- Kategori
- Bebek - Çocuk
Meme
Ülkemizde ne yazık ki cinsellik, cinsel kimlik tabu olmaya devam ediyor. Bu tabu öylesi boyutlara ulaştı ki artık günümüz de bir çok sorunu buna bağlayabilecek durumdayız. Tacizler, tecavüzler, cinayetler.. Ve hatta kimlik bunalımları, depresyonlar, intiharlar..
tablo oldukça kötü.
Cinsel eğitim açısından toplum olarak zayıf olmamızın bize zararı gün gibi ortadayken biz hala örf-adetler, ananeler vb bir çok saçmalığın içinde sıkışıp kalmış durumdayız. Kadınlarımız yollarda yürüyemez halde, farklı bir cinsel kimliğe sahip olduğunu açıklayan herkesi aforoz ettik, cinsel tercihleri farklı olanlardan ise sanki nefes yoluyla mikrop kapacakmışız gibi uzak duruyoruz... Neden?? Eğer ki biz inanışımız gereği yarın başımıza ne geleceğini bilmeden yaşıyorsak, yarın kızımızın tecavüze uğramayacağının ya da evladımızın cinsel kimlik/cinsel tercih değistirmeyeceğinin garantisi var mı ? Bence yok.. Yani demem o ki hani şimdi boş beleş yaşaması kolay insanlara kötü davranması kolay da, ya başına gelirse?
Toplum olarak cinsel eğitim almamız gerektiğini düşünüyorum. Özellikle de çocukların, gençlerin. Ben örneğin ortaokuldayken fen bilgisi öğretmenimiz bizim sınıfın taşkınlıklarına katlanamazdı her ders ağlayarak çıkardı dersten kadın. En sonunda baktı ki olmuyor e müfredat da denilen bir şey var her gün biriniz çıkıp anlatın puan vereceğim dedi. Ben mesela kimse almaya cesaret edemediği için insanlardaki üreme sistemini anlatmıştım. Kısacası eğitimden kastım kesinlikle bu değil. Biz ve bizim gibiler harcanmış bir nesil eğitim sistemindeki bir çok yanlışlıktan ötürü. Biz toplum olara bunu tabu olarak görmeye devam ededuralım aslında çocuklar bu işin gayet de farkındalar.
Eminim farketmişsinizdir. 9 ila 12 ay arasındaki bir bebek bireylere kadın erkek oluşlarına göre tepki verirler. 2 yaşına doğru bu özellikleri daha da belirginleşir ve kendi cinsiyetlerini net bir şekilde dile getirmeye başlarlar. 2.5-3 yaşından itibarense artık kendilerinin olduğu kadar çevrelerindeki insanlarında cinsel kimliklerinin farkına varırlar. Bu dönemde merak duygusu çok baskındır. Dolayısıyla bu yaş grubundaki çocuklar etraflarındaki her şeyi incelemek isterler. İncelerler de. Gördükleri her şeyi sorarlar, sorarlar, sorarlar...
Yapılabilecek en doğru davranış uzmanların görüşüne göre onlara doğruları söylemektir. Tabi ki yaş seviyelerine indirgeyerek. Bu sayede aranızdaki güven iliskisini de yıkmamış olursunuz. Ayrıca sorularına cevap vermezseniz o size değiştirdiği sorularla gelir ama asla vazgeçmez.
Sandığımızdan daha uyanıklar. Bunu her zaman gözardı ediyoruz ne yazık ki..
Daha yeni başıma gelen bir olaydan bahsetmeyim. Pek sevdiğim bir abimin küçük yaşlarda bir kız çocuğu tam yemek sofrasında yemek yerken bana dönüp "abla senin memen var mı ?" diye sordu. E haliyle masa bir anda buz kesti, herkes şaşırdı, kimse ne diyeceğini bilemedi. Annesi ben rahatsız olurum, utanırım korkusuyla "kızım çok ayıp böyle şeyler söylenmez" diyerek uyardı kızçesini. Ama kızçemiz sorusunda haklıydı evet benim memem vardı. Ve bu utanılacak bir şey değildi. Veya saklamam gereken bir durumda değildi.
Güzellikle ve doğru şekilde anlatıldığında neleri anlayabileceklerini gördüğünüzde inanın hayrete düşeceksiniz. Algıları bizden cok daha açık. Yeter ki doğru şekilde ve yaşlarına uygun anlatabilelim. Ayrıca bıkmadan usanmadan anlatmak lazım tabi. İstediklerini alana kadar aynı soruyu evirip çevirip farklı şekillerde saracak kadar uyanıklar çünkü. Bu aşamada dürüst olmanız sizin yararınıza. Aksi takdirde kışın yediğiniz hurmalar...