yeni çıkıyor siyah ceketini üzerinden atıyordu ki birden denize-mavinin üzerine- turuncu kırmızı veya sarı olup olmadığına karar veremediği bir renk düştü. Mavi ısındı birden. Yeni tanıdığı bu rengi çok sevdi.Sevdi, çünkü ona evvelini hatırlattı. Ayrıldığı, koparıldığı sevgiyi ve sevgiliyi. Bu turuncu sanki merhamet ve şefkatti onun için. Çok sevdi turuncuyu. Bir kere güzel gülüyordu o. Hem güldükçe mavi de mutlu oluyordu.Sessiz sakindi ve garip bir şekilde enerjikti de. Edepti turuncu ayni mavi gibi. Naif bir yüreği sevecen bir kalbi vardı. Düşünüyordu mavi, bu yabancıların arasında turuncu olmasaydı kimi nasıl severdi ve O’nu nasıl hatırlardı.

Uzunca zaman geçti ve mavi, bazen turuncunun yanından geçip giden martıları görürdü de sessiz sedasız içinden O’na yalvarmaktan, sabretmekten ve beklemekten başka bir şey gelmezdi elinden. Gelmezdi çünkü evvelinin emaneti gibi gördüğü turuncuyu, nasıl O’ndan değil de kendinden isterdi.Zira turuncuya söyledikleri zaten yıllarca dualarının kabul oluşu, teslimiyeti ve bu teslimin sonucunda, O’nun mavinin ağzından söyledikleriydi. Sonsuzluğa bir el uzatılmışsa onca zamanın cefaları yanına bir yenisi daha eklenmiş ne yazar! Ki zaten turuncu içinden “sarıyı” şefkati çıkardığında geriye bir “kırmızı” aşk kalır. Ve bundan sonrası mavi ve turuncunun kırmızının içinde evvele kavuşabilmek için el verip, O’ndan birlikte eriyebilmeyi nasip olarak istemesidir.

 
Toplam blog
: 31
: 305
Kayıt tarihi
: 13.12.14
 
 

Psikolojik Danışman ..