- Kategori
- Güncel
Metamorfoz

Köprünün diğer yanı / ezgi umut
"Hakim mahkeme görevlisinden Gizli Tanık' ın ifadesinin okunmasını istiyor. Katip ya da savcı mı ayırt edemediğim siyah elbiseli, yakın gözlüklü bir bey okumaya başlıyor:
'Adamın kadına örgütle ilgili dökümanları verdiğini gördüm. Taksim de İstiklal Caddesi'nde yürürken kadın dosyasını güya elinden düşürdü ve işte tam da o anda karşısında beliren ..... adlı adam, kadına yardım bahanesi ile eğilip kağıtları toplarmış gibi yaparken, cebinden çıkardığı flash diski kadının dosyasının etiket yerine sokuşturdu. Kadın bunu alıp...'
Dinleyemiyorum okunanları. Orada o anda yaşananlara şahit olan GİZLİ TANIK'ı düşünüyorum sadece.
Kendisi ortada olmayan ama GİZLİ İFADESİ davanın gidişine yön veren GİZLİ TANIK' ı merak ediyorum. Kadın mı erkek mi ,akıllı mı , deli mi, anarşist, ekolojist ya da terörist mi, laik mi, gavur mu, müslüman mı, budist mi, hacı mı, hoca mı, yoksa haham mı?
Gizli Tanık bu olaya nasıl karıştı? Olayla ilgisi ne? Gizli tanık tek kişi tarafından bilineceğine göre gizli tanığın, olayla, cürümle ilgi derecesini kimler nasıl araştıracak? Yoksa olayın tam da içinde fırtınanın gözünde olan uyanık bir çete elemanı olmasın sakın? Gizli tanıklık yapıp hepsinin şerrinden kurtulur, yaşamımın kalan kısmını da Bahama Adaları'nda geçiririm diye düşünen uyanık bir eleman olabilir mi? Estetik yaptırmaya parası yetişmeyen insanlar gizli tanık olsa fena mı olur?
17 yaşında bir çocuk olabilir mi ya da 80 inde? Eğer 80'inde ise tanıklık yapabileceğine dair psikiyatr raporu da gerekecektir. Adli tıpa da bazı angaryalar yüklenir mi dersiniz? 17 sinde ise velisinden izin kağıdı... Bu izin kağıdı ve raporlar gizlilik ilkesinin çiğnenmesi anlamına gelmez mi? Şimdi ben blogda bunun nesini yazacağım mahkemeden çıkinca, evime gidip bilgisayarımın başına oturunca. GİZLİ TANIK= BOŞ KÜME
Neden boş küme? Çünkü her an, içi her şey ile doldurulabilecek kadar boş da ondan!
Düşündükçe alnımdan bencik bencik terler fışkırıyor. Terimi silmek için kolumu oynatmaya çalışıyorum ama faydasız. Bileklerimde bir ağırlık...O da nesi bileklerimde kelepçeler var. Allah allah ya! Oysa o ana kadar o salonda dinleyici olarak bulunmuyor muydum? Mahkeme gözlemlerimi sözüm ona Milliyet gazetesi internet sayfasındaki bloğumda yazmak için gitmemiş miydim oraya? Ter o kadar çoğalıyor ki tişörtümün boynunda ıslak bir gerdanlık oluşuyor.
Sessiz olalım diye bağırıyor mübaşir, ufak tefek cüssesinden beklenmeyen gür ve güzel ses yankılanıyor salonda.
Hakim kararı açıklıyacakmış.
Hakim yakın gözlüklerinin üzerinden salondaki kalabalığa bakıyor.
Aniden tüm sesler kesiliyor. Mutlak sessizlik. 'Şu şu yasalar mucibince ...'yı ölüme mahkum ediyorum.'
Allah Alah diyorum ya! Neler oluyor! Mahkemelerin vereceği ölüm cezası kakmamış mıydı? Şimdi de bir titreme sarıyor bedenimi... "
Gizli tanık konusunda yazmaya başladığım öykünün bir bölümüydü okuduğunuz. Neyse ki
tamamlanmamış rüyalar görüyoruz, tıpkı uykudaki öykü kahramanı blog yazarı gibi.
Birgün gazetesinin " Yasalara Uygunluk arandı" başlıklı haberinden alıntıyı okuyunca bana hak vereceksiniz.
"..... Mahkemesi’nin verdiği kararı bozan Yargıtay 10. Ceza Dairesi, gizli tanıkların kovuşturma aşamasında uygun biçimde dinlenmediğini gerekçe göstererek bu tanıkların beyanlarının hükme esas alınamayacağına karar verdi."
Bu insan hakları korunması yönünde atılan büyük bir adımdır. İçi boş kümenin yalanla ve fesatla doldurulma olasılığına karşı adaletin verdiği önemli bir reflekstir.
" Yargıtay 10. Ceza Dairesi, verdiği bu kararla, gizli tanıkların kovuşturma sırasında yöntemine uygun biçimde dinlenmemesi halinde verecekleri beyanların hükme esas alınmaması gerektiğine ve mevcut delillerin dikkate alınarak sanıkların hukuki durumunun yeniden belirlenmesi gerektiğine dikkat çekti."
Yöntemine uygun dinlenme ne demektir.?
Alalacele kanunlarımıza yamanmaya çalışılan yanki menşeyli bu GİZLİ TANIK olayı neyin nesidir? Amerikan filmlerinde gördüğümüz tanıklar ise kast edilen, bizdeki onu da sollamış bir aşırılık gibi görünmüyor mu?
Neden ?
Çünkü tanık Amerika'da çıkıp herkesin gözü önünde mahkemede çatır çatır şahitliğini yapıyor, bu arada gizli yerlerde ikamet ettirilip koruma altında olsa bile kamuoyu önüne çıkıyor. Tüm kamuoyu bu tanığın kimliğini, kişiliğini kim olduğunu biliyor. Ancak mahkeme sonlandıktan sonra tanık gizli koruma ve kimlik değişimi programına alınıyor.
Bizde sadece hakimin dinlediği bir GİZLİ TANIK' ın ifade vermesi esnasında tehditler savurmadığından nasıl emin olacağız? Yargı mensuplarımız için sıkıntılı ve güvenliksiz koşullar oluşturmaz mı?
GİZLİ TANIK 'ın metamorfoza uğramış bir GİZLİ SANIK olmadığını saptamaya yarayan kriterler nelerdir?
Bu da aklıma gelen bir başka boyutu olayın. Şimdi öykümü buna göre mi kurgulasam?
http://www.birgun.net/actuel_index.php?news_code=1228259714&year=2008&month=12&day=03
Not: Gizli tanık beyanlarının "hükme esas alınmayacağı" durumlarda, kamuoyundaki hükümleri de düzeltecek bir...bir merci var mı acaba?