- Kategori
- Deneme
Merhaba kış güneşim

Hani beni benden alan sözlerin vardı aşka dair, bize dair
Ama satırlarda hayat bulan…
Hani hiç dokunamasak da birbirimize ilmek,
ilmek işlenen yüreğimize ve adına aşk dediğimiz dizeler.
Her kelimesinde hasret, her kelimesi biz kokan satırlar...
Benden sen dökülen, senden ben dökülen cümleler sabırsızlanırdı bu dizelerde.
Okudukça dünyamız değişir bambaşka boyutlarda ruhlarımız birbirimizi bulur
aşkı yaşarlardı en doyumsuz haliyle.
Postacı kapıyı hiç iki kez çalmadı sevgili.
Senden gelen haberciye bunu hiç yapmadım.
Bu sabah yine beni sana kavuşturacak satırların için koştum kapıya.
Yüreğim kuş misali çırpınmakta ve zarftan çıkacak o kağıda konmak için tüm sabırsızlığıyla.
Okudukça dipsiz kuyulara düşüyorum sanki.
Etrafım soğuk ve kara. Yüreğimi yakıyor bu karanlık.
Her kelimede aradığım sen yoksun.
Ruhlarımıza dokunan aşkımız yok.
Nerdesin sevgilim diye haykırıyorum karanlığa gel
çıkar beni buradan sar yine cümlelerinin sıcaklığıyla…
Olmuyor!
Bu sen olmazsın.
Vazgeçilmezim vazgeçtim, yokum artık ben diyemezsin.
Yakışmaz kaçarcasına gitmeler sana…
Ama olmuyor işte nafile ne sesim dokunuyor sana ne yüreğim!
Seni bana getiren o satırlar alıp götürüyor şimdi seni benden tüm acımasızlığıyla…
Nerde hayallerimiz?
Dipsiz kuyularda ölüme mahkum mu ettin onları?
Güneş kadar sıcak ve umut değil miydi sözlerin içimi ısıtan?
Peki nerde sana olan aşkım?
Yok sayamazsın gönlümdeki sen dizeleri.
Sahi iyi gizle sana olan sevgimi, gizle ki kimse gıpta edip almasın,
kem gözle bakmasın.
Kıskanmasın seni.
Çünkü sevgili, hiçbir erkek senin kadar sevilmedi…
Umutlarımız vardı yarınlara dair.
Rengimiz özgürlük mavisi, çatımız gökyüzü idi.
Pembe panjurlarımız yoktu mesela.
Bizim uçsuz okyanuslarımız, dağlarımız, kırlarımız vardı.
Kırmızı gül değildi çiçeğimiz, kır çiçekleri, papatyalar bizdik çünkü bizimdi…
Seni bulduğum satırlarda şimdi yokluğundayım,
sensizlikteyim umutsuzluğun elinde, hüznün esiri...
Yakışmadı olmadı sevgili, kaçmak yakışmadı sana ya da kaçağı oynamak.
Bizim aşk oyunlarımız vardı ya!
Baş rollerde sen ve ben senoryasu hep mutlu sonla biten.
Kah sahil kasabası mekan, kah dağ yamaçları.
Aslında ne önemi vardı yanımda sen oldukdan sonra...
Hep sulu gözlüydüm bilirdin.
Ama bu kez ağlatan sen oldun sevgili, en acılı ve ebediyetli olanından üstelik.
Yalnızlığımı taçlandırıyor yosun kokan sahiller ve tüm aşk şarkıları.
Ah şarkılar bu şarkılar senin kadar acımasız seni unutmama engel...
Ve sevgili ben seni bu son mektubunda özledim, bulamadığım sen de ve
aşkımızda. Bitti artık dediğin katlettiğin anılarımızda...
Yoksun artık acı gerçek bu! Gidişin kime ya da nereye bilmiyorum.
Bildiğim tek şey benden de bir parça sende, istemesen de istemesen de!
Her adımında zul gelecek sendeki beni taşımak kim bilir belki de cezan bu olacak.
Ben mi ne yaparım?
Sana dair dizelerim, şiirlerim olacak adın ben de saklı.
Arkadaşlarım, dostlarım olacak.
Güleceğim, ağlayacağım ve başımı yastığa koyduğumda seni,
düş sevgilimi anacağım.
Tebessümüme gizlediğim iki damla gözyaşımla.
Yoksun! Olmayacaksın ve belki de hiç benim olmadın.
Kış güneşim değil miydin zaten sevgili?
Varsın olsun üstadın dediği gibi ben senin beni sevme ihtimali sevdim...
Hesapsız, yarınsız ve umarsızca...