- Kategori
- Basın Yayın / Medya
Medyaya İdeoloji çerçevesinden bakış

İdeolojiye ilişkin birbirine yakın birçok tanım vardır. Belli bir grup ya da sınıftan kaynağını alan fikirler dizisi. Kapitalist ülkelerdeki sınıf ayrımını biçimlendiren ve sürdüren kavram. Bir egemen iktidarı meşrulaştırmaya yarayan fikirler. İçinde bireylerin toplumsal yapıyla olan ilişkilerini yaşadıkları kaçınılmaz ortam. Toplumsal yaşamın doğal gerçekliğe dönüştürüldüğü süreç.
İdeoloji tartışmalarında medyaya ilişkin sorunlar iki şekilde gelişir.
1- Üst yapıya Önem Veren Yaklaşımlar: Kültür, ideoloji, söylem medyadaki anlamların oluşumu. (Değer kurumları)
2- Alt yapıya Önem Veren Yaklaşımlar: Maddi yapıya ilişkin medya ve ekonomik örgütlenmelerin iç içe olduğunu aktaran yaklaşım. (Marks, Althusser, Gramsci)
MARX’A GÖRE İDEOLOJİ
1- Yanlış Bilinç: Halkın kendi çıkarlarına ters düşecek türden davranmasına yol açar.
2- Yansıma: Bireylerin kendi düşünceleri değil maddi yaşamın çelişkilerinin yansıdığı bir toplumsal bilinç oluşur.
3- Yabancılaşma: İnsanı kendine yabancılaştıran bir süreçtir.
İdeolojiler maddi koşullar ve sınıfsal konumlara göre belirlenir.
MARKSİST YAKLAŞIM
Medya tamamen ekonomik düzeydeki sınıfsal çıkarların, mülkiyet ilişkilerinin üst yapıya taşındığı ideolojik egemenliğin bir kanalıdır. Medya kapitalist üretim ilişkilerinin sürdürülmesinde ve kitlelerin biçimlendirilmesinde etkilidir. Üretim araçlarını kontrol eden egemen sınıf ideolojik aygıtları da kontrol eder.
Marksist yaklaşım bireyi medya karşısında konumlandırılmış özneler olarak görür.
ALTHUSSER “MARKSİST YAPISALCI ÇÖZÜMLEME”
Marks’ın yanlış bilinç dediği ideoloji kavramını ileri bir seviyeye taşır. İdeoloji ekonomik durumun otomatik bir yansıması değildir. Devlet ideolojik aygıtlarıyla bireylere belirli bir toplumsal kimlikler giydirir. Bu durum 2 şekilde gerçekleşir.
1- Devletin İdeolojik Aygıtlar: Okul, aile, basın
2- Devletin Baskı Aygıtları: Ordu, polis, hapishane, mahkeme.
Devletin baskı aygıtları zor kullanarak işlerken, devletin ideolojik aygıtları baskın ideoloji kullanarak işler.
GRAMSCİ “HEGEMONYA KAVRAMI” (EGEMEN İDEOLOJİ)
Marks’ın egemen ideoloji kavramı sadece ekonomik boyutta kalmaktadır. Gramsçi’nin egemen ideolojik bakışı ise siyasal, ekonomik kontrol ile beraber hâkimiyeti de elinde bulunduran sınıfın kendi dünya görüşünü alttakilere benimsetebilmesi yeteneğidir. Kültürel liderlik olarak ifade edilmektedir.
Hegemonik ilişkilerde rıza bulunur. Üst sınıfın çıkarlarını yansıtan ideolojinin hâkim olabilmesi alt sınıfın rıza göstermesine bağlıdır.
Medya ve haber iktidarı meşrulaştıran bir kültürel dağıtım sürecidir.
Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU