Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Aralık '17

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
927
 

Mehmed - Bir Cihan Fatihi / Çandarlı Halil Paşa - Çetin Tekindor

Mehmed - Bir Cihan Fatihi / Çandarlı Halil Paşa - Çetin Tekindor
 

Yeni yayın dönemi için hazırlanan Mehmed Bir Cihan Fatihi adlı dizi için yapılan kast çalışmasında Çetin Tekindor Türk tarihi için oldukça önemli bir karakteri canlandırıyor. O3 Medya tarafından çekilen, Kanal D’nin ağır toplarından biri olacak diziyi Yönetmen Cevdet Mercan çekiyor. Sanat Yönetmeni olarak Nilüfer Çamur görev yapıyor. Senaryo: Alican Yaraş, Özge Efendioğlu senaryo yazmak bazıları için pek bir kolay gelir. O yüzden bu tarihi kahramanın gerçek hayatını sizlerle paylaşacağım. Bakalım siz kafanızdan sadece evet sadece bu kimliği bir senaryo içerisine yerleştirebilecek misiniz?

Kadro: Kenan İmirzalıoğlu, Metin Akpınar (Akşemsettin), Çetin Tekindor (Çandarlı Halil Paşa), Gürkan Uygun (Delibaş), Funda Eryiğit, Burak Tamdoğan, Ertan Saban, Duygu Boztepe, Sevinç Meşe, Toprak Sağlam, Seda Bakan ( Çiçek Hatun), Selin Demiratar ( Hatice Sultan), Leyla Tanlar, Mert Yazıcıoğlu.

Çetin Tekindor Kimdir?

Tiyatro ve sinema dünyasının oldukça önemli ve değerli isimlerinden biri olan Çetin Tekindor, 1 Ocak 1945 yılında Sivas’ta dünyaya gelmiştir. Üniversite eğitimine kadar Sivas’ta ailesiyle kalan Tekindor, daha sonrasında üniversite eğitimi için Ankara’ya gelmiştir.

1970 senesinde okuduğu Ankara Devlet Konservatuarı’ndan mezun olan Çetin Tekindor, sahne hayatına ilk kez 4. Murat isimli bir oyunla atılmıştır. Tiyatroyla uğraştığı dönem aynı zamanda ses tonunun avantajlarından faydalanarak seslendirme işleriyle de sıklıkla ilgilenen Tekindor, herkesin aşina olduğu Robert Redford’un seslendirmesini yapan kişidir.

İlerleyen dönemlerde Hacettepe Üniversitesi Devlet Üniversitesi’nde ve Bilkent Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nde “Sahne ve Diksiyon” derslerine vermeye başlayan ünlü isim, bu süreçlerden sonra televizyon sektörüne geçiş yapmıştır.

 İlk kez 1983 yılında “Küçük Ağa” dizisinde rol alan Çetin Tekindor, bunun sonrasında 1987 yılında Müjde Ar’la başrolleri paylaştığı “Kaçamak” adlı filmde oynamış sonrasında tekrardan dizi sektöründen devam ederek “Önce Canan” ve “Dönemeç” gibi dizilerde rol almıştır.

Ancak Çetin Tekindor’un televizyon dünyasında tamamen isim yapması; 1999 yılında başlayan ve tüm Türkiye’de severek izlenilen “Yılan Hikayesi” dizisi sayesinde olmuştur. Dizide “Sinan” isimli bir karakteri canlandırıp bir anda tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştır.

Bu diziden sonra kendisine gelen teklifler bir anda artmış; 2000 yılında “Tutku Çemberi” isimli dizide, 2002 yılında “Üzgünüm Leyla” isimli dizide ve 2003 yılında “Çaylak” isimli dizide oynamıştır. Çaylak dizisinden sonra kendisine gelen bir sinema filmi oyunculuğu teklifiyle beyaz perdeye geri dönmüş ve “Karşılaştırma” isimli sinema filminde oynamıştır.

Oynadığı bu filmdeki oyunculuğu sayesinde Ankara Film Festivali’nde “En İyi Erkek Oyuncu” ödülüne layık görülen Çetin Tekindor, başarılarına ara vermeyerek tekrardan dizi sektörüne geçiş yapmış ve ödül aldığı yıl “Bir İstanbul Masalı” isimli dizide oynamıştır.

2004 yılında yayınlanmaya başlayan, ünlü bir polisiye romanın uyarlaması olan “Şeytan Ayrıntıda Gizlidir” dizisinde rol almaya devam eden Tekindor, bir yandan da sinema dünyasının içerisinde yer almaya devam ederek “Anlat İstanbul” filminde oynamış, bu film biter bitmez Çağan Irmak’ın müthiş filmlerinden biri olan “Babam ve Oğlum” filminde rol almıştır.

Babam ve Oğlum filmindeki rolü, kendisine 13. ÇASOD Ödülleri’nde “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü ve 27. SİYAD Türk Sineması Ödülleri’inde yine aynı ödülü kazandırmıştır.

Başarılı oyuncunun özel hayatına bakıldığında ise, kendisinin 1987 yılında Zerrin Tekindor ile bir evlilik yaptığı öğrenilmektedir. Bu evlilik 10 ay sürmüş, 10 ay sonra ilginç bir şekilde boşanan çift daha da ilginç bir şekilde çok geçmeden tekrardan evlilik kararı almışlardır. 2. evliliklerinin sürecinde 23 Eylül 1989 tarihinde Hira ismini verdikleri bir erkek çocukları dünyaya gelmiş ve bu evlilik süreci de çok geçmeden 2. kez telafisi olmadan bitirilmiştir.

Çetin Tekindor, TV’de yayımlanan “İçerde” dizisinde rol alarak canlandırdığı “Celal Baba” karakteriyle ne kadar başarılı bir oyuncu olduğuna dair yeteneklerini seyircilerin gözleri önüne sermiştir.

Çandarlı Halil Paşa Kimdir? (….- 1453)

Çandarlı Halil Paşa, Osmanlı İmparatorluğu'nda 2. Murad'ın sadrazamlığını da yapmış yetenekli bir devlet adamıdır. Osmanlı İmparatorluğu'nun Yükseliş Dönemi’nde, İstanbul'un fethi edilmesine sürekli karşı çıkması ile bilinmektedir. 1429-1453 yılları arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır. İstanbul'un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmed tarafından idam ettirilmiştir. Osmanlı tarihinde idam edilen ilk sadrazamdır.

Çandarlı Halil Paşa'nın doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Babası Çandarlı İbrahim Paşa’nın sadrazamlığı sırasında kazaskerliğe atanmıştır. Babası ölünce Sultan II. Murat tarafından 1429 yılında sadrazamlığa getirildi. Padişahın savaştan hoşlanmadığını göz önünde bulundurarak, barışçı bir politika izledi.

1444'de 2. Murat çok küçük yaşta Mehmet'e tahtı bıraktı.  Çandarlı bunu bir turlu kabul edememiş, sürekli olarak 2. Murat’ı geri getirme çalışmalarında bulunmuş, hatta culüs hazırlıkları bile yapmıştır. Ama 2. Murat oğlunun da geleceğini tehlikeye atmamak için geri dönmemiştir.

II. Mehmed'in (Fatih Sultan Mehmed) birinci sultanlık döneminde fiilen Osmanlı Devleti'ni yönetti. Bu dönemde özelikle Anadolu beyliklerine karşı yapılan sert müdahalelerin önüne geçerek büyük bir iç karışıklığı önledi. Daha sonra Macar-Lehistan Kralı III. Ladislav komutasındaki Haçlı Ordusu'nun Varna'ya yönelmeleri üzerine Osmanlı Devleti ordusunun başına yeniden II. Murat'ın gelmesini sağladı. Bunun sonucunda Osmanlı Devleti Varna Muharebesi'nde büyük bir zafer kazandı.

Ardından Osmanlıların Mora'ya büyük bir sefer yaparak bu bölgenin büyük kısmının ele geçirilmesinde, Eflak Prensi III. Vlad Tepe?'in Macar müttefiklerinden ayrılmasında veII. Kosova Muharebesi'nde Osmanlı ordusunun Janos Hunyadı komutasındaki Macar-Eflak ordusunu imha etmesinde büyük rol oynadı.

1446'da Balkanların tekrar karışması ve sonra da, biraz da Çandarlı'nın parmağı olan yeniçeri ayaklanmasıyla, 2. Mehmet, tahtı tekrar babasına bırakmak zorunda kalmış ve Çandarlı'ya olan kin'i burada başlamıştır.
1451'de 2. Murat ölünce 2. Mehmet tekrar tahta geçmiş, fakat yeniçeriler üzerinde çok büyük nüfusu olan Çandarlı'ya bir şey yapamamıştır. II. Mehmet'in ikinci tahta geçmesinden sonra da sadrazamlık görevine devam etti. Fakat bu sırada padişahın lalası olan Zağanos Mehmet Paşa ile arasında bir politik mücadele başladı. Çandarlı Halil Paşa, Mehmet Paşa'nın padişaha Bizans'a karşı daha atak davranması hakkındaki tavsiyelerine karşıydı. Halil Paşa, Bizans'a karşı daha ılımlı davranılması tavsiyeleri vermekteydi.

İstanbul kuşatması sırasında Avrupa'da yeni bir haçlı ittifakı ortaya çıkacağından şüphelendiğini ve bu nedenle kuşatmanın kaldırılması gerektiğini söyledi. Bu tavsiyeleri orduda ve devlet kapılarında Çandarlı Halil Paşa'nın Bizans'tan rüşvet aldığı söylentilerinin dolaşmasına neden oldu. İstanbul'un fethinden sonra  II. Mehmet bu dedikoduları ciddiye aldığını söyleyerek Halil Paşa'yı sadrazamlıktan azletti.

Daha sonra tutuklanarak Yedikule’de Altın Kapı’da kırk gün hapis edildi. 10 Temmuz 1453 tarihinde gözlerine mil çekilerek idam edildi. Cenazesi oğlu İbrahim Paşa tarafından İznik’e götürülerek Nilüfer Camisi İmareti yakınındaki türbesine gömüldü. Ailesi serbest bırakılır, çocuğunu bizzat Fatih okutur. Ancak Çandarlı sülalesinden bir daha kimse devlette yer bulamaz. İznik'deki mezarı bakımsızlıktan harabe haline gelmiştir, mezar taşı parçalanmıştır.

İdamından sonra kendisinin ve ailesinin tüm mallarına el konulmuştur. Çandarlı o kadar mevki sahibi, o kadar büyük bir adamdı ki tıpkı padişah katli gibi halk isyan etmiş, asker isyan etmiş ve Fatih özür dileyerek Çandarlı'nın el konulan parasını ailesine iade etmek zorunda kalmıştır.

Fethedilen beyliklerin beylerinden hiç kimse Osmanlı Devleti yönetimine girmemiştir. Bu tesadüfi değildir, bizzat uygulanmış yerinde bir karardır(!). Çünkü fethettiğin beyliği istihdam etsen, 2 nesil devam ettikten sonra “sen Osmanlı'ysan ben de Saruhan'lıyım, sen Osmanoğlu'ysan ben de Hamidoğlu'yum” deyip bir kardeş kavgası daha çıkarabilirlerdi. Bu noktaya iyi dikkat etmek gerekir ama bu politikanın hali hazırda sürdürülmesi bir taraftan da Türklüğün yok edilmeye çalışılması olarak da algılanabilir.

Fakat Osmanlı bu beyleri katletmedi, ailelerini dağıtmadı. Ama istihdam da etmediler, halk içinde yok edilip, eritilip, kaybedildiler. Bunu Osmanlı'nın hoşgörülü(!) politikasına da bir kanıt olarak verebiliriz, çünkü çok rahat yok edebilirlerdi...
Böylece Çandarlı Halil Paşa'nın hain olmadığını ve Osmanlı yönetiminin gereksiz yere kimseyi öldürmediğini ve bazılarının ısrarla anlamadığı kardeş katlini meşru kılan fermanıyla Cennetmekan EbulFetih Sultan Mehmed Han'ın aslında ne kadar haklı olduğunu (!) anlamış oluyoruz...

Çandarlı Halil Paşa’yı İdama Götüren Sebepler:

2. Murat tahttan feragat ederek oğlu 2. Mehmet’in (Fatih Sultan Mehmet) 12 yaşındayken tahta geçirmiştir. Ona göre çocuk yaşta bir padişah, koskoca bir Devleti idare edemeyecek kadar yetersizdi ve Haçlı tehlikesi yüzünden Osmanlı Devleti tehlike altındaydı.

Bu sebepten Çandarlı Halil Paşa, 2. Murat'ı tekrar başa geçirmek için her türlü yolu denemiştir. Çandarlı Halil Paşa Osmanlı İmparatorluğu içerisinde oldukça etkili bir kişilikti. Özellikle yeniçeriler üzerindeki nüfusu fazlaydı. 2. Mehmet 12 yaşında ilk tahta geçişinin ardından, Edirne'de basit gerekçelerle tarihte Buçuktepe Vak'ası olarak geçen, Yeniçeri isyanının tertipleyicisi olduğu düşünülmektedir.
2. Murat bu isyanın ve yaklaşan Batı tehlikesinin ardından geri dönerek tahta tekrar çıkmıştır. Bu olay Çandarlı Halil Paşa'nın istediği şekilde bitmiş olmasına rağmen başka bir yönden onun sonunu hazırlamıştır.  2. Mehmet tahtan indirilişinin sebebi ile Çandarlı Halil Paşa’ya hep diş bilemiştir.
2. Murat tekrar başa geçmesinin ardındanVarna üzerine sefer düzenlemiş ve Varna Savaşı'nı kazanmıştır. Ardından Mora'da ve 2. Kosova savaşında Osmanlı ordusu ve 2. Murat başarılı olmuş, Ayrıca ülkedeki isyanlar bastırılmıştır. Çandarlı Halil Paşa bir kez daha ne kadar usta bir diplomat olduğunu göstermiştir.
2. Murat, 3 Şubat 1451 de Edirne'de vefat edince, Çandarlı Halil Paşa için işler hiç iyi gitmemeye başlamamıştı. Tahta yeni çıkan genç padişah 2. Mehmet’in onu sevmediğini ve sonunu getireceğini tahmin ediyordu. Ancak Çandarlı Halil Paşa ülke içerisindeki kendi gücüne ve Bizans'ın devamlılığına  güveniyordu. Çünkü Bizans devam ettikçe onun gibi tecrübeli ve güçlü bir devlet adamına sürekli ihtiyaç vardı.
2. Mehmet de kendisinden haz etmemesine rağmen, Çandarlı Halil Paşa'yı idam etmesinin, ülkeyi oldukça karıştıracağını biliyordu. Yeni tahta çıkmışken Bunun hiç iyi bir hamle olmayacağını bilecek güçteydi. Ayrıca dere geçilirken at değiştirilmezdi! Bir de bu Bizans gibi aşılması güç bir dere ise…
Çünkü Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethetmeye hazırlanıyor ve bu hazırlık neticesinde karışık durumdaki bir Yeniçeri ve Osmanlı Devleti, onun böyle bir büyük Fetih yapmasına engel olacaktı.
Ayrıca Çandarlı Halil Paşa babasının en iyi sadrazamıydı. On yılı aşkın devlet tecrübesi olan Çandarlı Halil Paşa'nın görüşleri ve devlet içerisindeki etkinliği Fatih Sultan Mehmet için önemliydi. Bu sebepten Fatih Sultan Mehmet tahta çıkar çıkmaz Çandarlı Halil Paşa'yı idam etmek yerine, sadrazamlık görevine devam ettirmiştir.
Çandarlı Halil Paşa, Fatih Sultan Mehmet'in yeni yönetimin kendisini sadrazamlık görevinden alacağını ve işlerin kendisi için iyi gitmeyeceğini düşünerek Fatih Sultan Mehmet'in tahtta çıkışında soğuk davranmış ve en geride durmuştur. Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet "Babamın sadrazamları bana niye uzak durur" şeklinde bir serzenişte dahi bulunmuştur.
Fatih Sultan Mehmet, Costantinopol'u İstiyor, Çandarlı Halil Paşa Karşı Çıkıyor!
Fatih Sultan Mehmet'in en büyük hayali Bizans başkenti olan Costantinopolü, yani İstanbul'a almaktı. Padişah olur olmaz Peygamber Efendimizin (SAV)müjdelediği iyi komutan olma şerefine erişmek istediğini her fırsatta söylemeye başlamış ve bunun için hazırlıklara hız kazandırmıştır.
Çandarlı Halil Paşa ise İstanbul'un fethine sürekli muhalefet ediyordu. Ona göre Bizans devam etmeli ve İstanbul fethedilmemeliydi. Çünkü eğer ona göre Bizans fethedilirse, batılı ülkelerin yoğun bir tepkisini alacaklar ve hazırlanacak büyük bir haçlı ordusu Osmanlı Devleti'nin sonunu getirecekti.

 Çandarlı Halil Paşa kendi düşüncesine göre ihtiraslı hayalperest padişahın durdurulmalı ve kontrol altına alınmalıydı. Kendince devletin devamlılığını sürdürmek istiyordu. Ancak Fatih Sultan Mehmet karar vermişti, İstanbul fethedilecek ve Osmanlı toprağı olacaktı. Nihayet 29 Mayıs 1453 günü büyük Osmanlı ordusu İstanbul'u fethetti ve Doğu Roma İmparatorluğu'nun sonu getirildi. Fetih hazırlıkları olsun, İstanbul'un fethi sırasında da Çandarlı Halil Paşa'nın muhalefeti sürekli devam etmiştir.
İstanbul Fethediliyor Çandarlı Halil Paşa İdama Gidiyor
İstanbul'un fethedilmesinden İki gün sonra Çandarlı Halil Paşa'nın ertelenen sonu getirilmiş ve Edirne'ye getirilerek burada idam edilmiştir.
Çandarlı Halil Paşa idam etmek için Fatih Sultan Mehmet neden bekledi diye düşünülürse, eğer bu idam İstanbul'un fethiden önce yapılsaydı, özellikle yeniçeriler içerisinde oldukça etkili olan Çandarlı Halil Paşa'nın öldürülmesi, yeniçerilerin büyük tepkisine sebep olacak ve ordu içerisinde dağılmaları yaşanacaktı. Bu da belki İstanbul'un fethinin hiç gerçekleşmemesine sebep olabilirdi.

 Ancak Çandarlı Halil Paşa'nın idamı İstanbul'un fethinden sonra gerçekleşince, yine birkaç huzursuzluk ve isyan girişimi olsa da, Fatih Sultan Mehmet'in Fetih sonrası kazandığı inanılmaz karizma, güven ve devlet içerisindeki yetkisiyle, bu sıkıntılar kolaylıkla aşılmıştır.
Çandarlı Halil Paşa'yı idam ettiren Fatih Sultan Mehmet'in kini geçmemiştir. Çandarlı Halil Paşa'nın tüm hazinesine el koyan padişah, onun diğer mallarını da vakıflara vermiştir. Osmanlı Devleti'nde Çandarlı Halil Paşa'nın idamına kadar Türk boylarının devlet yönetiminde etkinliği fazlaydı.

Devşirme olarak tabir edilen, yabancı kökenli çocukların devlet bünyesinde yetiştirilmesi ve önemli devlet kademelerine getirilmesi sistemi olan devşirme düzeni ile Osmanlı İmparatorluğu'nun üst kademelerinde çıkan yöneticiler, Fatih Sultan Mehmet'e kadar çok fazla itibar görmemiştir. Ancak 2. Mehmet  başa geldiğinde özellikle İstanbul'un fethi sürecinde Zağanos Paşa gibi önemli devşirme devlet adamları sürekli bu büyük Fetih konusunda Fatih Sultan Mehmet'in desteklemiş, ama Türk soylu Çandarlı Halil Paşa gibi sadrazamlar ise İstanbul'un fethinden Fatih Sultan Mehmet'i vazgeçirmeye çalışmıştır.

Çandarlı Halil Paşa'nın idamının ardından Türk soylu devlet adamlığı döneminin Osmanlı İmparatorluğu tarihinde bittiği düşünülmektedir. Osmanlı İmparatorluğunun 600 yıllık tarihinde idam edilen sadrazamlardan malı müsadere edilemeyen tek sadrazam Çandarlı Halil Paşa’dır. 
Çandarlı Halil Paşa Bizans Altınlarına mı Kandı?
İlkokul tarih kitaplarından itibaren tarihimizde bizi öğretilen Çandarlı Halil Paşa'nın Bizans'tan rüşvet aldığı ve Bizans ile olan ticari ilişkilerinin devam etmesini gerekçesiyle,  İstanbul'u fethetmesine sürekli karşı çıktığıdır. Bu sebeplerden Bizans'ın devamlılığını istediği öne sürülmektedir.
Ancak Çandarlı Halil Paşa Bizans'tan altın almasına gerek olmayacak derecede varlıklıydı. Çandarlı Halil Paşa belki Osmanlı İmparatorluğu'ndan bile zengin bir serveti bulunmaktaydı. Hatta devlete borç bile verirdi. Bu nedenle bugün çoğu tarihçiye göre Çandarlı Halil Paşa'nın Bizans'tan rüşvet aldığı hususu yalandır. Peki, ama Çandarlı Halil Paşa neden İstanbul’un fethedilmesinin ve Bizans'ın sona ermesini istemiyordu. 
Çandarlı, Bizans'ın sona ermesinin Avrupalı ülkelerin tepkisini çekecek ve Osmanlı üzerine büyük bir sefer düzenleyeceklerini bahane ederek İstanbul'un fethine karşı çıkmıştı. Bir bakıma haklı sayılırdı ancak Çandarlı Halil Paşa Bizans'ın fethedilmesinin istememesinin asıl nedeninin, bu fethin gerçekleşmesi halinde kendi sonunu getireceğini tahmin etmesiydi.
Çünkü artık Fatih Sultan Mehmet'in kendi ile işi bitecekti. Fatih Sultan Mehmet mutlak güç sahibi olacak ve bu da Çandarlı Halil Paşa'nın sonu demek olacaktı. Çandarlı Halil Paşa devlet içerisindeki gücünün devam etmesi ve etkinliğini sürdürebilmesi için İstanbul'un fethine sürekli muhalefet etmiştir. 
Çandarlı Halil Paşa Devlet içerisinde adeta bir başka devlet, derin devlet gibi hareket ediyordu. Yönetim içerisinde gücü oldukça fazlaydı. 2. Mehmet’in padişahlığı döneminde, kendi yandaşlarını kışkırtarak bazı emirlerin yerine getirilmediği bilinmektedir. Bu da Fatih Sultan Mehmet'in Çandarlı Halil Paşa’ya olan kinini ve öfkesini arttırmıştır. Zaten padişah Fatih Sultan Mehmet, daha 12 yaşındayken Çandarlı Halil Paşa'nın sonunu kafasında hazırlamıştı.
Çandarlı Halil Paşa İstanbul'un fethi sırasında sürekli kuşatmanın kaldırılması ve Bizans'ın vergiye bağlanarak savaşın sona erdirilmesi hususunda görüş bildirerek muhalefet etse de, Fatih Sultan Mehmet'i vazgeçirememiş ve Bizans'ın Fethi gerçekleşmiştir.
Çandarlı Halil Paşa'nın ölümünün ardından ailesinin cenazede siyah giymesi ve arkasından yas için siyah giymeye devam etmesi üzerine Fatih Sultan Mehmet'in siyah giyenleri saraya çağırdıktan sonra bir daha cenazelerde Siyah Giyme geleneğinin kalmadığı rivayet edilmektedir. 
Çandarlı Halil Paşa'nın ardından Osmanlı İmparatorluğu'nda yukarıda değindiğimiz gibi devşirmeler dönemi başlamış, Türk soylu devlet adamlığı geleneği son bulmuştur. Bu sebepten Osmanlı tarihinde Çandarlı Halil Paşa'nın idamı son derece önemlidir.
Zağnos Paşa'nın
başını çektiği grup, Çandarlı Halil Paşa'nın Bizans'tan balık karnında altın getirilerek rüşvet aldığı gibi uçuk iddialarda bulunsa da bu hususlar Çandarlı Halil Paşa'nın idamından sonra idama gerekçe olarak gösterilmiştir.
Genel olarak Çandarlı Halil Paşa'nın Bizans'ın fethedilmesinin muhalefet etmesin de Bizans'tan rüşvet alması ya da devlete hainlik yapması değil de yapılacak Fetih sonrasında kendi gücünün ve etkinliğinin kırılacağından korktuğu için İstanbul'un fethine karşı çıktığı söylenebilir.

Fatih Sultan Mehmet'in ölümünün ardından tahta çıkan oğlu İkinci Beyazıt Çandarlı Halil Paşa'ya iade- i itibarda bulunmuş, el konulan mallarını ve arazilerini ailesine geri vermiştir, Çandarlı Halil Paşa'nın Şehit olarak söylenmesini de sağlamıştır.

Bunun altında yatan sebeplerden biri de 2. Beyazıt’ın babası Fatih Sultan Mehmet’ten pek de hoşlanmadığı olarak gösterilir.

Çandarlı Halil Paşa’dan sonra Karamani Mehmet Paşa tek Türk soylu Vezir-i azam’dır. Onun da sonunu Yeniçeriler getirmiştir.

Eserleri

Çandarlı Halil Paşa Ege'de Çandarlı Körfezi'nde bir kale yaptırmıştır. Çandarlı ilçesi onun adını taşımaktadır. Ayrıca İznik'te bir imaret ve Edirne'de "Halil Paşa Hanı" olarak bilinen bir han inşa ettirmiştir.

Oynaması da yazması da araştırması da oldukça zor olan Çandarlı Halil Paşa senaryo ile bakalım bize nasıl tanıtılacak.

Hayatta iyi tanıtılmanız dileği ile…

eceer6@gmail.com

https://twitter.com/eceer6

https://www.facebook.com/eceeryazilari

https://www.facebook.com/dizisin

 https://www.facebook.com/EceERFanClub

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 781
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 3880
Kayıt tarihi
: 23.09.12
 
 

16- 06- İstanbul'da doğdum. Tatbiki Güzel Sanatlar Tekstil Ana sanat dalı Moda tasarımı bölümünde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster