- Kategori
- Siyaset
Merkezin yeniden inşası…3

Sonrası allah kerim, karar vermek; başarının yarısıdır.....
İlk iki yazımda kısmen de olsa sorunlara değinmiş ve aslında çok uzun tartışmaların ve görüşmelerin ışı altında; şimdiye kadar hiç yapmadığımız biçimde” özeleştiri” yaparak, hemen yarın örgütlenme toplantıları yapmanın sakıncalı olduğunu düşünüyorum.
Bu özeleştirilerinde belli yerlerde ve belli kişiler arasında, otel lobilerinden ziyade, mahalle bazında; belde bazında; ilçe bazında ve il bazında bölgesel, geniş katılımlı müzakereler şeklinde, kongre şeklinde yapılması daha uygun olur kanaatindeyim. Malum, partilerde kongre deyince sadece ve sadece seçim akla geliyor, ama kongreler asıl sorunların tartışılması gereken yerlerdir. Her genel seçim sonunda, elde edilen başarısızlık, kongreler toplayıp, hatalar tartışılacağı yerde, sadece mevcut il ve ilçe yönetimlerini görevden almalarla, başarısızlığı teşkilatlara yıkma kolaycılığı, aslında tam bir fiyaskodur ve kandırmacadır. “Yetkiyi ve hakkı” kendi üzerinde toplayan genel yönetimler, sorumluluğu teşkilatlara atmakta ve her seçim sonrası yeni, yeni “Küskünler” yaratmaktadır.
Her şeyden önce bugün ortaya çıkan, eski gençlik kolları başkanları ve milletvekilleri olan kimselerin yapacağı tek şey; bir “İstişare kurulu” oluşturup, parti kurmak veya mevcut partide kongreye gitmekten önce, bölgesel geniş katılımlı toplantılarla, geçmişin ve hataların bir özeleştirisini yapmaları gerekmektedir.
Tabi burada en önemli olgu; geleceğe olan “umuttur”, eğer böyle bir umudu içinizde taşımıyorsanız, yola çıkmanın bir anlamı da yoktur.
1983 Yılının baskı ve korku dolu olduğu günlerde partiye gidip gelenlerin sayısı o kadar fazla değildi. Ama geleceğe olan “umut” , hepsini yendi. O tarihlerde ANAP % 45 le iktidar olmuştu. Ve kadroları da ağırlıklı olarak eski Adalet partisi kadroları idi. Yani o günkü mücadeleyi verenlerin işi çok daha zordu. Hem 12 Eylül cuntasının baskı ve vetoları, hem de dağılan kadrolar, ama buna rağmen sekiz yılın sonunda iktidar olunabildi.
“Umut ve Özeleştiri” Merkezin yeniden inşasında en önemli kavramlardır.
Bu iki kavram üzerinde yoğunlaşma, Merkezin yeniden inşasının temeli olmalıdır. Ancak umudu olanlar, topluma umut verebilir. Diğer teknik detaylar ise işbirliği, hoşgörü, güven ve sevgi ve sabır temelinde aşılır.
27 Mayıs sonrasında nasıl bir Adalet partisi yeniden merkezdeki yerini aldıysa, 12 Eylül sonrasında ise Doğru Yol partisi olarak siyasal yaşama devam merkezin yeniden yapılanmasında mutlaka ve mutlaka yeni bir yapılanma gereklidir. Çünkü Doğru Yol partisi de 28 Şubat post modern darbesi sonucunda parçalanmış ve bir anlamda yok edilmiştir.
2007 seçimleri öncesinde, bir takım ayak oyunları ile merkezi birleştiriyoruz yalanı gölgesinde isim değiştirip Demokrat parti adını aldıysa da, bu bir aldatmaca ve hatta merkeze son bir darbedir.
Çözüm bellidir, çare millette, gayret teşkilatlarda ve umut demokrasidedir…
17.Nisan.2012/ANKARA