- Kategori
- Basın Yayın / Medya
Medya da Medyatik

Basın mensubu dediğin gösteriş değil, gösterim sunar.
Yeni zaman medyası mı desem, ahir zaman alameti olarak mı değerlendirsem? Siz nasıl yorumlarsanız öyle anlam bulsun. Yazılı ve görsel basına medya deniliyor ya, aslında onu diyenler medyatikliğe pek hevesli olanlar. Her birinde bir hava, bir havalanma. Sanırsınız hepsinin havası, her an fırtına, yanlarına ulaşamazsınız. Yahu ne bu afranız, tafranız? Nihayetinde siz de işinizi yapıyorsunuz. Bulunduğunuz yerler ekmek mecranız. Kıymetini bilin, ilk geldiğiniz günkü gibi durun… “Ben ne idim, ne oldum” demeyin, ne olabileceğinizi de düşünün.
Televizyon denilen nesne yokken siz de medyayı, medyatikliği bilmeyen kişilerdiniz. Medyatikliğin havasına gireli, yaptığınız işin meymenetliği kalmadı bilesiniz. Maalesef medya çalışanlarında özveri kalmamış. Oturdukları yerde, önlerine ajanslardan gelen haberleri derleyip, değerlendirip günü geçiştiriyorlar. Kırk yılda bir kendi buldukları haber olursa, buldumcuk olup allayıp pulluyorlar. Gözümüze gözümüze “özel haber” diyerek, bayatlayana kadar dayıyorlar. Kendileri kadar, bir süreliğine haberleri de, sunum şekilleriyle medyatik oluyor. Sonra unutuluyorlar.
Neler unutulmuyor ki, en değerliler bile gün geliyor sıradanlığa dönüyor. Bunların yaptığı, kusturana kadar aynı sunumu sergilemek; temcit pilavı misali, sabah akşam ısıtıp ısıtıp aynı pilavın önünüze konulduğunu düşünün, iştah mı kalır? Medyatik medyanın yaptığı bu, az emekle hep yemek…
Şu medyatik moda akımı geçse de canıyla, kanıyla gayret edip gerçek gazetecilik sergileyenlerin haberlerini, emeklerini, eleştirmeden bir izlesek diyorum. Medyatikler basını parsellemiş, parsayı kapmış. Başkasını alanlarına yaklaştırmıyorlar. Çoğu ulaşılmaz olmuşlar. Sekreter, asistan edinmişler. Bu işin fiyakasını fark etmişler. Yol yöntem böyle belletmişler.
Basın mensubu dediğin gösteriş değil, gösterim sunar. Kaleminin, kamerasının yönünü haklıdan yana tutar. Halkın içinde olmayan, halkın haklılığını nerden bilecek, bu medyatik medya bir gün doğru ne, öğrenecek. Elbet bir gün cesaretli gençler, her mesleğin içindeki cahil cühelayı piyasadan silecek.
Bir de ekranda miadını doldurmuş, hep göz önünde olmak, gündemde kalmak için direnen dinozorlar var. Ayağını sürüyerek gazeteye, televizyona gelenler, “aman efendim”ciler. Kardeşim sıranızı ekmek uğruna uğraş verenlere verin artık. İki cümle anlatana kadar onlarca “eeee” demeleriniz, teklemeleriniz çekilmiyor doğrusu. Pudralansanız da, boya küpüne girseniz de, sarkık derileriniz görmezlikten gelinemiyor. Yaşlandığınızı, devrinizin kapanmış olduğunu kabullenin artık.
Basın Yayından onca mezun var. Hevesliler bile, sizin yüzünüzden bu meslekten gocunuyor. İlgisini çekmeyen başka alanlarda iş arıyor. Gençlerin hakkını araklamanız, doğrusu pek ayıp oluyor. Biraz torunlarla oyalanın, hayatın medyatik olmayan yönünde de pek çok güzellikler var, samimice yararlanın. Gençlere tecrübelerinizle örnek olun, medyatikliğinizle değil…
Ayfer AYTAÇ – ayferaytac.com